MENSUBİYET

Derler; İnsanda, derin bir yaradır köksüzlük,

Budur, Âlemde hudutsuz ve hazin bir öksüzlük,

Sızlatır bazı saatler, dayanılmaz bir acı,

Kökü toprakta kalıp, kendi kesilmiş ağacı.

Yazımıza, Yahya Kemal’in, “Koca Mustafa Paşa” adlı şiirinden bir pasaj ile başladık. Mensubiyet. Ne güzel bir duygudur. Türk Milletinin, bir mensubu olmak. Ülkücü hareketin mensubu olmak. Allaha şükürler olsun. Ulu Önder Atatürk ne güzel söylemiş, “Benim yaratılışımda, fevkalade olan bir şey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir.” Milliyetçilik, Türk Milletine karşı beslenen derin sevginin ifadesidir. Biz; Türk Milletine mensup olduğumuza göre, bu milletin içinden çıkmış insanlar olduğumuza göre, elbette ki kendi milletimize karşı, derin bir bağla bağlı olacağız ve bu milletin yükselmesi için, bu milletin haklarının daima her çeşit tesirlerden uzak, her şeyin üstünde bulundurulması için çalışmayı görev addedeceğiz. İşte bu sebeplerden dolayı bizim milliyetçiliğimiz, Türk Milletine karşı duyulan  derin, köklü bir sevgi ve Türk Milletinin içinde bulunduğu müşkül durumdan bir an önce, en modern, en ilmî metotlarla çıkarılarak, en kısa yoldan modern uygarlığın, en ön safına geçirilmesini sağlamak duygusundan kuvvet alır.

IRKÇILIK MI?

Kafatasçılık mı? Asla. “Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü.” Milliyetçiliğimiz; başkalarına karşı kin, garez duygularıyla beslenmez. “Millet kavramının Kuran-ı Kerim’de olmadığından bahsedenler, şu Ayeti Kerimeden bi-haberdirler. Allah-ü teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar, biz, sizleri, bir erkek ile bir dişiden yarattık ve birbiriniz ile tanışasınız diye sizi şubelere (ırklara, kavimlere) ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki, Allah katında en şerefliniz, takvada en ileri olanınızdır. (Hucurat Suresi 13.Ayet)” Türk olmak zordur. Hele Türk olarak yaşamak daha zordur. Ama,40 Çerisi ile, Çin Sarayını basan Kürşad misali, Türk yılmaz. Kaşgarlı Mahmut, Divan-ı Lugati-t Türk adlı eserinde,”Tanrı Türkü, insanlık şerirlerinden, şakilerinden kurtulsun diye yarattı” diye yazmıştır. Namık Kemal ise Ecdadımızın heybeti, marufu cihanıdır.

Fıtrat değişir sanma. Bu kan, yine o kandır,

Diyerek, asırlar geçse de, Türkün kahramanlığı sürecektir demiştir. Mensubu olduğumuz Türk milleti ile iftihar ediyoruz. Yazımızı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleri ile noktalıyoruz..

“Arkadaşlar! Gidip, Toros Dağları’na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki, bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla Türk Milletini yenemez.” Ne Mutlu Türk’üm diyene. Sağlıcakla kalınız.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.