“Çocuklarımızı yarış atı gibi yetiştiriyoruz!”

Son dönemde hem kentimizde hem de ülke genelinde gençlerin intihar ettiklerini yönelik daha sık haber okur olduk. Biz de intihar vakalarının altında yatan sebepleri Çanakkale Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Psikiyatr Doktor Alp Akça ile konuştuk. Akça, intiharın psikolojik boyutunu ele alırken; giderek yaygınlaşan madde kullanımı, ekonomik sebepler, gelecek kaygısı ve gençlerde sınav stresine bağlı olarak artan aile içi kavgaları işaret etti. Madde kullanımını önlemede kanunların yetersiz kaldığının altını çizen Akça, eğitim sistemindeki çarpıklığın ise sınav stresini arttırdığını belirterek “Çocuklarımızı yarış atı gibi yetiştiriyoruz. ‘Aslan oğlum sen yaparsın, benim aslan kızım sen başarırsın’ diyoruz. Çocuk aksi bir durum yaşadığında ise ‘aileme rezil olup kendimi küçük düşürdüm’ hissine kapılarak intihar etmek gibi yanlış tercihlere kapılıyor” şeklinde konuştu.

Ülke genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de giderek yaygınlaşan intihar vakaları, son dönemlerde özellikle gençler arasında bir akım halini aldı. Bazen sosyal medya üzerinde paylaşılan bir video ile, bazen video paylaşım sitelerinde gerçekleştirilen canlı yayınlar ile bazense geride birkaç satır not bırakarak ya da dahası ardında intiharına açıklama getiren hiçbir iz bırakmayarak…

GÜNDEM Gazetesi olarak, bu son derece üzücü vakaların psikolojik altyapısını oluşturan etkenleri Çanakkale Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Psikiyatr Doktor Alp Akça ile konuştuk. Akça, gençleri intihara sürükleyen nedenleri oldukça farklı konu başlıkları ele alarak şöyle konuştu:

“Uyuşturucu maddeler sigaradan ucuz”

“İntihar vakaları dön dönemde ülke genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de arttı. Bunun birtakım nedenleri var elbette; gençler açsından bakarsak meseleye en büyük nedenlerden bir tanesi madde kullanımı… Esrar, kokain, eroin kullanımı artmış durumda. Sigaradan ucuz ve çok kolay bulunuyor piyasada. Madde kullanımının Türkiye’de çok ciddi bir yaptırımı da yok. Denetim serbestliği deniliyor adına; 15 günde bir idrarda üç kez bakıyorsunuz, negatif çıkıyorsa ki negatif çıkabilir çünkü bu maddenin 250 çeşidi var, otomatikman ceza almıyorsanız. Madde kullanımı fazla ve caydırıcılık da sıfır olduğu için, maddeye bağlı psikiyatrik hastalıklarımız da artıyor haliyle. Bu da intihar girişimlerini tetikliyor.”

“Uyuşturucu ile mücadele konusunda kanunlarımız yetersiz”

“Çanakkale’de çok fazla madde kullanımı mevcut. Yetişemiyoruz. Sadece Çanakkale de değil tabii ki, ülke genelinde ‘madde ile mücadele’ konusunda kanunlarımız yetersiz, yaptırımlarımız yetersiz. Tedavi seçeneklerimiz ve yöntemlerimiz yetersiz olunca diğer parametreler de artıyor.”

Yalnızlaşan birey, toplumsal desteğin azalması…

Akça, gençleri intihara sürükleyen nedenleri sıralamaya ise ekonomik ve sosyolojik sebeplere değinerek şöyle devam etti:  “İntihar vakalarında bir diğer etken ise hayat şartları, ekonomik nedenler ve çevresel stresörler… Bunlar, insanlarda ‘başa çıkma mekanizmasını’ zayıflatarak, hayatı sonlandırma düşüncesini tetikliyor. Yardım mekanizmalarının azalması, toplumun yalnızlaşması intiharın belli başlı tetikleyici nedenler olabiliyor. Aile içi kavgalar ve iletişimsizlik de bu sebeplerden başlıcaları…”

“Eğitim sistemimiz çarpık olduğu için…”

Cümlelerine eğitim sisteminin çocuk ve ergen psikolojisi üzerindeki etkisine değinerek sürdüren Akça şunları kaydetti: “Bir diğer etmen eğitim sistemiyle ilgili… Çünkü eğitim sistemimiz çarpık olduğu için ‘sınav stresi ve buna bağlı intihar girişimleri’ başlı başına bir sorun halini alıyor. Dahası çocuklarımızı yarış atı gibi yetiştiriyoruz. Halbuki üniversiteyi kazanınca çok güzel bir hayat kaybedince ise çok kötü bir hayat beklemiyor bizi. Aileler de bazen bilerek veya bilmeyerek ‘hadi aslan kızım, hadi aslan oğlum sen yaparsın’ deyince, çocuk ‘ya yapamazsam’ stresine giriyor. Yapamayınca da ‘ben aileme mahcup oldum, ailemi küçük duruma düşürdüm, çevreye rezil oldum’ gibi sağlıklı olmayan bir davranış patolojisi geliştirebiliyorlar.”

Gençlerde intihar uyaranları ve aileye düşen görev nedir?

Alp Akça, bu acı olayların yaşanmaması için aileye düşen görevleri ve dahası gençlerde intihar uyaranlarından bahsederek sözlerini şöyle sonlandırdı: “Çocuğun durgunlaşması, içe kapanması, eski neşesinin ve iletişim yeteneğinin azalması, çocuğun olağandışı farklı davranışların geliştirmesi… Aileler, genel olarak çocuklarında bu tip davranışsak bozukluklar gözlemlediklerinde bizlerle iletişime geçmeliler. Yani bu hususla ailelere büyük görev düşüyor. Her birinin bu açıdan uyanık olması lazım. Çocuklarında bir farklılık gördükleri anda bunu bizlerle zamanında paylaşmaları, bu tip vakaların önlenmesi açısından yardımcı olabilir.”

Esra Çanlı