Çok değişkenli Çanakkale siyaseti

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ekonomi Politik okuyanların kafasında az çok ekonomi modelleri ve yönetim biçimleri vardır. Birbirinden farklı metotlar, yüzyıllardır, imparatorluklardan devletlere kadar hem gelenek olmuşlardır hem de yönetim biçimlerini oluşturmuşlardır.

Çanakkale’de ise bu kadar az nüfusla, bu kadar fazla değişken, ülke gündemini aratmayan bir biçimde baş döndürücü hale geldi.

Herkesin dilinde olan bir örnek ile konuya girecek olursak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, kürsü konuşmaları sırasında birbirleri ile yumruklaşan vekillerin, yemekhane salonunda birbirleri ile sohbet ettikleri… Şakaların havada uçtuğu meclis yemekhanesinden sonra, kürsüde hakaretlerin birbiri ardına geldiği günleri hep beraber yaşadık. Yaşamaya devam ediyoruz!

Çanakkale’nin çok bilinmeyenli, az denklemli, aşırı değişkenli siyasetinde de durum TBMM’den çok farklı değil. Çanakkale’nin iki siyasi aktörü… Bir isim AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, bir diğer isim ise Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan. Meydanlarda yapılan konuşmaların sertliği bir ara, konuşulan konuların ve cümlelerin ulusal medyada yer almasına kadar uzanıyordu. İki aktör arasında geçen konuşmaların sertliği, çarşıda, pazarda, kısacası seçmende gerginlik oluştururken, kitleler arasında öfkeye neden oluyordu.

Aradan geçen sürede iki aktör iletişimlerini arttırdılar. Geçtiğimiz günlerde, Grup Başkanvekili Turan, Belediye Başkanı Gökhan’a ziyarette bulundu. Kent için yapılacak ve yapılan yatırımlar ile ilgili istişarelerde bulunduklarını söylediler. Yapılan hamle takdir gördü. Sert konuşmalar ve kutuplaşma bir anda rafa kalktı. Aktörler, iletişimlerini ve temaslarını sadece ziyaretle sınırlı tutmadılar, geçtiğimiz gün gerçekleşen kütüphane açılışına da aynı araçla geldiler. Protokolde yerlerini aldılar ve birlikte açılış sürecini özlenen çerçeve içerisinde geçirdiler.

Vatandaşlar gördükleri fotoğraflar ve haberler karşısında, biz bu seviyelere çıkabiliyorken, siyaset karşılıklı iletişim ile kurulabiliyorken, “Bu güne kadar neden gerildik?”, “Neden stres olduk?”, “Neden kutuplaştık?” sorularını tüm siyasilere sordular.

Geçtiğimiz senelerde CHP’de İl ve Merkez İlçe Başkanlığı yapan Nejat Önder, CHP’den AK Parti’ye geçti ve İl Genel Meclisi Başkanlığı görevini yürütüyor. Bir zamanlar AK Parti İl Başkanı olan Yeşim Karadağ, şimdilerde Gelecek Partisi’nde aktif görev alıyor. Bir zamanlar AK Parti’nin kurmayları arasında bulunan Ali Babacan şimdilerde DEVA Partisi Genel Başkanı. Bir zamanlar AK Parti’den Milletvekili Aday Adayı olan Hacı Ramazan Işıldak ise CHP’ye geçeceğini duyurdu ve rozetini de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun takması bekleniyor.

Sokakta, çarşıda, pazarda yurttaşlarla konuşursanız artık herkesin tek bir beklentisi var; huzurlu yaşamak.

Yaşamak ile hayatta kalmak arasındaki ince çizginin üzerinde cambaz olan yurdum insanı, sadece huzurlu bir günü geçirmenin peşine düştü. Gerginlikten ve stresten, psikolojik danışmanlık ve rehberlik alan yurttaş sayımız neredeyse nüfusun yüzde 70’ine çıktı.

İstişarelerle, karşılıklı diyalogla yapılan siyaseti gördükçe devamının gelmesini temenni ederiz. Yoksa gerile gerile, bir gün gerildiğimiz yerde kopacağız.

Huzur… Biraz olsun huzur…


Bu haber 25/08/2021, Çarşamba günü yayınlandı, 633 defa görüntülendi
*