Çanakkale’nin Çukur’u

Doğma büyüme Barbaros Mahalleli olan 38 yaşındaki Naim Sevim, arsasında bulunan ardiyeyi küçük bir mekân haline getirdi. Sevim, atık malzemeleri kullanarak elleriyle var ettiği mekânında çocukluk arkadaşları ve gençleri ağırlayarak mahalle kültürünü yaşatmaya devam ediyor.

Çocukluğundan beri Barbaros Mahallesi’nde yaşayan Naim Sevim, mahalle kültürünü küçük tostçusunda yaşatıyor. Görüntüsü küçük, içeriği büyük olan tostçu, aynı zamanda mahallenin gençlerinin toplanma yeri. Çocukluğu ve gençliği aynı mahallede geçen Sevim; 1 yıl Almanya’da yaşadıktan sonra doğup büyüdüğü mahalleye geri dönmüş. Sonrasında ise küçük yaşlardan beri içinde bulunduğu gıda işini de sürdürme isteği ile tostçusunu açmış. Ancak bu mekânın asıl amacı maddi kar sağlamak değil. Sevim, kendi ifadesiyle yaşamında parayı hep geri planda tutuyor. Tostçuyu açarken en büyük motivasyonu ise mahalle kültürünün ölmediğini göstermek olmuş. Yerinde; mahallenin gençlerini, çocukluk arkadaşlarını ağırlayan 38 yaşındaki Naim Sevim, çoğu zaman gelenlerden para da talep etmiyor. Mekanın duvarına astığı yazıda ise esprili bir dil kullanarak ortama samimiyet katmış. Sevim’in; çay-kahve içilen bir ortam oluşturduğu mekanını tamamen elleriyle var etmesi ise buranın ilginç yanı. Boş duran arsada, atık malzemelerle yoktan var edilen mekanın arka bahçesinde ise organik soğan ve marullar bulunuyor.

“BARBAROS ÇOCUĞUYUM”

Gazetemize konuşan Sevim, arkadaşlarından ve mahalle gençlerinden güzel tepkiler aldığını ifade ederek, “Hep birlikte oturup sohbet ettiğimiz, dizi-film izlediğimiz bir alan oluştu.” diyor. Şu sıralar popüler olan “Çukur” adlı diziyi arkadaşlarıyla birlikte burada izlediklerini ve mekanının diziden sonra daha çok ilgi gördüğünü belirten Sevim, diziyi birlikte izlemelerindeki en büyük etken ise daha dizi yayınlanmadan buranın adını “Çukur” koymaları olduğunu ifade ediyor. Geçtiğimiz yıl açtığı mekanına alçakta kaldığı için bu ismi verdiklerini belirten Sevim, şöyle anlatıyor: “Çocukluğumdan beri içinde bulunduğum, iyi bildiğim bir iş. Bir dönem Saklı Köşe demiştik. Sonrasında dışarıdan küçük görünüp aşağıya doğru açıldığı için Çukur demeye başlamıştık. Dizi de başlayınca daha iyi oldu. Benim burada asıl amacım para değil. Buraya çocukluk arkadaşlarım geliyor; mahalledeki gençler geliyor. Hep birlikte oturup çay-kahve içiyoruz, muhabbet ediyoruz. Aramızda bir iletişim var, birlikte takip ettiğimiz diziler var. Ben Barbaros çocuğuyum, burada doğup büyüdüm. Buradaki herkes de tanıdık. Arsada bir ardiyemiz vardı eski eşyalarımızın bulunduğu… Ben bu hale getirdim. Görünen her şeyi kendim yaptım. Sıcak, eski günlerdeki mahalle kültürünü burada yaşatmaya devam ediyoruz. Yazın arka bahçede de oturuyoruz, bir şeyler ekiyorum. Mahalleli de ben de halimizden çok memnun ve mutluyuz.”

Yıldız Sağlam



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.