2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’ne Özel otizmi birlikte tanıyalım

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Otizm

Otizm Spektrum Bozuklukları ya da eski adıyla Yaygın Gelişimsel Bozukluklar şeklinde isimlendirilen önemli bir bozukluktur.

Otizm Belirtileri Nelerdir?

Otizm Spektrum Bozukluğunun temelde iki ana belirti grubu vardır:

1.Sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde gerilikler

İnsanlara ya da akranlarına ilgi göstermeme ya da azilgi gösterme,kendi halinde olma, seslenince bakmama, parmak ucunda yürüme,yaşına uygun konuşmanın başlamasında gecikme ya da başlayan konuşmada durma, gerileme, konuşsa bile konuşmayı sosyal etkileşimde kullanmaması, söyleneni tekrarlaması, zamirleri ters kullanması (ben yerine o).

2.Tekrarlayıcı ve sınırlı ilgi alanı, davranış ve etkinlikler

Basmakalıp ve tekrarlayıcı hareketler (kendi etrafında dönme, sallanma, kanat çırpma),rutinlerine aşırı bağlılık, değişikliklere tepki gösterme, bazı ses, koku ve tatlara aşırı hassasiyet gösterme.

Otizm’in Nedeni Nedir?

Otizmin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir.Otizm’de çok sayıda genin hastalıktan sorumlu olduğu düşünülmekte ve hastalığın tedavisinde genlerdeki bozukluğa etki eden ilaçlar geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Otizm Nasıl Tedavi Edilir?

Otizm rahatsızlığı tanı sonrası, aile otizm ile ilgili bilgilendirilir ve çocuk en kısa zamanda uygun eğitim programına yönlendirilir. En önemli eğitim, uygulamalı davranış analizidir.

Bilimsel olarak otizmde etkinliği gösterilmiş. Bireysel eğitimin yanında uygun yaşta konuşma eğitimi ve duyu bütünleme terapisi önerilen yöntemler arasındadır. Ailenin eğitim programına katılması ve çocuğu eğitim dışındaki zamanlarda da sosyal-duygusal alanda desteklemeleri önemlidir.

Otizm’ in temel belirtilerine etkili bir ilaç tedavisi henüz bulunmamıştır. Ancak otizmi olan çocukların bir kısmında eşlik eden dikkat eksikliği, davranış sorunları, uyku problemleri, öfke kontrolünde problemler nedeniyle ilaç tedavisi gerekli olabilir.
Otizm tedavisi yıllar boyunca devam etmesi gereken bir bozukluktur, bu nedenle ailenin otizm konusunda bilgilenmesi son derece önemlidir. Az sayıda olguda kısa süreli ve erken başlanan eğitimle tanının tamamen yok olduğu saptanmıştır. Büyük kısmında uzun yıllar eğitimin devamı gereklidir. Çocuğun zekasının normal olması, belirtilerin hafif olması ve 6 yaştan önce konuşma becerisinin gelişmesi iyi prognostik belirleyicilerdir. Bilimsel çalışmalarda diyet tedavisi, hiperbarik oksijen tedavisi, ağır metalden arındırma ve nörofeedback gibi yöntemlerin etkinliğinin olmadığı saptanmıştır.

 Otizm Tanısı Nasıl Konur?

Otizm tanısı yapılan bir kan-idrar tahlili ya da beyin görüntüleme yöntemi ile konulamaz, yani tanı koymada kullanılabilecek bir biyolojik marker yoktur. Tanı klinik gözlem ve davranışsal özelliklere göre konur. Otizm genellikle 2 yaş civarında belirtiler gözlenmeye başlar ve tanı konabilir. Ancak iyi bir klinik gözlem ile 1 yaşındaki çocukta bile belirtiler saptanabilir. Otizmi bebek anne karnındayken saptamak mümkün değildir. Bu yüzden aileler çocuklarına otizm tanısı konulduğunda otizm nasıl tedavi edilir sorusunu sıklıkla gündeme getirmektedirler. Bu bağlamda ailelerin dikkat etmesi gereken durumları aşağıda kısaca açıklamaya çalıştık.

Aileler Otizm Konusunda Nelere Dikkat Etmelidir?

Aile için işaret sayılabilecek bazı belirtiler:

6-9 ay arası bebeklerde;

  • Babıldamanın olmayışı ya da akranlara göre çıkardığı ses çeşidinin az olması
  • Bakımverenin sesine ve yüzüne ilginin az olması
  • Göz temasının ve karşılıklı gülümsemenin olmaması
  • İsmine bakmama
  • Kucağa alınma ve başka insanlarla oynama beklentisinin olmaması
  • Bazı objelere veya parçalarına aşırı ve atipik ilgi (objeleri tuhaf biçimde göze yakın tutarak inceleme)

1 yaş sonrası:

  • Gülümsemenize yanıt vermemesi
  • Konuştuğunuzda yüzünüze bakmaması ya da az bakması
  • Nesneleri işaret ederek göstermemesi
  • Oyuncağını getirip birlikte oynama isteği göstermemesi
  • Etkileşime girmeye isteksiz olması
  • Taklit oyunlarının ya da “miş” gibi oyunların olmaması (bebeğine yemek yedirme, ayıcığını sallayarak uyutmaya çalışma)
  • 1 yaşında kelime çıkarmaya, 2 yaş civarı iki kelimeli cümle kurmaya başlamama

Tanı koyabilmek için yukarıda sayılan belirtilerin tümünün çocukta bulunması gerekli değildir. Otizmi olan çocukların hepsi aynı şiddette otizme sahip değildir. Bazı çocuklar şiddetli sosyal ilişki kuramama, konuşmanın hiç olmaması ve tekrarlayıcı hareketlerin yoğun olduğu şiddetli otizm tablosu içerisindeyken, bazı çocuklarda ise belirtiler oldukça hafif olabilir. Otizmin bir spektrum bozukluğu olması demek belirtilerin şiddetinin her çocukta farklı derecelerde olduğu bir yelpaze bozukluk olmasındandır.

Otizmi olan çocukların büyük bir kısmında zeka geriliği de bulunur. Ayrıca bu bozukluğa sahip çocukların bir kısmında epilepsi gibi nörolojik hastalıklar da saptanabilir.

Otizm Ne Kadar Sıklıkla Görülmektedir ?

Otizm 1970’li yıllarda nadir görülen bir bozukluk olarak tanımlanmasına rağmen 2000’li yıllarda sıklığının oldukça arttığı görülmektedir. Amerika Hastalıkları Kontrol Merkezinin verilerine göre 2006’da 1/150 oranında görülürken 2014’te 1/64 gibi daha yüksek oranlardan bahsedilmektedir.

Otizm sıklığındaki artışın nedenleri araştırıldığında tanı konusundaki farkındalığın artması, hafif belirtiler taşıyan olguların atlanmaması ve bu hastalık grubu içinde değerlendirilmeleri ve daha geç yaşta anne-baba olma sıklığının artması sayılabilir. Ancak bunlarla birlikte sıklıktaki artışın diğer başka bilinmeyen nedenleri de olabileceği düşünülmektedir. Otizm erkek çocuklarda kızlara oranla 3-4 kat daha sık görülmektedir.

 


Bu haber 08/04/2021, Perşembe günü yayınlandı, 102 defa görüntülendi
*