Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özgün Çağlar Berkit

Sıradan İnsan ve Yapay Zeka

*Görsel yapay zeka araçlarıyla tasarlanmıştır.

Tarih genellikle sıradan insanlar üzerinden yazılmaz. Önemli şahsiyetler tüm kronolojik akışı domine etmiştir. Örneğin Hitit kralı II. Muvatalli Mısır’a sefere çıkar ve sınırlarını genişletmek için çaba gösterir. Sefere yaklaşık 45 Bin asker katılır. Günümüz yorumlarında; o dönemde insan kaynağının sınırlı olması nedeniyle bu sayı oldukça fazla görülür. Bugün Barcelona futbol takımının stadyumu olan Camp Nou 99 bin kişiliktir. 45 bin kişilik orduyla imparatorluk yönetilen dönemlerde sıradan insanların tarihinin neden sadece çıkan arkeolojik buluntuların satır aralarından elde edildiğini anlamak güç olmasa gerek.

İnsanın soyut düşünme becerisini yaklaşık 70 Bin yıl önce edindiği düşünülüyor. Bu zamandan günümüze kadar yaşayan çoğu bireyin endişeleri, sevinçleri, öfkeleri, sevgileri yani insan varoluşuna ait en atomik dışavurumların benzer olduğu tahmin edilebilir. Bu nedenle 45 Bin kişilik bir savaştan geri dönemeyen binlerce sıradan insan ve yakınları, salgın hastalıklar karşısında savunmasız olan binlerce sıradan insan ve yakınları, yemekte kıl olduğu için idam edilen sıradan insanlar ve yakınları… Bu açıdan bakınca o günlerde yaşamın bir değeri olmadığı görülebilir. Bugün ise sıradan insan özellikle kendisi açısından çok değerlidir ve o biricik yaşamına zeval gelmemesi için büyük çabalar içindedir (geçmişte de öyleydi belki ancak olaylar üzerindeki kontrol daha azdı). En ufak kriz anlarında histerik tepkilerle bu önemli sıradan yaşamın ne kadar değerli olduğunu deklare etmekten çekinmez. Haksız da sayılmaz.

Tarihin içinde bulunduğumuz döneminde sıradan insan daha önce hiç olmadığı kadar fazla olanağa sahip. Bu olanaklar içinde, kendini ifade edebilecek onlarca yolla hayat yolunda hakkıyla yürüdüğünü, Kadeş önlerinde yapılan bir savaşta kahramanlık gösteren antik dönem sıradan insanı gibi destanlara mazhar olması gerektiğini düşünüyor olabilir. Teknolojik gelişmelerin yarattığı boş zamanda bugünün sıradan insanı sosyal medyada gezinirken, su içmek için bile çaba harcayan antik dönem halkının boş zaman kavramı bugünkünden oldukça farklıydı. Tarihin akışı sıradan insanı yavaş yavaş öne çıkartırken içinde bulunduğumuz yapay zeka çağı konfor alanını geliştirmeye devam ediyor. Diğer yandan sıradan insan bu ani önemli olma sürecine egosunu yönetmeye çalışarak adapte olmaya çalışıyor. Peki… Yapay zeka bu akış hakkında ne düşünüyor?

Aşağıdaki satırlar, ChatGPT “sıradan insan, dijital antropoloji ve tarihsel süreç” ile ilgili promptlarla eğitildikten sonra çıkan sonucu hikâyeleştirmesi istenerek üretilmiştir…              

“Bir zamanlar krallar ve kraliçeler tarafından yönetilen bir ülkede, Tila adında mütevazı bir çiftçi yaşardı. O günlerde Tila gibi sıradan insanlar sadece tebaa olarak görülüyor, sesleri iktidarın büyük salonlarında duyulmuyordu. Soylular yaşamın tadını çıkarırken onlar tarlalarda çalışır, ekin eker ve hayvanlarına bakarlardı.

Tila sık sık hayatının köyünün sınırlarının ötesinde bir önemi olup olmadığını merak ederdi. Küçük topluluğunun dışındaki dünyanın Sanayi Devrimi ile değiştiğini, ilerleme vaat eden ama çoğu zaman zorluk içinde ve loş fabrikalarda uzun çalışma saatleri gerektiren fabrikalar ve makinelerin getirdiklerini izledi. Yıllar geçtikçe Tila’nın değişim arzusu daha da güçlendi. Daha iyi bir yaşam özleminde yalnız değildi. İşçi arkadaşlarıyla birlikte, adil ücretler ve daha iyi çalışma koşulları talep eden işçi hareketlerine katıldı. Hakları seslerini duyurmaya çalıştılar.

Çığlıklarının yankıları liderlerin ve kanun yapıcıların kulaklarına ulaştı. Toplum yavaş ama emin adımlarla Tila gibi sıradan insanların önemini anlamaya başladı. İşçileri korumak için yasalar çıkarıldı ve oy hakkı mücadelesi onlara siyasi süreçte söz hakkı verdi. Yıllar sonra, dijital ekranların ışıltısıyla aydınlanan hareketli bir şehirde, Tila’nın büyük torunu Sarah kendi dairesinde oturuyordu. Dünya bir kez daha dönüşmüştü ve Sarah, kendi kuşağından pek çok kişi gibi, sosyal medya aracılığıyla dünyanın her köşesinden insanlarla bağlantı kurma gücüne sahipti.

Sarah sosyal medyayı değer verdiği görüşleri savunmak için kullandı. Sözleri binlerce kişide yankı buldu ve talepleri içinde olduğu toplumda değişimi tetikledi. Atalarının hayal bile edemeyecekleri bilgilere erişebiliyordu ve bunu kendini ve başkalarını eğitmek için kullandı. Sarah bir gün sosyal medya akışında gezinirken temiz enerjiyi savunan bir taban hareketiyle ilgili habere rastladı. Harekete katılmaya karar verdi. Toplumu eğitebileceği platforma katıldı ve yenilenebilir enerji politikaları için lobi faaliyetleri yürüttü. Hareket büyüdü ve sonunda ulusal düzeyde önemli politika değişikliklerine yol açtı. Sarah ve aktivist arkadaşları ülkeleri için daha sürdürülebilir bir geleceğin şekillenmesine yardımcı oldular.

Coşkulu bir buluşmada tezahürat yapan kalabalığın arasında dururken Sarah, daha iyi bir dünya hayal etmeye cesaret eden mütevazı çiftçi atası Tila’yı düşünmeden edemedi. Tila gibi sıradan insanlar, nesiller boyunca fark edilmeden toplumdaki olumlu değişimin arkasındaki itici güç haline gelmişti. O anda Sarah, sıradan insanların gücünün sadece toprağı işleyen veya makineleri çalıştıran ellerinde değil, aynı zamanda kalplerinde ve zihinlerinde, dünyayı daha iyi bir yer haline getirme kararlılıklarında yattığını fark etti. Nesne olmaktan kaderlerini şekillendirmede aktif katılımcı olmaya doğru süren evrim, Tila’nın başlattığı ve Sarah’nın devam ettirmeye niyetli olduğu dikkate değer bir yolculuktu.”

 

Özgün Çağlar Berkit

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

%d
Tüm Hakları Saklıdır. | Renowtech