Seçimden Önce Dar Boğaz!

Türkiye 31 Mart günü sandık başına gidecekken, memleket yine bir seçim telaşına dâhil olacak. Seçim sürecinde siyasi vaatler, yapılacaklar, verilen sözler birbiri ardına sıralanırken, söz hakkını meslek kollarının Çanakkale’deki temsilcilerine bıraktık ve bir dokunduk bin ah işittik. Çanakkale’de; tarım, ilaç, taşıma, inşaat sektörünün temsilcileri ve en önemlisi tüketiciler oldukça dertli. Seçim öncesinde vatandaş, ekonomik daralmayı tekrar ve tekrar gündeme taşırken, Çanakkale’de ekonomik olarak çıkan sonuç, “Seçimden sonra daha da boğulacağız!” oldu.

31 Mart’ta sabah saatlerinde tüm Türkiye yine, yeniden seçim sürecine dahil olacak. Çanakkale’de seçime sayılı günler kala, siyasi partilerin Belediye Başkan Adayları birbiri ardına vaatlerini sıralamaya başladılar. Otopark, ulaşım, trafik, çevre gibi konularda başkan adayları çözüm sütüne çözüm umutlarını vatandaşa aktarıyorlar. Çözüm umutları içerisinde unutulan bir nokta var ki, yaşamın en temelinde bulunan ekonomi… Çanakkale’de başta istihdam problemi olmak üzere birçok ekonomik sıkıntı bulunuyor. Bu sıkıntılar artık üreticiyi, tüketiciyi ve meslek kollarının temsilcilerini daralttı, daraltmakla kalmadı, seçim sonrası oluşacak tabloyu da kararttı. Sektör temsilcileri seçimden önce Çanakkale’deki ekonomik tabloyu Gündem gazetesine değerlendirdiler.

“İthalattaki artışlar çiftçiye zarar verecektir!”

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Türker Savaş, “Patates ithalatı şu anda gündemde. Normal işleyen bir ekonomide, tüketiciyi koruma adına ücretlerde önlemler alınır. Ama bu önlemler ile ithalat sonrası iç piyasada satılan ürünler maliyetin altına düşerse, bu sefer yetiştirici bu işi yapamaz. Ekim alanlarında ciddi anlamda bir daralma söz konusu. Gıdada bu iş bu şekilde yapılırsa, iç pazarda da çeşitli önlemler alınmalıdır. Girdi fiyatlarına baktığınızda, bunların sürekli yükseldiği görülecektir. Mazot, gübre, tarımsal ilaçlar sürekli olarak yükseliyor. Fiyat artışları aşırı noktalara geldi. Çiftçi bu maliyetlerin altından kalkamaz hale geldi. Geçen sene bu dönemlerde dolar 3.5 seviyelerindeyken 2019 senesinde bu dönemde dolar 5 seviyelerinde. Siz ürünleri ithal edip, içerideki fiyatları belli bir düzeyde tutacaksınız kabul ama çiftçi bu durumdan zarar görecektir.

“Seçimden sonra tarımsal üretimde düşüş yaşanacaktır!”

Ben önümüzdeki dönemde ekim alanlarının daralacağını düşünüyorum. İnsanlar artık ekim yapamayacak, yapsalar bile ellerinde para kalmayacak. Bu nedenden ötürü üretim düşecektir. Siz ürettiğiniz mahsulün bakımını ve gübreleme işlemini gereken zamanda yapamazsanız üretim haliyle düşecektir” dedi.

“Seçimlerden sonra ekonomik politikalar bu şekilde giderse sektör daralacaktır”

Otomobilciler ve Şoförler Odası Çanakkale Şube Başkanı Mehmet Ali Demir, “Akaryakıta zam geldi. Türkiye’de akaryakıta zam geldiği vakit zam gelmeyen hiçbir şey kalmıyor. Akaryakıt ile zincirleme bir şekilde bulunan birçok kol var. Şu anda maddi olarak zorlansak da işlerimize devam ediyoruz. Seçimlerden sonra, eğer ki piyasada açılma olmazsa, her şeye zam gelecektir. Nakliyeciler, taksiciler, kamyon esnafı zam uygulayacaktır, bu zam ise vatandaşı daraltacaktır. En büyük kaybı ve darbeyi kamyon esnafı taşımacı esnaf görmektedir. İnşaat sektörünün de durmasından sonra büyük şehirlere mal taşıyan esnaf, Çanakkale’ye dönüşte iş bulamıyor. Sıkıntılı bir süreç yaşanmaktadır. Seçimlerden sonra eğer ekonomik politikalar bu süreçte giderse, daralmalar yaşanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“Yerel seçim maalesef sanki genel seçimmiş gibi algılanıyor”

