Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ümit samur

Sağlıklı Beslenerek Bedene Destek Olsak

Beslenme, insanın büyümesi, sağlıklı ve üretken olarak gelişerek, uzun süre yaşaması için gerekli olan besin maddelerini yeterli miktarlarda alması ve vücudunda kullanmasıdır.

Bu besin maddelerinden birisi alındığında veya gereğinden az/çok alındığında, büyüme ve gelişme engellenir. Bunun sonucunda da beden sağlığı bozulmaya başlar.

Beslenme ile iş bitmez. Besinler alındıktan sonra, sindirim kanalında küçük yapı taşlarına ayrılır. Buna ‘sindirim’ denir. Bu yapı taşları, kana geçerek bedenin tüm dokularına taşınır. Bu da ‘emilim’ dir. Bir taraftan solunumla alınan oksijen, besinleri yakarak enerjiye dönüştürürken, diğer taraftan da küçük besin parçaları birleşerek yeni dokular ve savunma hücreleri oluşturur. Ayrıca, eskimiş dokular yenilenir ki, bu olaya da ‘metabolizma’ denir.

Beslenmenin sadece fizyolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyolojik bir olay olduğu bilimsel olarak ta kabul gördüğünden itibaren, beslenmeye daha çok önem veriliyor. Beslenmenin bireyin aile sağlığı açısından olduğu kadar, toplumun da fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından önemli oldugu kabul ediliyor.

Beslenme konusunda her zaman dengeli olmak, ruh ve beden sağlığımız için çok önemlidir.

Sadece yaşamımızın belirli dönemlerinde iyi beslenmemiz yeterli değildir. Yaşamımız boyunca iyi ve düzenli beslenmemiz önemlidir çünkü hayatımızın ilk dönemlerinde yetersiz ve dengesiz beslenmemizin zararlarını, daha sonraki yıllarda düzeltmemiz mümkün olmaz. Mesela, çocukluğunda yeterince D vitamini almadığı için kemik sistemi bozulan bir çocuk, yetişkinliğinde yeterli miktarda D vitamini alsa bile,  kemiklerindeki çarpıklıklar düzeltilemez.

Çocuklar hızlı bir gelişim içinde olduklarından beslenmeleri çok önemlidir. Beslenme yetersizliğinden en çok çocuklar zarar görür. Son yıllarda artan bebek ölümlerinin nedenlerinin başında beslenme geliyor. Doğumdan önce iyi beslenemeyen bebeklerde kronik beslenme bozukluğu görüluyor. Bu tür çocuklar, bulaşıcı hastalıklara daha kolay yakalanıyor çünkü bağışıklık sistemleri güçlü değildir. Ayrıca,  iyi beslenemeyen bebeklerde büyüme de yavaşlıyor. Çevrelerine karşı ilgileri azalır. Huysuzlanırlar, zekâ geriliği ve davranış bozukluğu da gösterebilirler. Yeterli protein alamadıklarında,  boy ve ağırlıklarında gerileme görülebilir. Öğrenme güçlükleri ve yavaş öğrenme gibi, zihin gelişimlerini de olumsuz yönde etkilebilir.

Günlük yaşamında insan, çok sayıda besin öğesini belirli bir oranda tartarak bir araya getirebilmeyi öğrenmesinin dışında, yeme ve içmeden de zevk almak ister. Bir taraftan yemekten haz alırken, diğer taraftan da hayatı için gerekli besinleri, uygun bir düzende sağlamayı hedefler. Bu amacı gerçekleştirmesi için, doğal besinlerin yaşamı için gerekli besin öğeleri açısından içeriklerini, hazırlama-pişirme ve saklama işlemlerinin, besinlerin üzerindeki etkilerini bilerek, seçim yapması ve uygulaması gerekir.

Beslenme, açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak ve zevk aldığımız yiyecekleri yemek anlamına gelmez.  Beslenme, beden sağlığını korumak, geliştirmek ve yaşam kalitemizi yükseltmek için, bedenimizin ihtiyacı olan besin maddelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almayı, bilinçli olarak yapmamız gereken bir davranıştır.

Yetersiz beslenme, besin maddeleri bedenin ihtiyacı ölçüsünde alınamadığında ortaya çıkar.

İnsanın hayatı için elliye yakın besin öğesine ihtiyacı vardır. İnsanın sağlıklı büyüme ve gelişmesi, üretken olarak uzun süre yaşaması için bu besin maddelerinden her birinden günlük ne kadar alması gerektiği belirlenmiştir. Bu oranın dışına çıkıldığında sağlık bozulur.

Ayrıca, ihtiyaçtan fazla besin tüketilirse, çok alınan bazı besinler bedende yağ olarak depolandıklarından, sağlığa zarar verir.

Dengesiz beslenmenin önüne geçmenin yolu, en önce zevk için değil fakat sağlık için beslenme bilincinin kazandırılmasıyla mümkün olabilir.

Dengeli beslenen kisiler,sağlıklı bir görünüme sahiplerdir, bedenleri hareketli ve esnektir,  canlı bir cilt, parlak saçlara ve gözlere sahiptir, gelişimi normal ve güçlü kasları bulunur, çalışmayı seven bir kişiliğe sahiptirler, boy uzunluklarına uygun beden ağırlıkları vardır, zihinleri normal bir gelişme gösterir ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olduklarından sık hastalanmazlar.

Dengesiz ve yetersiz beslenen kisiler ise,sağlıksız bir görünüme sahiplerdir (aşırı şişman veya zayıf), isteksiz ve ağır hareket ederler, cilt yapıları kuru ve sağlıksızdır, genellikle baş ağrısından şikayet ederler,cabuk yorulurlar ve hayat enerjileri düşüktür.

Ağız tadına hitap eden GDO lu yiyeceklerden uzaklaşıp, evde hazırlanan yeme biçimine geçersek, sağlıklı bir bedene ve zihne sahip olabilir ve hepimizin en yüksek iyiliğine, kendi bedenimize göstediğimiz özenle de katkıda bulunabiliriz.

Sağlıklı ve dengeli beslenmeye geçerek, beden ile akıl sağlığınıza destek olmanızı diliyorum.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

%d
Tüm Hakları Saklıdır. | Renowtech