Televizyonda şiddet

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Biraz dinlenmek, biraz vakit geçirirken eğlenmek için akşam televizyon izlemeye başlıyoruz ama şiddet ve  kirli görüntüleri izleyerek yatağımıza gidiyoruz. Televizyonda İnsanların bir birine uyguladığı şiddet, mobbing, hırsızlık ve sahtekarlık  yöntemleri yayınlanıyor. İzlediğimiz film, dizi ve haberlerde şiddete alıştırılıyor ve duyarsızlaştırılıyoruz.

Televizyon başında ortalama 4 saat geçirdiğimiz araştırmalarda görülüyor. Çoğunlukla ev hanımları ve çocuklar tv izliyor. Televizyon yayınları  gelecek kuşakları şekillendiriyor. Zaten şu anda yetişkin yaş grubundaki insanları da tv yayınları şekillendirdi. Sayısız tv kanalının tümünde birkaç tane kültür programı, az sayıda müzikli eğlence programı yayınlanıyor. İzleyicisi de  cımbızla arıyor buluyor bu programları. Geri kalan yerli dizilerin, filmlerin  ve haberlerin hepsinde şiddet, mobbing, sahtekarlık, kadınların birbirine eziyeti, erkeklerin kadın erkek demeden her canlıyı aşağılaması, hırpalaması, dövmesi, yayınlanıyor, övülüyor, özendiriliyor. Fragman denilen tanıtıcıların her sahnesinde bu kirlilik sıkıştırılmış olarak veriliyor ki izleyici merak edip akşama mutlaka izlesin. O saatte bu şiddeti beklemeyen ve bu diziyi  izlemeyen  çocuklar da akşam bu şiddeti izlemeye davet ediliyor. Sonra da bir tane yayınlanması zorunlu kamu spotu araya yerleştirip iyi yönde toplumun gelişmesi bekleniyor.

Gündüz yayınlarında evinde olan kadınlar ve çocuklar hedef alınıyor tv yayıncılığında. Ama daha doğruyu yanlışı zihninde çözemeden çocuklara öğretilenlere bak. Gündüz yayınlarında canlı realite şovları revaçta. Faili meçhul ölümler tanıklarıyla, yapılış şekli ve hatta failleriyle birlikte tartışılıyor. Fail diyor ki “O şahıs bir bulunsun ona bir çift lafım var.” Hem katil olmuş kolluk kuvvetlerini atlatmış, hem de fırsattan istifade ekranda boy göstermenin cazibesiyle canlı yayına katılmış. Bir de evinden kaçanlar ve aileleri var. Evinden kaçan insanlar bulunuyor kisvesiyle “ evindeki ortamdan sıkıldın mı kaç! hem de meşhur ol televizyonda adın geçsin” deniliyor gizliden gizliye. Programcıya sorsak kamu adına hesap soruyoruz, çok faydalı işler yapıyoruz der. Tek dertleri reytinglerde yukarılarda yer almak ve reklam pastasından en büyük payı almak olduğunu biliyoruz.

Kadınlar evlerinde sözde konuklarını ağırlıyor programda. Yemek yapıyor, sohbet ediyor ama böyle sohbet olmaz olsun. Aşağılama, küçümseme, kin, hesap sorma ne ararsanız var. Öyle eskilerde annelerimizin yaptığı “günüm var” komşularıma çocuklarıma yaptığımdan daha güzelini yapacağım, onları tekrar görmek için hoş tutup ağırlayacağım tavrı kalmamış. Tabii bu şekilde yayınlasalar üç program sonra yeterli izleyiciyi toplayamadık diye yayından kaldırılacak. Televizyon bu zehirli şekliyle yayınlara devam ederse bugün hissettiğimiz şiddet ortamı, gelecekte kapımızın önünde günlük olaylar haline gelecek. Toplumda yayılan bu zehirli fikirlerin yaygınlaşmasının en büyük sebebi televizyon yayıncılığının zamanımızdaki yozlaşmış halidir.


Bu haber 26/03/2021, Cuma günü yayınlandı, 189 defa görüntülendi
*