SEÇİM YAKINDA!

Evet. Seçime hazırlanın. Zira AKP düğmeye bastı. Nasıl mı? Buyurun. AKP her seçim öncesi, bir konuyu gündeme getirip, onun üzerinden politika yapar. Başörtüsü bunların başında gelir. Kabataş gibi uydurmalar, senaryolar düzenlenir. Mağdur pozisyonu yaratılır. Devasa yatırımlardan bahsedilir. Asya ile Avrupa birleştirilir. Demir dağlar eritilir! Daha önce “Kendi uçağımızı, kendimiz yapacağız” diyerek hava atmışlardı. Oysaki Atatürk, yüz yıl önce Uçak Sanayini kurmuştu. Bu millete ne versin yiyor. Sormuyor, soruşturmuyor. Araştırmıyor. Şimdi, temcit pilavı gibi, “Kendi otomobilimizi, kendimiz yapacağız” söylemi başladı. Yahu iki üç yıl önce de, aynı konu konuşulmuyor muydu? Ey Millet. Seçime hazır olun. Seçim kapıda… Otomobil yapma ile de yetinmezler. Uzay Mekiğine bile el atarlar. Neden olmasın ki? Başımız kel mi? Ekonomi uçmuş. Millet refah içinde. Bu kadar parayı, altını, dövizi ne yapacağız? Evimize mi götüreceğiz? İlk yerli otomobili de Sayın Cumhurbaşkanı alacakmış. Hayırlı olsun. Yalnız bizler de almak isteriz. Lakin şu akaryakıt meselesi var ya! Bu kadar yatırım yaptık, eser kattık. Ne oldi? Yol yaptık, geçen yok. Köprü yaptık. Boş kaldı. Paraları vatandaş ödüyor. Farkında mısınız? Artık, “Ama yol yaptılar. Ama köprü yaptılar” diyen yok. Perçem düştü, Kel göründü.

NE OLACAK?

İki vatandaş bir araya gelince, “Ne olacak bu memleketin hali?” diye, birbirlerine sorarlar. Sahi, ne olacak bu memleketin hali? O kadar olumsuz şeyler oluyor ki? Hangi birisini anlatalım. Memleketin bu günkü halini unutturmak için, yıllar öncesinin muhasebesi yapılıyor. Yani, yine cambaza baktırıyorlar. Kaç gündür zamlar peş peşe geldi. Millet bunaldı. Ne yapmak lazım? Gündemi değiştirmek lazım? O zaman ver Mehteri. Rahmetli İnönü’den başla. Böyle bir yönetim ne duyuldu ne de görüldü. Düşünün. 6 Ay önce 26 Nisan 2017 tarihinde, cam filmini belli ölçülerde serbest bırakmışsınız. Millet yüzlerce lira para vererek cam filmi taktırmış. Altı ay sonra, “Hop. Yassah hemşerim” diyorsunuz. Böyle bir tutarsızlık olur mu? Vatandaşın zararını kim ödeyecek? Çocuk oyuncağı mı bu? Tarım Bakanı boy gösterip açıklıyor. Etin kilosu 29 liraya satılacak. Ne etidir bu? İthal midir? Ne kadar stok var? Kime yetecek? Kaynağı nedir? Marketlere neden veriyorsunuz? Kasaplara versenize. Emirle et ucuzlar mı? BİM’lere, A-101’lere vereceksiniz. Peki yüz binlerce Kasap ne mok yiyecek? Yaparsınız paketleri. Üzerine satılacak fiyat etiketini yapıştırırsınız. Kasaba verirsiniz. Daha fazla Vatandaşa ulaşırsınız. Hem de herkes kendi işini yapmış olur. Böylece, marketler de kasaplık yapmamış olur. Bakalım bu mucizevi buluşunuz, kaç gün sürecek?

GÜLMECE

Temel, sahilde yürürken bir şişe bulmuş, merak edip mantarını açınca; içinden bir cin çıkmış: – Beni kurtardın, dile benden ne dilersen. Yalnız üç dilek hakkın var. Temel birinci dileğini söylemiş: – Cebimde param hiç bitmesin da! Cin parmağını şaklatmış. Temel elini cebine atmış, para doluymuş, bütün parayı çıkarıp, elini tekrar cebine sokmuş, cebi yine para doluymuş, hemen ikinci isteğini söylemiş: – Bir şişe rakım olsun, ama hiç bitmesin da!
Cin parmağını şaklatmış ve Temel’in önünde bir şişe rakı belirmiş. Temel, rakı şişesini açmış ve yere dökmüş ama şişeyi doğrultur doğrultmaz yine dolmuş, bir daha dökmüş ve şişe yine dolmuş, bunun üzerine üçüncü dileğini söylemiş: – Bu şişeyi çok sevdim, bir tane daha istiyorum! Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com