Öğrenciler kaygılı

Üniversiteye giriş sınavı sisteminin değişmesinin etkileri sürüyor. Değişen sınav sistemini, Çanakkale’deki öğrencilere sorduk. Gecesini gündüzüne katıp çalışan öğrenciler, gerek sınav sistemi gerekse gelecekleri için kaygılanırken eğitim sisteminde de artık istikrar istiyor.

Üniversiteyi kazanabilmek için uzun yıllar emek veren öğrencilerin tabi tutulduğu sınav sistemindeki değişikliğin etkileri halen sürüyor. Değişen sınav sistemini Çanakkale’de konunun muhatabı olan lise son sınıf öğrencileri değerlendirdi. Öğrenciler değişen sınav sisteminin artılarını ve eksilerini kendilerini etkileyen yönleriyle açıkladılar.

“SINAV SİSTEMİ ZAMANSIZ DEĞİŞTİ”

Sayısal öğrencisi Özgür Hüsmenoğlu, Sınav sisteminin zamansız değiştiğini söyledi. Hüsmenoğlu “Sınav sisteminin bu şekilde değişmesi bizi memnun etmedi. Ortada hazırlıksız bir durum var. Eski sınav sisteminde daha başarılı olacağımı düşünüyorum. Bu sistemde başarı oranımda düşüş olacaktır. Sayısal öğrencisi olarak yeni sistemin ilk oturumunda tarih, coğrafya, felsefe çözmememiz benim işime yarıyor. Fakat soru sayılarının düşmesiyle, daha az yanlış yapma durumunda kaldık. Ve bu da bizi zor durumda bırakıyor. Sene başından beri YGS mantığına göre çalıştım ve sorular çözdüm. Soru sayısı azaldı ve ben bir çok konuya boş yere çalışmış oldum. Bu da bana zaman ve emek kaybettirdi. Eski sınavında, yeni sınavında artıları ve eksileri mevcut. Ama bu sistemde başarılı olma ihtimaliz düştü” dedi.

“EĞİTİM SİSTEMİNDE İSTİKRAR İSTİYORUZ”

Eşit ağırlık öğrencisi Batuhan Küçük ise eğitimde istikrar isteyen öğrencilerden… Küçük sınav sistemini, “Öğrenci olarak soru sayısının azalması demek, çalışacağımız konuların azalması demek. Fakat ortada bir sorun var. Dört yıldır, lise hayatımızdan beri YGS’ye hazırlandığımız için bütün derslere ağırlık vermiştik. Şimdiki sistemde ise elimizde bir tek Türkçe ve matematik kaldı. Peki biz neden bunca yıldır bu kadar derse emek veriyoruz? Ayrıca biz tarih, coğrafya ve felsefe kitaplarını boşuna mı aldık? Neden bu kadar bu kitaplara masraf yaptık? Yapılan tüm harcamalar, ailemizi zor durumda bıraktı. Bugün bir tane kitap 45 TL, ben aldığım kitapları kışın sobaya atıp ısınacağım. Bizim temel kaygımız bu sisteminde sene içinde TEOG sınavı gibi sınava iki ay kala değişeceği. Öğrenciler olarak artık eğitim sisteminde istikrar istiyoruz. Bizim suçumuz 2000’li yıllarda doğmak mı?” cümleleriyle değerlendirdi.

“YENİ SINAV SİSTEMİ EN ÇOK SÖZEL ÖĞRENCİLERİNİ ETKİLEDİ”

Sözel öğrencisi Erol Tuğrul Emektar, sistem değişikliği en çok sözel öğrencilerini etkiledi dedi. Emektar “Sözel derslerinin ilk oturumda kalkmasından dolayı sözle soru çözemeyeceğim. Ben eşit ağırlık yada sayısal öğrencisi değilim ki ilk oturumda matematikten bir başarı elde edebileyim. Değişen sınav sisteminde en büyük zararı ilk oturumda sözel olmamasından dolayı sözel öğrencileri görecek. Bu durumda bizim başarı durumumuzu ve aldığımız puanları etkileyecek. Eskiden üniversiteyi bilgimle kazanacakken şimdi işimiz şansa kaldı. Sözle öğrencisi olarak matematik çözme zorunluluğum benim motivasyonumu olumsuz olarak etkiledi” açıklamalarında bulundu.

“DÖRT YILLIK EMEĞİMİZ, AZ SORUYLA ÖLÇÜLÜYOR”

Sayısal öğrencisi İrem Ünsal ise soru sayılarının az olması, değerlendirmenin düzgün yapılabilmesini zorlaştırdığını ifade etti. Ünsal yeni sistemle ilgili, “Eski sistemde soru sayısının daha fazla olması bizim için avantajdı. Puanların çeşitli olması meslek seçimlerimizde kolaylık sağlıyordu. Dört yılda görmüş olduğumuz derslerin 80 soru içersine sıkıştırılması üniversiteyi kazanma şansımızı zora sokacak. Ayrıca dört yıldır dersini gördüğümüz Fizik dersinden 55 konunun sadece 13 soru olarak bize geri dönüşü bizi kaygılandırıyor. Biz 55 konunun hangi birine çalışacağız. YKS sınavının en kötü özelliği ilk oturumunda sadece Türkçe ve Matematik derslerinin olması… Geleceğimiz için endişeliyiz. Galiba bizim sorunumuz Milenyum çocuğu olmamızdan kaynaklanıyor” ifadelerinde bulundu.

Tunahan Ünsal



, , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.