DOLAR DÜŞTÜ, YA FİYATLAR

Hatırlayınız, çok değil 3 ay önce, Dolar 7 liranın üzerine çıkmıştı. Bunu fırsat bilen hayasızlar, kafalarına göre, iğneden ipliğe zam yapmıştı. Tabii ki bununla birlikte elektrik % 40 oranında zam görmüştü. Hatta Cuma Pazarındaki teyzeler bile, sattıkları kekiğe % 250 zam yapmışlardı. Şimdi ortalık duruldu. Dolar 5.200 seviyelerine indi. Amma ve lakin yapılan zamlar olduğu yerde kaldı. Bu nasıl iş? Dolar yükseldi diyerek zam yapıyorsan, dolar düştü diye de indirim yapacaksın. Elektriğe yaptığın zammın, hiç olmazsa % 20’sini geri alacaksın. Bu nasıl esnaflık? Vatandaş zamlara alıştı, diyerek dalga geçiyorlar. Elektrik işi, hükümeti ilgilendiriyor. Yapsınlar indirim de vatandaş bir nebze rahatlasın. Akaryakıt da öyle değil mi? O ki bu meret de, Dolara bağlı, onu da ayarlayın. Yahu ne dolarmış. Doluyor, doluyor bir türlü bitmiyor! Bir gün soğan, öteki gün patates, sonrasında hıyar. Yok, efendim domates, yumurta. Milletin yiyeceğine göz dikmişler. Vur abalıya hesabı. Bakalım sırada. Neler var. Şimdi de yeni yıl zammı diye yüklenirler. Birileri biz söğüşlüyor ama kim? Boks maçında dayak yiyen boksörün ağzı gözü birbirine karışmış. Raunt arasında antrenörü,”Gayet iyi gidiyorsun. Adamı mahvettin” diyerek dolduruşa getirmek istiyor. Bir iki raunt böyle gidiyor. Altıncı raunt arasında, Antrenör yine aynı şeyi söyleyince, boksör isyan ediyor;”Hocam adamı dövdün, perişan ettin diyorsun. İyi de ben adamı dövüyorsam, beni kim dövüyor?” Bizim halimiz de aynı bu boksör gibi. Biri bizi dövüyor ama kimin dövdüğü belli değil. Allah bu millete yardım etsin.

AZICIK TEBÜSSÜM

Hasta – Doktor sanırım beni bir Vampir ısırdı.

Doktor – Şu bardaktaki suyu için

Hasta – İyi gelir mi?

Doktor – Alakası yok… Boynunuzdaki deliklerin yerini tespit edeceğim.

***

“Yardım edin doktorrr!” diye koşarak içeri girmiş adam, “Her şeyi çift görüyorum.” Doktor, “Hallederiz… Lütfen şu sandalyeye oturur musunuz?” diye cevap vermiş nazikçe “Tamam da…” demiş adam, “Hangisine oturayım doktor?”

***

Temel sınıf arkadaşları ile Hayvanat Bahçesi’ne gitmiş, eve hayli yorgun dönünce annesi sormuş “Hayrola? Ne oldu?” diye. “Kaplanı besleyeceğim diye canım çıktı anne” demiş Temel nefes nefese. “Aa? Neden?” demiş annesi. “Devekuşunu zorla ittirerek kaplanın daracık parmaklıklı kafesine sokabilmek her babayiğidin harcı değil anne!”

Sağlıcakla kalınız.