ALGINI SEVEYİM

Çanakkale Domatesi üretici tabiri ile ‘sonlama’ domatesin tarladan satış fiyatı üç kat artmış ve üreticinin yüzü gülmüş. Daha önce kilosu 40 kuruşa satılan domatesin üretene açtığı zararı düşünürsek üç kat fiyat 1 ay daha sürecek satış dönemi için kurtarıcı olur mu bilinmez…

Üreten, komisyoncu ve tüketen zincirinde değişen bir şey yok. Çanakkale’de domates tarladan 1.20, İstanbul’da 3 lira, Çanakkale Pazarında 2.5 lira… Üreten ve tüketen dertli. Komisyoncu ne denilirse denilsin cevap bile vermiyor çünkü yaşamından memnun.

Yıllardır domatesteki mildiyo ve tuta hastalığı gibi çözülemeyen bir sorun bu üreten ve tüketen dengesi…

Komisyoncu bölümünü geçtik…

Üretmek için verimli topraklara bakalım birazda…

Torba Tasarının 53, 54, 55, 56 ve 61 maddeleri Türkiye doğasında, dağlarında, ovalarında, ormanlarında, meralarında, yaşam alanlarında geri dönüşü olmayacak yıkımlara yol açacağı kesin.

Kanun tasarısının 54.maddesi yasalaşırsa; madencilik faaliyetleri için gereken Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) ve diğer izin süreçlerinin 3 ay içinde bitirilmemesi halinde izin verilmiş sayılacak. Bu tasarı, madencilikte Türkiye’nin tüm çevre mevzuatını rafa kaldıracak.

Madencilik adı altında ormanların talana açılması yetmemiş, tasarının 55. maddesi ile orman alanlarında yapılacak madencilik faaliyetleri için ilk 10 yıl için herhangi bir bedel alınmayacağı düzenlemesi getiriliyor.

Tasarının 56. maddesi ile “jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik faaliyetler için ÇED kararı aranmayacağı” düzenlemesi getirilerek Kazdağları ve diğer hassas alanlar madencilerin insafına bırakılmak isteniyor.

Hal böyleyken, ‘üretenin yanındayız. Çiftçimize destek oluyoruz. Köylümüz başımızın tacıdır’ diyebilmek, ekonomik zinciri bilmemek ya da bilinse de kamuoyuna hissettirmemek çabasından başka bir şey değildir.

Hani son günlerin moda tabiri ‘algı yönetimi’ diyor ya iktidarın Çanakkale’deki yerel temsilcileri…

Asıl algı yönetimi bankalara esir düşmüş, emeğinin bedelini alamayan üreticiyi ‘durumu iyi’ olarak göstermektir televizyonlarda gazetelerde…

Dağlar,ovalar,meralar da madenciliğe kurban edilirse vay benim köylümün haline…

Olsun yol yaptılar” diyenlere de selam göndermek kaydıyla, yeni müjdeler beklediğimi ifade etmek istiyorum.

Üreticimizden sonra, işçimizin de, memurumuzun da, emeklimizin de yüzü gülüyor” gibi…

Hayırlı Cumalar.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.