Dar Alanda Kısa Paslaşmalar

Çanakkale son günlerde gider ayak türkü kıvamına yaklaşmaya başladı. Dar alanda kısa paslaşmalar yapılan kentte köşe kapmaca oynamaya başlayan vatandaş çocukluğuna geri döndü. Çelik çomak oynanan zamanlar misali kentli topaç olup fırıldak gibi dönmeye başladı.

Emlak piyasalarında son günlerde içinden çıkılamayan manzaralar meydana geldi. Karacaören imara açıldı tarım arazileri imara kurban gitti. 3+1 ev alma hayali kuran vatandaş +’ sından vaz geçti -‘sine yöneldi. 1+1’ler kapış kapış giderken +’lar cep yaktı. Kira bedelleri İstanbul’u aratmaz hale geldi. İstanbul’da Beşiktaş’ta giriş katta oturan emekli amcamız artık yeter gari dedi, soluğu Çanakkale’de aldı. Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu. Çanakkale’ye gelen amcam 3+1 evin satış fiyatının 450 bin TL olunca kordona çıktı Ortaköy’ü aradı.

Türkiye’nin dört bir yanından gençlerimiz okumak için soluğu 18 Mart Üniversitesi’nde aldı. Okulun dağda olduğunu gören gençler önce ulaşıma odaklandı. Ulaşımın yanında kayak takımı almak için AVM’ye giden gençler kızakların pahalı olduğunu görünce tırmanma eğitimine başladı. Ulaşımla başa çıkmaya çalışırken gencimiz başını sokacak yer arayışına girdi. Delikanlı gencimiz yanına iki arkadaşını daha aldı. 3+1 ev arayışı başladı. Ev bulundu evin kirasına bin 500 TL dendi. Daire memura bin TL olurken öğrenciye bin 500 TL idi. Daire sahibi öğrencinin bölünebileceğini hesaba katarak mitoz bölünme yolu ile kirayı çoğalttı. Kirada üreme yaşanan toplumumuzda bina değil ama kira doğurdu. Dişinden tırnağından arttırdığı parası ile geçinmeye çalışan geleceğimizin alt yapısı olan gençler ailelerine karşı boyunları bükük bir biçimde kira bedellerini dile getirdiler. Gücü yeten eğitimine devam etti. Parasız eğitim sloganı olan toplumumuzda parasız olan tek şeyin oksijen olması kafalarda soru işareti bıraktı. Gençler ilime, bilime önce ekonomiden girişti.

Ekonominin bu kadar zor şartlarda ilerlediği toplumda Ekonometri ve İstatistik okuyan ÇOMÜ öğrencileri işsiz kaldı. Halbuki geçim derdine 18 yaşında başlayan gençlerimiz evlerine aldıkları damacana suyun fiyatını oran orantı ile hesaplamışlardı. ÇOMÜ’den mezun olan gençlerin kaçının Çanakkale’de kaldığı ve memlekete faydalı bir birey olduğu düşünüledururken sanayi akıllara geldi. Sanayideki yetersizlik ve ekonomik politikalardaki üretim eksikliği sebebi ile gençlerimiz geldikleri yerlere döndüler. Geleceklerimizin arkasından baktık ve İskele’den uğurlarken gitme kal diyemedik.

Et fiyatları ortada, sebzenin geliri aracıda. Balık deseniz Hamsi 15 Lira. Karnımızı doyuramadan ev alalım dedik. Ev zaten 450 bin Lira. Evlenelim desek kentte kültürel bir düğün en az 50 bin Lira. Çeyize girişsek koltuk takımı 2 bin Lira. Oturmayalım desek ayakta duralım desek kiralar bin Lira.

Otururken ayakta bekleten, güldürürken düşündüren, gitmek isteyipte vedalaşılamayan bir kentten herkese sevgiler. Küçük bir kent düşünün memleketin en batısında sorunları kendinden büyük olsun. Yerel yönetimsel sorunları bir yana Ulusal Ekonomik sıkıntılar bu kenti daha daraltmaya devam ediyor. Darala darala pilates yapar kıvama geldik. Her yanımız ayrı esnedi, her yanımız ayrı terledi.

Terledik hocam, Cafere bir peçete alabilir miyiz?

Tunahan Ünsal



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.