Fiyatlardaki belirsizlik bu yıl çözülmeli

Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya hasat sezonunda olan hububat ile ilgili değerlendirmede bulundu. İsmail Kaya bu yıl Çanakkaleli hububat üreticisinin çok yüksek verim elde ettiğini belirterek iki ayrı devlet kurumunun iki ayrı fiyat vermesi nedeniyle sürecin iyi yönetilemediğini söyledi. Bu yılki fiyat belirsizliğinin gelecek yıl için de belirsizlik yarattığını ifade eden Kaya, devlet kurumlarının gelecek yılın fiyatları ile ilgili ortalama da olsa bu yıldan fiyat belirtmesinin üretici için rahatlatıcı olacağını söyledi.

Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya’nın bu yıl yapılan hasat ile ilgili değerlendirmesi şu şekilde; “İklim olarak birçok ürünün bir arada yetiştiği bir şehirde yaşıyoruz ve bir sürü yetiştirdiğimiz ürün var. Şimdi bunlarında hasat mevsimi geçenler, devam edenler yeni başlayacak olanlar var. Özellikle şu günlerde sonuna yaklaştığımız buğday ve arpa hasadından bahsetmek istiyorum.

“Biz bu yıl iki tane harman yaptık”

Ülkenin birçok yerinde ciddi kuraklıklar yaşanmasına rağmen bölgemizde bu kuraklık yaşanmadı. Yerli yerinde ve zamanında bölgemiz yağış aldı. Hasat mevsimine geldiğimiz buğday-arpa sezonunda, geçen bir arkadaşımın söylediği söze atıfta bulunarak “biz bu yıl iki tane harman yaptık”. Yani biz önümüzdeki yıl üreteceğimizi de bu yıl ürettik. Bu da ciddi anlamda benim hoşuma giden bir söz. Verimin çok yüksek rekoltenin çok yüksek olduğunu belirten bir cümle aslında.

Biz bunu kendi arazilerimizde de yaşadık, çevre ilçelere de baktığımızda geçmiş yıllara oranla verimde Çanakkale’de ciddi derecede bir artış vardı. Bu üretim de üreticinin cebine yansıdı. Geçmiş yılın maliyetlerine bakarak da ciddi şekilde bir kazanç çıktı. Yani verimin yüksek olması, buğday-arpada oluşan fiyatların yüksek olması çiftçinin cebine yansıdı.

“Bu süreç güzel yönetilmedi”

Fakat bu süreç güzel yönetildi mi derseniz. Bu süreç güzel yönetilmedi. Devletin bir kurumu çıktı dedi ki ben buğdayı 2 bin 200 liradan alacağım. Arpayı da bin 750 liradan alacağım. Yine devletin bir başka kurumu çıktı “siz bu işi bilmiyorsunuz” ben 2 bin 600 liradan arpa alacağım, 2 bin 500 liradan buğday alacağım dedi. Dolayısıyla burada bir dengesizlik oluştu. Bakın devletin iki tane kurumu,  birisi diyor ki ben bin 750 liradan arpa alacağım, diğer kurum da diyor ki “ hayır sen bilmiyorsun bu işi” ben 2 bin 600 liradan alacağım. Buradaki belirsizlik üreticiyi şok etti. Üretici acaba bu fiyat daha da mı yükselecek, aşağıya mı düşecek derken böyle bir anlaşılmazlığın içinde buldu kendisini. Bir kısım üreticimiz ürününü elinde tutmak istedi, bir kısım üreticimiz hemen satmak istedi.

“Ürün fiyatları geri gelmeye başladı”

Belli bir süre sonra devletin yine bir başka kurumu ithalat yapacağı bilgisini piyasayla paylaşınca ürün fiyatları geri gelmeye başladı. Bu da üreticiyi ciddi şekilde zora soktu. Yani aynı köyde iki tane yan yana parsel, birisi bir gün önce biçtirmiş, hasat etmiş ürününü götürmüş 2 bin 600 liradan satmış, yan taraftaki parsel bir gün sonra hasat ettirmiş 2 bin 200 liradan satmış, 2 binlerden satmış. Dolayısıyla bu şekilde sıkıntılar da yaşadı üretici.

“Fiyatlarda en önemli şey istikrar”

Üretici için oluşan fiyatlarda en önemli şey istikrar. Yani bugün ile yarın arasında oluşacak fiyatlarda istikrar bizim için çok önemli, çok kıymetli. Konun muhataplarının buna çok dikkat etmesi gerekiyor.

Önceki yıllarda aşağı yukarı birbirine yakın fiyatlar olurdu ama özellikle bu yıl devletin iki kurumu, piyasayı konuşmuyorum bile, devletin iki kurumunun ayrı ayrı fiyatlar vermesi bir belirsizlik yarattı. İkisi de aynı devletin kurumları birisi diyor ki bin 750 lira, birisi diyor ki 2 bin 600 lira, arada ciddi fark var. Bin 750’yi açıklayan bin 750’yi neye dayanarak açıkladı? 2 bin 600’ü açıklayan 2 bin 600’ü neye dayanarak açıkladı? İkisi de devletin milleti için var ettiği kurumlar.

Tüm bu belirsizlik, Yağlı Tohumlar, Tarım Kredi, Toprak Mahsulleri ofisi bu üçgeninin içerisinde oluşuyor.

“Üreticinin kazancına engel olmaktır”

Fiyat 2 bin 600’lerde devam ederken üretici memnun, ürünü alan memnun, ürünü işlendikten sonra geri alan memnun böyle bir durum varken ithalat kartını masaya tekrar çıkartmak üretici kazanmaya devam ederken üreticinin kazancına engel olmaktır aslında bu durum. Konunun muhatabının bunu yönetememelerinden kaynaklanan bir şey aslında bu. Bunun da sahayı bilmemelerinden sahanın içinde olup bitenden haberlerinin olmamasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Kurumlar önümüzdeki yılın fiyatlarını bu yıldan üreticiyle paylaşmalı

Neticede özellikle Çanakkale bölgesinde verim noktasında verimimiz oldukça yüksekti ve değerinde ürünü satan üreticilerimiz de özellikle hububatla ilgili konuşacak olursak ciddi şekilde kazançlar da elde ettiler. Ama 2022’de bizi zor bir yıl bekliyor. Şimdi artış yapılırken bin 750 mi baz alınacak da gelecek sene yapılacak. Yoksa 2 bin 600 mü baz alınıp onun üzerine yüzde, enflasyon farkları hesap edilecek. Bu belirsizlik de bugünden çözüm bekliyor. Çünkü gübre fiyatlarındaki önlenemez yükseliş, ilaç fiyatlarındaki önlenemez yükseliş, ilaç fiyatlarındaki önlenemez yükseliş, makine ekipman fiyatlarındaki ciddi yükseliş önümüzdeki yılın maliyetlerini yukarıya çıkaracaktır.

Şimdiden bu maliyetlere bakarak önümüzdeki yılın fiyatlarının ortalama olarak, kesin bir dille değil ama şu fiyatlardan aşağı olmaz diye konuşuluyor olması gerekiyor diye düşünüyorum. Bu kurumların şimdiden önümüzdeki yılın fiyat hesaplamalarıyla üreticiyi rahatlatması gerektiğini düşünüyorum. Bu maliyetlerle üretim yapmak zor bir iş olduğu için üretici de kendisini kasacaktır ama rahatlayan üretici üretime devam eder.” dedi.

Ş. Ezgi Tuncel

 


Bu haber 28/07/2021, Çarşamba günü yayınlandı, 501 defa görüntülendi
*