Kış Kış Kışla

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Tunç    : Vay be kankam! Gidiyorsun sonunda şu askere.

Erdem : Yaa yaa..

Erdem ile arabanın kaputuna oturmuş askerlerden oluşan sıraya bakıyorduk.

Tunç    : İyi yaptık ha. Daha bile geç gelsek olurmuş.

Erdem : Evet epey sıra var.

Tunç    : Acaba kısır yapıp gelen var mıdır ilk gün?

Erdem : Ahaha. O ne demek lan?

Tunç    : Olum bizim Buty vardı ya..

Erdem : Muhasebedeki afet mi?

Tunç    : Evet evet. İlk gün tarçınlı kek yapıp gelmişti ofise. Önce keki soktu kapıdan sonra “Merhabaaağğğ” nidalarıyla girmişti içeri…

Erdem : Sen o kıza kesin yürümüşsündür.

Tunç    : Yok lan yürümedim.

Erdem : Umarım kısır yapıp gelen bir asker dostumuz yoktur.

Tunç    : Aslında sempatik bir hareket ama biraz tuhaf yani.

Erdem : Aslında tuhaf da değil. Olum biz de yemek yapıyoruz, kek yapıyoruz, pasta yapıyoruz.

Tunç    : Artık erkeklerin bir çoğu yapıyor zaten böyle şeyleri ama ne bileyim burası fazlasıyla ERKEK bir yer burada biraz tuhaf kaçar yani.

Erdem : Eee olum adam “tuhaf kaçabileceği bir durum olsa” zaten gelmeyebilir.

Tunç    : Neden olum adam vatanseverdir. Herkes sen mi?

Erdem : Hadi lan ordan. Denyo denyo şaka yapma komutan falan duycak şimdi bir yerden askerliğimi zehir etceksin sonra…

Tunç    : Tamam be kızma, demedik bir şey…

Bir süre sessizce durduk. Daha doğrusu ben sessizce durdum. Erdem o sırada telefon görüşmeleri ile boğuşuyordu.


Bu haber 25/12/2020, Cuma günü yayınlandı, 502 defa görüntülendi
*