SAYGIYLA ANIYORUM

Milli Şef İsmet İnönü’nün oğlu, Halkçı Parti ve SHP eski Genel Başkanı Erdal İnönü Türk siyasi tarihinde ‘unutulmazlar’ arasında yerini aldı. 6 Haziran 1926 doğumlu olan Erdal İnönü’nün dün ölüm yıldönümüydü.

Kaybının 10.yılında bu önemli, çok özel kibar, siyaset adamını saygıyla anıyoruz. Türk siyasetine nezaketi, saygıyı bir nebze de soğukkanlılığı yerleştiren liderdi o.

İnönü’nün Türk basınında yer almış ve o dönemde anlatılıp yorumlar yapılmış üç konuyu aktarayım sizlere…

HİÇ SAVAŞACAK GİBİ DURMUYORSUNUZ…

Körfez Krizi sırasında Saddam’la Amerikalıların arası gerilmişti. Sınır komşumuzun ABD ile savaşması Türkiye’yi sıkıntıya sokacaktı. Savaş çıkmak üzereydi.

Saddam’a itidal tavsiye eden girişimler gündemdeydi.

Gezi ayarlandı. Erdal Bey bir heyetle birlikte Bağdat’a gitti.

Erdal İnönü ve heyeti bir ön odada kısa süre bekletiyor. Bir görevli protokole ilişkin Saddam’ı yüceltme amaçlı uyarılar yapıyor. Bu arada ’Bacak bacak üstüne atmak da yok “ diyor.

“Peki” diye soruyor Erdal Bey, “Acaba başka hangi organımızı diğerlerinin üstüne koymamız yasak!..” İçeri giriliyor.

Saddam ve tüm bakanlar kurulu üyeleri askeri üniformalar giymişlerdi. Hepsinin belinden iri tabancalar sarkıyor. Yüzleri asık, kaşları çatık.

Saddam arkadaşlarını takdim ettikten sonra Erdal Bey, kısa bir yorum yapıyor: “Maşallah hepiniz çok sevimli ve barışçı görünüyorsunuz! Hiç savaşacak gibi durmuyorsunuz!”

YERE YATAN SİYASETÇİ…

İnönü Anadolu gezilerinde vatandaşların kendisini kucaklarına alarak havaya kaldırmalarını istemezdi. Yine bir yurt gezisinde partililer İnönü’yü kucağa almak için harekete geçti. Durumu hemen fark eden İnönü, olduğu yerde kendisini yere attı. Fizik profesörü İnönü, kucağa alınmamak için yerçekimine güvenerek yerde öylece bekledi. Sonuçta İnönü başarılı oldu ve partiler tarafından kucağa alınmadı.

TABİİ SİNEMA KARANLIK…

İnönü siyaseti bıraktıktan sonra eşiyle bir sinemaya gider. Bir gazeteci sinema çıkışında rastladığı İnönü’ye “Sizi son dönemlerde sinemalarda pek göremiyoruz” der. İnönü’nün cevabı, “Tabii, sinemalar karanlık oluyor” olur.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.