ANNELER DİKKAT!

Son günlerde, çocuklarımızın başına gelenler, kamuoyunu büyük ölçüde üzüyor. Araçta unutulup hayatını kaybeden çocuklar. Gezmeye gidip, çocuklarını arabaya kilitleyen anneler. Üç çocuğunu eve kilitleyip, yanmalarına sebep olan kadınlar. Daha neler neler. Yolda, izde görüyoruz. Çocuğunu okuldan alıp, evine götüren anneler, ellerinde sigara tüttürüp yürüyorlar. Yine araba kullanırken, yanında çocuğu olmasına rağmen sigara içip, dumanını üfleyenler. Annelik yalnızca çocuk doğurmakla olmuyor. Biraz fedakârlık istiyor. Yaz aylarında bir tur gurubuna rast gelmiştik. Otobüse binmek için aracın gelmesini bekleyen çocukların başında, bayan öğretmenler var. Aşağı yukarı tamamı sigara içiyor. Alın size kötü bir örnek. Biz, kimsenin sigara içmesini eleştirmiyoruz. İçsinler. Amma ve lakin çocuklara kötü örnek olmasınlar. Tabiidir ki, babaların da aynı duyarlığı göstermesi lazım. Onlar da çocuklarının yanında sigara içerek, o tertemiz ciğerlerini kirletmesinler.

SİGARA YASAĞI

Kapalı yerlerde sigar yasağı, bizim gibi sigara kullanmayanları sevindirip memnun etmişti. Aslında hepten yasak etseler, daha mutlu olacağız! Neyse. Malumunuz olduğu üzere 4.Murat zamanında sigara, içki ve afyon yasaklanmıştı. Bununla ilgili yaşanmış birçok hikâye vardır. İsterseniz beraber bir bakalım. Sultan IV. Murat Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını, bizzat kontrol etmek için, geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırmış. Yine bir gece, şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaşmış. Pencere deliğinden içeri baktığında, birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini görmüş. Yavaşça içeri girmiş ve masanın birine ilişmiş. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaşmış. Sultan Murat kahveciye: “İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?” dediğinde kahveci: “Erenler, uzun etme hadi sen de çek” demiş. Padişah sesini bira daha yükseltip: “Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?” diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp: “Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız” dedi. Padişah da: “Murat” deyince, kahveci: “Sultanlığı da var mı?” diye sormuş… Padişah: “Evet” deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırmış; “Öyleyse buyurun cenaze namazına!”

PADİŞAHTAN

Dördüncü Murat, yine bir gün, Tebdil-i Kıyafet yapar, halkın arasına karışır. Tabi yanında birkaç adamı ile beraber. Bakar ki 3 kişi oturmuşlar içki içiyorlar. Birincisine sorar, “Sen ne yapıyorsun.” Adam Cevaplamış “Vallah içki içiyoruz.” Yanındakilere, “Bunun kellesini vurun” demiş. İkinciye sormuş, “sen ne yapıyorsun?”, “Vallahi ben içki içmiyorum. Bunların mezesinden yiyorum” demiş. 4.Murat, bunun da kellesini vurun demiş. Üçüncüsüne sormuş. “Sen ne yapıyorsun ?”, ”Vallahi, ben ne içki içiyorum, ne de mezesinden yiyorum. Ben bunlara sakilik yapıyorum. Ben dolduruyorum bunlar içiyor” demiş.4. Murat “Bunun da kellesini vurun” demiş.

Biraz dolaştıktan sonra 4.Murat bir kayıkçıya denk gelmiş. “Beni karşıya geçirsene” demiş. Parada anlaştıktan sonra, tek başına kayığa binmiş. Biraz gittikten sonra, kayıkçı bakmış, bu adam biraz sakin birine benziyor. Yasak olmasına rağmen, çıkarmış bir sarma sigara. İçine esrarı doldurmuş çekmeye başlamış. 4.Murat “o çektiğin ne ola ki?” Ver bir de ben çekeyim demiş. Kayıkçı “Boşver sen anlamazsın” demiş. Ya ver bir de ben çekeyim demiş 4.Murat. Kayıkçı ısrara dayanamamış vermiş sigarayı. 4.Murat bir çekmiş. “Bu esrar değil mi?” demiş. Kayıkçı evet demiş. 4.Murat “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye sormuş. Kayıkçı yok demiş. 4.Murat “Ben cihan padişahı 4.Murat’ım” demiş. Kayıkçı tipine bakmış. “Hadi lan oradan. Ben 30 senedir çekiyorum, bir sadrazam olamadım. Sen bir çekişte mi 4.Murat olacaksın?” Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.