Hazine arazileri

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Milli emlak ve Toki yıllardır Hazine arazilerini satmak için ihale düzenliyor. Artırmaya katılanlar bazı avantajları da kullanarak arazilere sahip oluyor. Araziler devletin hazinesine katkıda bulunuyor, kişiler veya şirketler de amaçlarına göre araziyi kullanıyor. Satış işlemleri  küçük bir arsanın halkın kullanımına açılması şeklini çoktan kaybetmiş. 2014 yılından itibaren 3 milyar metrekare arazi hazine tarafından satıldı. Ayrıca orman vasfını yitirmiş 2B arazilerinin satış toplamı 2 milyar metrekareyi geçmiş. 2023 yılına kadar ise 60 milyon metrekare arazi satışı hedefleniyor hazine tarafından. Devlet Hazinesinin her gün yayında olan milli emlak sitesinde satışta olan emlak listesi var. Anlık bakıldığında çeşitli illerde 7500 satış ilanı görülüyor. Bunların içinde devlet lojmanlarının da olduğu  görülüyor.

Özelleştirmeler için kamunun işlettiği binlerce işletme satıldı. Kamu verimli işletemiyor, rekabet edemiyor deniliyordu. Şimdi ne oldu bu fabrikalar dünya ile rekabet ediyor mu? Kamuda özelleştirilebilecek fabrika kaldı mı? Şeker fabrikaları, Tekel fabrikaları, çimento fabrikaları, tekstil fabrikaları, kağıt fabrikaları, bitkisel yağ fabrikaları, et kombinaları elden çıktı. Elde edilen geliri yedik bitirdik bile. Şimdi  o fabrikalar da işletilmediği için birçok ürünü ithal ediyoruz. Şu halimizle “mirasyedi” sıfatını hak ediyoruz. Şimdi de satılan hazine arazileri var, biraz da onunla idare ederiz.

Bu arazilerin tümünü Türk  vatandaşlarının alma ihtimali yok. Kişiler aldıkları arazileri üçüncü bir kişiye rahatlıkla satabilir. Bu arada Arap halklarının ülkemize  ilgisi açıkça görülüyor. Bunda ellerinde biriken sermaye fazlası ile birlikte, gelecekte olacak küresel ısınmanın da etkisi fazla. 10 yıl önce başlatılan Suriye karmaşasıyla ülkemize sığınan halklar, ülkemiz demografisini yüksek bir oranda değiştirdi. Bu çok endişe veren bir gerçektir. Hatırlayın 20. Yüz yılın başından itibaren Filistin topraklarının arap halklarından satın alınmasıyla başlayan süreci de biliyoruz.  Ardından Avrupa’da başlayan dünya savaşları ile sınırlar tamamen değişti. Osmanlı toprakları paylaşıldı. Yahudi halklarının soykırımdan kaçışında gösterilen tek adres Filistin toprakları oldu ve sonuçta İsrail devleti kuruldu. Şimdi Orta doğu sorunları haberlerde hiç eksik olmuyor. Arap halkları sürekli tedirgin yaşıyor. Onlara gösterilen adres eski Osmanlı, yeni Türkiye Cumhuriyeti toprakları. 100 yıldır süren  bir operasyon bu.

Devletin arazileri dağlıkta olsa, ormanlıkta olsa çok değerlidir. Sadece sınırlar tehdit  altında diye düşünmeyelim. İçten başlayacak bir işgal harekatı daha tehlikeli bir hal alabilir. Dikkatli olmak lazım.

 


Bu haber 28/03/2021, Pazar günü yayınlandı, 259 defa görüntülendi
*