Dokumaya Dokunma!

Ülkemizde uzun yıllardır uygulanan özelleştirme projeleri kapsamında, Anadolu’ya özgü bir çok sanatsal ürün ve üretim değer kaybetmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün adını vermiş olduğu birçok alanda üretimsel Sümerbank geleneğinden gelen dokuma fabrikalarının kapatılması ile başlayan süreçte, Dokuma Halı da değerini kaybetti. Dokumacılık faaliyeti yitirdiğimiz Sanat dalları arasında yerini aldı.

11 Temmuz 1933 yılında Atatürk tarafından Sümerbank ismi verilen, Türkiye’de üretimin ekonomik devrimi olarak nitelenen fabrikaların yıllar içerisinde tek tek kapanması sonucu bir çok iş kolu bitme noktasına geldi. Bu iş kolları içerisinde bir çok kişiye iş imkanı sağlayan dokumacılık geriledi ve içerisinde bulunduğumuz yıl itibari ile neredeyse kalmadı. Çanakkale’de dokumacılıkla uğraşan sadece Ayvacık İlçesi’nde kaba üretim yapan vatandaşlarımız kaldı. Dokuma halı sentetik makine halılar karşısında teslim bayrağını çekti. Çanakkale’de dokuma halı ve kilim satan tek dükkanın sahibi Murat Poyraz kentimizde dokumacılık için değerlendirmelerde bulundu.

“DOKUMACILIK EL EMEĞİ GÖZ NURUDUR”

“Dokuma halı ve kilimler el emeği göz nurudur” diyerek konuşmasına başlayan Poyraz şöyle devam etti; “Şu anda Çanakkale’de yöresel Anadolu halıları ve kilimleri satmaya devam ediyoruz. Bu işi yapan tek dükkan olarak ayakta kalmaya ve direnmeye çalışıyoruz. Bu işe Çanakkale’de 3 dükkan başladık ve zaman içerisinde direnebilen bir tek biz kaldık. Satılan halılar, Balıkesir, Kütahya, Manisa, Uşak, Lüleburgaz ve Kayseri’den gelen halı ve kilimlerdir.

Yanlış devlet politikaları sonucu ve ülkemizde meydana gelen terör olayları neticesinde yurda ve kentimize turist gelmez oldu. Eskiden turiste satışımız olurken şu anda turiste değil tamamen yerliye satış gerçekleştiriyoruz. Yerli vatandaşlarımızın alım gücü ve maddi olanakları kısıtlı olduğundan dolayı satışlarımız son iki-üç yıldır durma noktasına geldi.

El dokuması halı sanattır, el emeği göz nurudur. Makine halı gibi içerisinde sentetik maddeler bulunmaz. Kuzunun üzerinden kırpılan yün iplik haline getirilir, tamamen bitkisel olan boyalarla boyanır, halı dokunur, yıkama işleminden sonra saçakları dikilerek hazır hale gelir. Bu işlemler dokumanın niteliğine göre günle, haftalar hatta yıllar bile sürebilir.”

“YANLIŞ POLİTİKALAR DOKUMACILIĞA DARBE VURDU”

Poyraz, yanlış devlet politikalarının dokumacılığı ölme noktasına getirdiğini, “Dokuma halı bizim tarihimizde yer alan ve Anadolu kültüründe var olan sanatsal bir üretimdir. Son yıllarda Anadolu’da üretimler dokumalar azaldı. Bu noktada en önemli sebep Devletin hükümetin artık destek vermemesi gösterilebilir. Anadolu’da atölyeler kapandı. Köylerde paralı dokuyan köylüler bile ister istemez artık bu işle uğraşmıyorlar. Başka farklı iş kollarında meyve bahçelerinde çalışmaya başladılar. Karşılığı alınamadığından dolayı vatandaşlar başka iş kollarına yöneldi” sözleriyle açıkladı.

Tunahan Ünsal



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.