Müteahhitler Birliği Başkanı Hakan Vural, “Faiz ve farklı para politikalarında kamu bankalarının uygulamış oldukları rahatlatma politikalarını özel bankalardan göremiyoruz. Özel bankalar üzerlerine düşen görevi yerine getiremiyorlar. Maalesef tüketiciler artık seçim sonuçlarını bekler oldular. Bakalım, görelim, neler olacak görüşündeler. Her ne kadar bu yerel seçim olsa da maalesef sanki genel seçimmiş gibi bir algı var. Sonuçta Mart ayından sonra artık seçimsiz bir dört buçuk yıllık bir döneme girilecek. Ekonomik kurallar daha iyi uygulanır diye düşünüyoruz.

“2019 ekonomisi 1 Nisan’da başlayacak”

Vergilerle ilgili seçimden sonra bir ayarlama olacağını düşünmüyorum. Türkiye’de vergiler oldukça ağır… Bu sene için vergilerde uygulama olacağını düşünmüyorum. Kriz dönemlerinde vergilerde artış uygulanan başka bir örnek yok. Kriz dönemlerinde vergiler azaltılır, para dönüşü hızlandırılır. 2019 ekonomisi iyi-kötü 1 Nisan’da başlayacak” açıklamalarında bulundu.

“Ertelenemeyen sağlık ihtiyacı artık ertelenir oldu”

Eczacı Ali Uyanık, “Son zamanlarda ilaç fiyatlarına uygulanan zam döviz kurundaki hareketlilikle birlikte geldi. Bu her yıl Ocak ayında yapılan zam kurdaki değişikliğe göre Türkiye’deki ilaç fiyatlarına yansıyor. Dolayısı ile ilaç fiyatlarında düşme değil, yükseleme oluyor. İnsanlar artık ilaç alırken katılım payı ödüyorlar. Bu paylarda artış meydana geldi. Hayatın en temel ihtiyaçlarından olan sağlık ihtiyacı ertelenemez. İnsanlar sağlık ihtiyaçlarından feragat etmek zorunda kaldılar. Bir şekilde günü geçirmek için hareketlerde bulunuyorlar. Ülkedeki genel problemlerden ve sıkıntılardan ilaç fiyatları da etkileniyor.

“Seçimden sonraki ekonomik durum pek parlak gözükmüyor”

Bu ülkenin insanı üretemiyor, üretemedikçe sıkıntılar sürüyor. Seçimden sonraki ekonomik durum hiçte parlak görünmüyor. Ülkedeki genel ekonomik süreç ilaçtan, patatese her türlü ekonomik süreci doğrudan olumsuz etkilemektedir” ifadelerini kullandı.

“Eskiden seçimden önce ekonomik önlemler alınırdı, şimdi tüketici oldukça zor durumda!”

Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı Ali Rıza Berkit, “31 Mart’ta herkesin bildiği gibi seçime gidiyoruz. Bundan önceki dönemlerde seçim sürecine yaklaşılırken, hem seçim güvenliği açısından hem de ekonomik açıdan bir takım önlemler alınırdı. Seçimlerden önce ekonomik olarak fiyatlara fren yapılır ve huzurlu bir ortam oluşması sağlanırdı. Bugünü değerlendirecek olursak, dün ve bugün akaryakıta ciddi oranda zam geldi. Bu anlamda da merkezi hükümetin ipin ucunu kaçırdığını düşünüyoruz. Seçim öncesinde tüketiciler ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bugünlerde biz tüketiciler olarak üretici rahat etmeden tüketici rahat etmez diyoruz. Lütfen üretimi teşvik edici önlemler alınsın.

“Savaştan çıkan Suriye bize ürün satıyor!”

200 bin patates ithalat ediliyor. Üreticiye mazot ve gübre desteği verin kendi patatesimizi kendimiz üretelim. 8 yıldır savaşta olan Suriye bize ürün satıyor. Bu ithalat zevki nereden geliyor? Üreticileri ve tüketicileri seçimden sonra zor bir süreç bekliyor. Vergilerle ve vergi politikaları ile bu ülke kalkınmaz”  vurgusunda bulundu.

Tunahan Ünsal