AKLIN YOLU BİRDİR

Ana Muhalefet Partisi Artvin’in Yusufeli ilçesindeki seçimlere itiraz ediyor. Kazanan AK Parti. YSK seçimi iptal edip, 2 Haziran’da yeniden seçim kararı veriyor. Bunun gibi daha çok örnek var. Adalete inanan, hak hukuk içerisinde davranmayı prensip edinenler için problem yok. CHP itiraz etmiş. YSK haklı bulmuş, mesele kapanmış. Ya İstanbul? İl Başkanlarından tutun da her kademedeki CHP’li isyan ediyor. Mazbatam da mazbatam diye, bağırıp çağırıp ortalığı karmaşaya sürüklüyor. Bakınız, Yusufeli’ndeki seçim itirazı ile İstanbul’daki seçim itirazının bir farkı yok. Birinde nüfus fazla, ötekinde az. Kozan’da MHP’nin kazandığı belediye başkanlığı YSK tarafından Saadet Partisi’ne veriliyor. MHP’lilerden itiraz yok. Bağıran çağıran yok. Arkadaşlar, dostlar aziz vatandaşlar! Çok bağırmanın fayda getirmesini beklemeyiniz. Hukuka güveniniz ve sonucu bekleyiniz. Dün konuştuğumuz bir CHP’li arkadaş, hukuka güvenmediğini söyledi. Peki, kime güveneceğiz? FETÖ terör örgütüne alet olan hukuk adamlarına göre karar vermeyiniz. Her kurumda çürük elmalar olabilir. Ancak yüz binleri bulan bir hukuk ordusu içinde, üç beş tane çürük elma için koca bir müesseseye inanmamak yanlıştır. Bizler hukuka, hâkime güveniyoruz. YSK’nin vereceği kararı bekleyelim. Aceleniz nedir? Yoksa bir hile hurda yaptınız da onun ortaya çıkmasından mı korkuyorsunuz? Artık bu kargaşa yeter. YSK’nin vereceği kararı kabullenelim. Şunu da ilave etmeliyiz ki; halkın hür iradesi ile verdiği oyların heba edilmesi, vicdanları sızlatır. Kim hak etmişse, hakkın ona verilmesi lazımdır.

GÜLMECE

Hâkim, “O butiğe hırsızlık amacıyla tam 4 kez arka arkaya girmişsin…” diye sormuş sanığa. “Evet, efendim.””Neler çaldın?”

“Sadece bir adet elbise efendim.””Bir elbise? Ama dört kere girmişsin?””Evet efendim… İlk üç keresinde karım elbisenin rengini beğenmedi.”

***

Ramazan yaklaşıyor. Bir aydan az bir zaman kaldı. Biz de, şimdiden Ramazan fıkralarına başlayalım istedik. Ramazan hilali görülmeyince oruç tutmanın caiz olmayacağını bilen bir tiryaki, hilali görmemek için evinin pencerelerini kapayıp perdeleri de sımsıkı örter: geceleri mahalle kahvesine giderken de başını önüne eğermiş, nasılsa bir su birikintisi içinde hilalin aksini görünce ürkerek şöyle demiş:- Hey mübarek! Gözüme mi gireceksin, anladık işte ramazan başlamış!

***

Adama sormuşlar:-Kaç gün oruç tuttun?-Hastalığım nedeniyle, ancak bir gün tutabildim, demiş. Aynı soru, orada bulunan Bektaşi’ye sorulunca, hiç istifini bozmadan yanıt vermiş :-Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!

Sağlıcakla kalınız.