Cinnet IV – SBGH A.Ş.

Talaş     : Kapımı sen mi çaldın?

Erdem  : Tuvaletten çıktığımda çaldım evet. Tuvaletteyken odandan bir ses geldiğini duydum.

Talaş     : Nasıl bir ses?

Erdem  : Sanki böyle kabus görmüşsün gibi çığlık vari bir ses. Sora sayıklıyor herhalde diye düşünüp salona döndüm.

Tunç     : Eeee?

Erdem  : Küfür yiceksiniz ama şimdi? Neyi sorguluyorsunuz manyak mısınız. Bana sen mi vurdun Talaş?

Talaş     : Şeyy evet. Erdem çok özür dilerim. Ben unuttum senin burda kaldığını sen söyleyince hatırladım şimdi…

Tunç     : Ahh be Talaş. Öldürüyordun adamı…

Talaş    : Ama bir dakika sonra kapımı çaldın mı?!

Erdem  : Evet çaldım. Salona gidip yattığımda ağlamaklı bir ses geldiğini duydum. Birazcık kulak kabarttım. Ses gelmedi. Bana öyle geliyor galiba dedim. Sonra yatmaya devam etmeye karar verdim içime bir kuşku düştü gelip kapını tıkladım. Ses gelmeyince telaş yaptığımı düşünüp geri döndüm.

Tunç     : Sonra…

Erdem  : Sonra zil çaldı zaten. Kapıya doğru yöneldim. Hatta Talaş’ın hava almaya çıkmış olabileceğini falan düşündüm. Sonra kapıyı açtığımda kafamda acı hissettim lanet olsun!!! Talaş beynimi akıtıyodun resmen ya!!

Talaş    : Yaaa çok pardon valla. Ben sandım ki evde yabancı birisi var. Zaten kabus görüp uyandım. Sağlıklı düşünemiyordum.

Tunç    : Eee kızım adama ne diye vuruyorsun. Hayır hırsız falan olsa ben hallederim orda.

Talaş   : Salak kapıyı açar açmaz sana saldırmasın diye vurdum.

Tunç    : Hay Allah…