Anasayfa / Vapur Bey

Vapur Bey

Kafe

Kafede oturmuş arkadaşımın gelmesini bekliyordum. 18-20 yaş aralığında olduğunu düşündüğüm iki genç hemen yan masamda sohbet ediyorlardı. Magazin bir muhabbetin içinde olmadıkları için konuştuklarına kulak kabarttım. “Kafam almıyor oğlum yaa!” diyordu birisi. Bir diğeri “Sorma yaa en iyisi konuşmamak galiba böyle şeyleri” diyordu. Bir süre sonra ne üzerine konuştuklarını tamamı …

Devamını Oku »

Solgun-2

Üst katta bir odanın önüne geldik. Birkaç saniye sonra; beyaz tenli, balık etli kadını da getirdiler yanıma. O da bir çuval açtı. Adamlar çuvallara küçük keseler atmaya başladılar.  Ben o sırada düşünmeye başladım. Aceba adamları dövsem, onu kurtarsam. Benden hoşlanır mı? Belki de sadece, sakin ol, her şey kontrolüm altında …

Devamını Oku »

Solgun-1

“İlerleyelim arkadaşlar lütfen!” Önümdeki ufak kalabalıkla beraber ileriye doğru hareketlendim. Amca: Ya bu millete yazık ya! Bu kadar sırada duruyorlar yazık ya! Bu virüs mirüs hikaye ya! Ne günlere kaldık ya! Amca yüzüme bakarak konuştuğu için dinlemek, dinledikten sonra da onaylamak zorunda kaldım. Amca: Bak ben 72 yaşındayım! Emekli maaşımı …

Devamını Oku »

Ne zor şu “insan” olmak.

Baktığın denizi olduğu gibi görebilmek, olduğu gibi görürken denizi sadece dalgaları duyabilmek, sadece dalgaları duyabilirken de balıkları düşünebilmek. Ya da bir çiçeği, başka hiçbir koku giremeden burun deliklerinden içeri, koklayabilmek. O an, orada sadece o çiçeği koklayabilmek. Yani, aslında, bütün olanı-biteni bir an olsun kenara bırakabilmek. Sadece “insan” olabilmek. Endişelerden, …

Devamını Oku »

Ne zor şu “insan” olmak

Baktığın denizi olduğu gibi görebilmek, olduğu gibi görürken denizi sadece dalgaları duyabilmek, sadece dalgaları duyabilirken de balıkları düşünebilmek. Ya da bir çiçeği, başka hiçbir koku giremeden burun deliklerinden içeri, koklayabilmek. O an, orada sadece o çiçeği koklayabilmek. Yani, aslında, bütün olanı-biteni bir an olsun kenara bırakabilmek.  Sadece “insan” olabilmek. Endişeleriden, …

Devamını Oku »

İlginç Bir Hikaye

Polis : Kız kaçırmak ne lan gündüz gözüyle? Eşkıya mısınız olum siz? Tunç : Amirim kız kaçırmak demezsek. Polis : Sus lan! Zibidi. Tunç : Peki. Polis : Sen konuş. Neydi adın. Er.. Erdem : Erdem efendim. Polis : Ne b*ksa. Erdem : Şimdi aslında olay şöyle cereyan etti. Polis …

Devamını Oku »

Bir Problem

Sizlere, karşılaştığım ilginç mi ilginç bir durumu/problemi anlatmak istiyorum.   Bundan yıllar yıllar önce bir müzisyen dostum (bas gitarcıdır kendisi) beraber sahne aldığı bir vokal arkadaşla kayıt almak istediklerini söyledi bana. Müzisyen dostum ile müzik zevklerimiz, prodüksiyon kafalarımız birbirine çok uzak olmadığı için benden rica etti. Ben de kırmadım bu …

Devamını Oku »

Haftasonu Tatili – S.B.G.H.

Biiip. Biiiip. “Tam zamanında” diye düşündüm “inanılmaz bir dakiklik!” Kot şort ve  beyaz tişörtü ile tam bir yaz kadını görüntüsü çizen Talaş’a baktım uzaktan. Dudaklarımı “Vaooooov fıstığa baak!” gibilerinden büzdüm. Talaş   : Hahaha. Yaa hareketlere bak! Yicem seni haaa! Tunç    : Biniyorum. Talaş   : Bin bin. Sıkı tutun. Yanaklarımızı ufaktan …

Devamını Oku »

Kaçış

Dünya tepetaklak uzaklaşıyordu benden. Saniyenin bir yarısında aşağıya, diğer yarısında yukarıya hareket ediyordum. Bir düdük sesi duydum. Hakem düdüklerinden. Koskocaman çoban köpeği durdu. Ağzından salyalarını akıta akıta havlamaya devam etti bir süre daha. Birkaç saniye sonra annem de durdu. Beni yere koydu. Artık tepetaklak görmüyordum olan biteni. Her şey olduğu …

Devamını Oku »

Kreatif

Çağımızın önemli -belki de en önemlisi- kelimelerinden birisidir bu kreatif. Yaratıcı anlamına gelir, bizim artistler (sanatçı anlamında) yaratıcı yerine kullanır bu kelimeyi muhtemelen şuur altlarında yatan “şirk koşmama” mevzusu bu duruma yol açıyordur belki de self-oryantalist’tir hepsi birden. Bilemiyorum. Bu kreatif mevzusu, hani bir deyim vardır, ayağa düştü. Hah. Tam …

Devamını Oku »