CAFE II

-Buyrunuz.
-Teşekkürler ama yeni değil sanırım bu? Bu kadar sürede yenisi pişmez!
-Evet efendim sildik sadece.
-Hmm. Siz işletme olarak mı ukalasınız! Ağzında sakız her şeye bir cevap veriyorsun!
-Sakız çiğnemem sizi hiç ilgilendirmez ayrıca kahveyi tekrar yapıcak değiliz! Zaten kahve 6 lira! Hey allahım!

Bu sırada yüzünü ekşitip erkek arkadaşına döndü.

-Aşkım!!! Gidelim mi? Ben iyice gerildim burda!
-Tabi aşkım gidelim.

Gittiler… Söylene söylene topladım masayı… Topladığım fincanı küllüğü içeri götürdüm bir sinirle…

-Barboo! Çok gerildim sigara içeceğim iki dakka ilgilensene!!!
-Tamam. Sakin ol boşver!

Sigara içmek için en arka masanın olduğu bölüme gittim. Ceplerime bakındım.

-Hay aksi.

Sırtımın hafiften dönük olduğu masadan bir ses duydum.

-Al bakalım.
-Pardon!
-Çakmak aramıyor musun? Al!
-Haa evet. Teşekkür ederim. Kusura bakmayın dalgınım biraz.
-Biliyorum.
-Nasıl?
-Gördüm yani az önce.
-Haa. Hahaha. Nelerle uğraşıyoruz bilseniz!!!!

Kadın cevap vermeden bilgisayarına döndü. Yüzünü incelemeye başladım. Oldukça güzel bir yüzü vardı. Geniş çeneli, beyaz tenli, siyah ve iri gözlü güzel bir kadın… Dikkatlice bilgisayarı izleyip ara ara bir şeyler yazıyordu. Sigaramı söndürdüm.

-Bir şey ister misiniz? Molam bitti de!
-Yok teşekkür ederim.
-İyi günler.

Bir iki adım atıp durdum. Tam dönerken kolyesine takılmıştı gözüm. Tuhaf bir isim yazıyordu. Mesaimin kalan zamanını bu merakla geçiremeyeceğimi çok iyi biliyordum.

-Pardon rahatsız ediyorum ama kolyenize bakabilir miyim?
-Hı hı.. Adım yazıyor.
-Talaş! Ne ilginç isim! Kusura bakmayın tekrardan. İyi günler.
-İyi günler.