• YAŞAMAK HAYATTA KALMAK DEĞİLDİR

    Uzun zamandır konuşulan dillendirilen bir tabir var, “Kardeşim şu Türk insanı okumuyor yahu”…

    Okuma oranı düştü mü, insanımız artık okumayı tercih etmiyor mu, kitaplarla aramız bozuldu mu? Bu sorulara Yalvaç Ural’dan cevap gecikmedi. Gazeteci, yazar ve çocuk edebiyatının duayen ismi Ural ile geçtiğimiz gün bir röportaj gerçekleştirdik. Ural edebiyatı ve kişisel gelişim kitaplarını değerlendirirken “Türk insanı okur, okuma oranında her hangi bir düşüş yoktur” dedi.

    Okuma oranlarında düşüş yaşandı mı tartışıla dururken bir kulvarda düşüş yaşandı. Neymiş usta o kulvar, geçim kulvarı. İnsanlar geçinmekte zorlanıyor. Çarşı esnafına bir dokunuyorsun, bin ah işitiyorsun. Dükkanlar kapanmak üzere, ev kirasını ödeyemeyen var. Bayramdan bayrama kıyafet alan ahali artık bir bayram aldığını üç bayram giyiyor. Hal böle giderse su faturasına gelen zamlardan ötürü haftada bir duş alırsak işin içinden çıkamayız. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a göre sabahın karanlığında işe ve okula gittiğimiz için kar yapıyormuşuz. Açıklama bu yönde saatleri geri almadık bu bize artı gelir sağladı. Açıklama tatmin etti mi bilemiyorum ben açıklama olduğu sırada elim prizi aradı. Sabah karanlık, gece karanlık okuyor mu bu insanlık? Okuyoruz aga. Herkes her şeyin farkında. Bu ülkenin temel problemlerinden biridir. Herkesin her şey hakkında fikrinin olup kimsenin kimseye hayrının olmadığı bir memleket düşünedurun.

    Hayatımıza bir katkısı olacağına inandığımız kişisel gelişim kitapları için Yalvaç Ural çok güzel bir tespitte bulundu. Ha bu arada bilmeyenlere Yalvaç Ural’ı anlatacak olursam tek kelime ile Miço derim. “Kendini geliştiremeyenler kişisel gelişimci oldu”. Bu sözler Ural’a ait . Ural kişisel gelişim kitapları ile ilgili, “Eğer bir ülkede yaşam koçlarına gereksinim varsa, bireyler hayatlarında gerekli varoluş kavgasını verememişlerdir” derken konuya parmak bastı. Varoluş. Üzerine yıllarca düşünürlerin düşündüğü kavgaların edildiği bir kavramdır varoluş. Ne demiş Shakespeare Olmak y ada olmamak işte bütün mesele bu. Kim var olur? Geçinebilen, geleceği hakkında fikir sahibi olabilen, evlenebilen, ev alabilen, arabaya binebilen, kirasını, faturalarını ödeyebilen insan var olur. Ailesi ile bu ev neden bu kadar soğuk diye kavga eden insan bırakın var olmayı düşünemez bile. Okuyor muyuz bilmem ama, yaşamıyoruz bu hayatı.

    Haftada bir gün çakırken söylenen yaşıyorsun bu hayatı naraları o gece sona eriyor. Yaşamak ile hayatta kalmak arasında ince bir çizgi olduğunu kavrayan tüccarlar o çizgiyi satışa çıkardı. Satışa çıkmayan bir insan kaldı. Gelecekte geçmişten esinti satılık insan görmek mümkün olur mu göreceğiz. Ne diyoruz, okuyoruz. Var oluş önemli. Mesele yaşamak, hayatta kalmak değil…





    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.