Yelkovan kuşları tek tek incelendi

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi mezunu Biyolog Yakut Can Aşıkoğlu (27) Ziraat Mühendisleri Odası’nın camından, 5 Şubat tarihinden düne kadar Yelvokan kuşlarını inceledi. Nesli tükenmekte olan Yelkovan kuşlarının üreme alanlarını tespit etmeye çalışan Aşıkoğlu, çalışmalarını makale haline getirerek, akademi dünyasına katkıda bulunacak.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi mezunu ve aynı zamanda yüksek lisans mezunu olan Biyolog Yakut Can Aşıkoğlu, Türkiye’de nesli tükenen Yelkovan kuşları ile ilgili, ÇOMÜ ve Doğa Derneği adına 5 Şubat Salı günü başlayan araştırmasının dün sonuna geldi. 47 gün süren Çanakkale Boğazı’ndaki incelemesini dün noktalayan Aşıkoğlu Boğaz’ın üzerinden geçen yelkovan kuşlarını tek tek not aldı ve istatistikler oluşturdu. Oluşturulan istatistikler ile yelkovan kuşlarının üreme alanlarının belirlenmesi esas alındı. Tüm toplanan bilgiler ışığında Aşıkoğlu, önümüzdeki günlerde makale yazmak için kolları sıvayacak.

“Sürekli boğazdan geçen yelkovan kuşlarını not alıyorum”

Yakut Can Aşıkoğlu konuyla ilgili yapmış olduğu bilgilendirmede, “Yüksek lisansım kuşların hayatı üzerineydi. Şimdi doktora öğrencisiyim. Çanakkale’mizde boğazdan geçen yelkovan kuşlarının sayımını yapıyorum. 5 Şubat- 22 Mart tarihleri arasında gün batımı ve gün doğumu olarak her gün gözlem yaptım. Öğle arası olarak 1 saatlik mola veriyorum. Sürekli boğazdan geçen yelkovan kuşlarının sayısını not ediyorum. Ege’ye kaç tane birey çıktı? Marmara’ya kaç tane birey girdi? Hangi dakika? Her saat bir de hava tahminlerini not alıyorum. Sabah, öğle, akşam… Su sıcaklık değerlerini de not alıyorum ki sistematik olarak sayılar ne gibi değişiklik gösteriyor onu da görebilmek için. Çünkü bazı günler çok geçiş oluyor.

“58 bin kuşun geçişini gördüm”

Üç gün öncesinden de aynı birey olma olasılığını da şöyle ispat edebilirim; Marmara’ya giren birey sayısı 5 bini geçemiyordu. 3 günden sonraki gün 58 bin kuşun Ege’ye çıkışını gördüm. Buradan popülasyon durumunu da tespit edebilirsin. Yelkovan kuşu tehlike altında olan bir türdür. Çünkü bir üreme döneminde sadece bir yumurta yapabiliyor. Üreme çağına gelebilmesi için de 5 sene geçmesi gerekiyor. Biz de Türkiye’de bu tür nerede yuvalayabiliyor? Biz de buraya taşıdık. Acaba Saroz ya da Ege’de bu canlının yuva alanı var mı? Bu canlılar da ıssız sarp kayalık adaları tercih ediyor. İnsan faaliyetlerinden olabildiğinde uzak alanları tercih ediyorlar. Diğer canlı kuş türleri ile de bir etkileşimi yok. Sürekli suya paralel, karabataktan daha ufak 30–40 cm. Bir o tarafa bir bu tarafa hiç durmadan bütün hayatları deniz üzerinde geçiyor. Üreme zamanı adalara çıkıyorlar. Bir yandan da yunusları da not ediyorum. Parametreye etki edebilecek, beslenme olarak acaba yunuslar Marmara’ya doğru geçişleri çok olduğu zaman bu canlılarda mı Marmara’ya daha fazla geçiyor diye? Bu canlılar balıklarla ve yumuşakçalarla besleniyor. Bu veriler ışığında da bir makale yayımlanacak. Daha belirlediğimiz adalara arazi yapılacak. Bu araştırmayı hem ÇOMÜ ve Doğa Derneği adına yapıyorum” ifadelerinde bulundu.

Tunahan Ünsal