Anasayfa / Vapur Bey

Vapur Bey

HÜKÜMDAR

HÜKÜMDAR

HÜKÜMDAR

“Dindar görünmekten daha önemli bir şey yoktur.” Niccolò Machiavelli’in ünlü eseri Prens’te (Il Principe) Muhteşem Lorenzo’ya verdiği tavsiyelerden sadece birisidir bu. Machiavelli kitap boyunca Hükümdara tavsiyelerde bulunur. İdeal hükümdar nerede, nasıl davranmalıdır gibi sorulara cevaplar verir. Makyavel’in tavsiyeleri ahlaki değerleri veya toplumsal çıkarları gözetmez. Hükümdarın Hükmünü Sürdürülebilmesi’ni bir başka deyişle …

Devamını Oku »

Sıradan Bir Gün Hezeyanı A.Ş.

Sıradan Bir Gün Hezeyanı A.Ş.

-Hayır, hayır lütfen öğrencisiniz siz! -Öğrenci değilim hanım teyze. Lütfen alır mısınız şu parayı? -Yoo, yoo, yooo… Teyze profesyonel bir hamle ile bitirmişti bu saçma sohbeti. Yoo, yoo, yooo üçlemesinin hayat kurtarıcı, sohbet bitirici yönünü o gün öğrenmiştim. Kimseye borçlu kalmama özgürlüğü teyze tarafından elinden alınan, iş hayatına öğrenci görünümüyle …

Devamını Oku »

“Var olduğumu biliyorlar mı?”

“Var olduğumu biliyorlar mı?”

“Var olduğunu bilme” bilgisinin farkındalığı, insanı diğer canlılardan ayıran eşsiz bir özellik. Sapiens bu farkındalığı sayesinde hayatta kalmayı başardı. Bugünün mega şehirleri, uzay istasyonları… her biri insanın var olma çabasıyla alakalı. Gelin görün ki; günümüz insanının var olma çabası; 300.000 yıl önce yaşayan homo sapiens’in var olma çabasından epey farklı. …

Devamını Oku »

KÜL

KÜL

Kimsenin anlam veremediği türden bir gidiş hikayesiydi benimki… İstifa mektubum şubede şok etkisi yaratmıştı. 32 yıllık polis amirliği görevimi “özel sebeplerim” olduğu bahanesi ile sonlandırmıştım. Çalışma arkadaşlarımın hemen hepsi vazgeçmem için ne gerekiyorsa yaptılar. Bütün teklifleri nezaketle geri çevirdim. Kararlıydım. Şubeden çıktığımda hissettiğim duygu ferahlamaydı. Suçun ve suçluların arasında geçen …

Devamını Oku »

ŞEBEKE XIV

ŞEBEKE XIV

Bir kaç sayfa ileri gitti bu sefer. “Kaosun yıkıcı yüzü bütün Avrupa’yı sarmıştı. Şehirler birer birer duydu fısıltıları. Sonra yıkım geldi. Fısıltılar şehirleri sarmadan önce yaşananları, o kötü zamanları anlatmak istiyorum. 2035 yılıydı. Yorulmuştuk. Bölgesel savaşlar ve küresel çekişmeden geriye sadece kitlesel ölümler, hastalıklar kalmıştı. Ahlaki çöküntü bütün kıtalara bir …

Devamını Oku »

ŞEBEKE XIII

ŞEBEKE XIII

Bir kaç sıyrık; ölümün kıyısından döndüğünüz bir gecede kafanıza takacağınız son şeydir. Işıklar yandığında nefes nefeseydik. Neyse ki, bu durum askerlerin gözüne batmadı. Dikkat! Dikkat! Dikkat! Tüm Askeri Personel! Olağan Protokol! Sıraya sokulduk. Sırayı bozanlar itilip kakıldı. Silahların gölgesinde uyumaya gittik. Şimdilik yapmamız gereken beklemekti. Baykuş ve Ayı konteynırın yanına …

Devamını Oku »

Şebeke – XII

Şebeke - XII

Dikkat! Dikkat! Dikkat! Tüm Askeri Personel! Kesinti! Kesinti! *** -3 – 2 – 1 – Koş İşte! Sonunda başladı. Kunduz ve Ben koşmaya başladık. Oldukça heyecanlaydım. Planımız üzerinde bir hayli durmuştuk, her bir detayı her bir ihtimali ince ince hesaplamıştık. Herşeye rağmen yakalanma ihtimalimiz vardı. Bu zokayı yuttuğumuz anlamına gelirdi. …

Devamını Oku »

İntikam

İntikam

İnanın bana, intikam denen duygunun ne olduğunu o güne kadar bilmiyordum. Tıpkı bir bilinmezin fısıltısı gibi birden içime düşüverdi. Günlerce, haftalarca uzun uzadıya düşündüm. İntikamımı aldığımda rahatlamalıydım. İntikam; ancak intikam alanın ruhu özgürlüğü kavuştuğunda değerli olurdu. Gelin görün ki amaca giden yollar türlü türlüdür. Görünüşte her birisi aynı kapıya çıkıyormuş …

Devamını Oku »

Şebeke – XI

Şebeke - XI

Tam bir sene oldu. Bu çıkmazda mahsur kaldım. Burada birazcık kendime geldiğim anların neredeyse tamamı doktorla kütüphane temizliği yaptığımız anlar. İlk temizlik yaptığımız gün “bunu sürekli yapar mısın?” diye sordu bana. Seve seve yapacağımı söyledim. Aslına bakarsanız neden benle çalışmak istediğini önce anlamadım. Belki de benden hoşlanmıştır diye düşündüm. Meğerse …

Devamını Oku »

ÖYKÜ

ÖYKÜ

Karabulutların, gökyüzünü kapladığı bir Eylül günüydü. Öğlen vakti olmasına rağmen sokak lambaları yanıyordu. Güçlü rüzgâr; sararmış yaprakları, yeşil kalabilenlerle harmanlamış oradan oraya savuruyordu. Deniz kenarındaki bankta tek başıma oturuyordum ve birazdan ölecektim. Birazdan öleceğinizi bildiğiniz zaman; her gün gördüğünüz sıradanlıklar, anlam ifade etmeye başlar. Hayatta kalma dürtünüz bir an olsun …

Devamını Oku »