10 KASIM

Öğrencilik yıllarımızda; okullarda, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım, çok büyük bir heyecan içinde kutlanırdı. Ne yazık ki, son 15 yılda, gün geçtikçe, Atatürk ve onun izlerini, eserlerini yok etmek için amansız bir mücadele başlatılmış. Peki, bu başlatılan Atatürk’ü yok etme, unutturma politikası tutar mı? Asla ve Kat’a tutmaz. Onlar üzerine gittikçe, Atatürk sevgisi bir çığ gibi büyüyor. Ne demişti büyük önder, “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Dünya durdukça kalacak ve onu bize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk, gönüllerimizde yaşayacaktır. Önümüzdeki Cuma günü 10 Kasım. Atatürk’ün ölümünün 79.ölüm yıldönümü… 1919’da Samsun’a çıkarak başlattığı İstiklal Harbimizi, 1923’te Ankara’da Cumhuriyeti kurarak zafere ulaştıran Gazi Mustafa Kemal, adını tarihe nakşettirmiş kahraman bir asker, büyük bir devlet adamıdır. Kendisini, minnet şükran ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

HALKIN SEVGİSİ

Halk haber almış. Havanın kararmasına rağmen caddeyi doldurmuş. ATATÜRK’ü çılgınca alkışlıyorlar. ATATÜRK, saz heyetinin şefi Hafız Yaşar’ı yanına çağırdı, en neşeli eserleri çalıp okumamızı emretti. Herkes neşe içinde… Gece yarısına yakın, halk bir türlü yalının önünden ayrılmıyor. Bu hava ulvî bir manzara yaratıyor. ATATÜRK elinde kadehi balkona çıktı. Necmettin Bey, evde ne kadar içki var, bira varsa dışarıdaki halka dağıttı. ATA çok sevdiği halkla karşılıklı içiyordu. Bir ara eliyle halkı selamlayarak ve bir işaret yaparak halkı susturdu. Aşağı yukarı şunları söyledi:

– Benim için bazı bedbahtlar (kötü niyetliler) hastadır, mefluçtur diye dedikodu çıkarmışlar. Görüyorsunuz, karşınızda sağ ve sapasağlam bulunuyorum. Şunu biliniz ki, milletimin tam refahını görmeden ölmeyeceğim.

Bu sözler hepimizi coşturmuş ve gözlerimizi yaşartmıştı. Sabaha karşı, güneş doğarken, hâlâ sokakları dolduran halkın coşkun tezahüratı arasında yata bindiler. Kendisini selâmlayan halka ipek mendilini sallayan Ata’nın gözlerine baktım. O deniz mavisi gözlerde iki damla gözyaşı vardı.” Bakınız. Yıllar geçmiş. Hala o meczuplar var. Ona sarhoş, ayyaş mı diyenler. Keşke Yunanlılar galip gelse mi diyenler. Kinlerini kusmaya devam ediyorlar. Ama nafile… Bu sevgiyi milletin kalbinden söküp atmak mümkün değil. Onu hasret ve özlemle anıyoruz. Allahın rahmeti üzerine olsun. Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com