Nereye Gidiyorsun Eyy Ekonomi!

Sınır ötesi askeri operasyonlar, Amerika ile vize problemi, altın tahvil dönemi gibi gelişmelerin yaşandığı şu günlerde Çanakkaleli esnaf ve işletme sahipleri, ekonomide gelecekten beklentilerini ve endişelerini gazetemiz ile paylaştılar.

8 Ekim’de keşif timleri, 12 Ekim’de de 100 askerle intikale başlanan İdlib operasyonundan, Amerika Birleşik Devletleri ile karşılıklı vize krizine kadar birçok olumsuz gelişme ekonomiyi de etkisi altına aldı. Vize krizi başladığı gün, döviz ve altında meydana gelen artış piyasada karamsarlığa neden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile 10 günlük süreç için başlatılan ve önceki gün sona eren Altın Tahvili Dönemi ile yastık altı birimkilerden 500 kilogram altının Ziraat Bankası güvencesiyle ekonomiye kazandırılması piyasada can suyu niteliği taşıdı. Peki, Çanakkale özelinde ekonomi ne durumda? Çanakkale’de ekonominin gidişatı konusunda işyeri ve şirket sahipleri görüşlerini gazetemiz ile paylaştı. Camcıdan kuyumcuya, dönerciden çaycıya kadar farklı sektörlerde hizmet veren Çanakkaleli esnafların bazıları gelecekten umutluyken bazı esnaflar ise piyasaların durgunluğundan endişeli…

EN BÜYÜK SIKINTI ELEMAN BULMAK

Keskin Cam – Ali Keskin: “1995 yılında camcılık mesleğine başladım. Türkiye’de ekonominin bozuk olduğuna, kötü gittiğine inanmıyorum. Üretebilirsek süper güç de oluruz, istediğimiz yerlere de geliriz. Ancak en büyük sıkıntımız çalışan eleman bulamamak. Alttan yetişen çalışan konusunda ciddi problemlerimiz var. 15-20 yıl sonra cam takacak adam dahi bulamayacağız. Ben şuan için yanımda 5 kişi çalıştırabilecek ekonomik güce sahibim. Eleman talebim de var. Ancak çalışacak kimse bulamıyorum. Çanakkale’de inşaat sektörünün hareketlenmesi hizmet ettiğim sektör de dahil birçok sektörü hareketlendirdi. Umutla bakmamız gerekiyor. Ben kötümser değilim.”

İŞSİZLİK YOK İŞ BEĞENMEME VAR

Ses Elektronik Şirket Müdürü – İsmail Sessiz: “Çanakkale gıda, mobilya, demir çelik, maden gibi sektörlerden ekonomiye katkısı olan firmaları içinde barındırıyor. Turizmle ilgili desteklemeler de var. Akçansa, İçdaş, Doğtaş, Kale Seramik gibi köklü sanayi kuruluşlarımız var. Üniversitemizin kentteki rolü çok büyük. Tüm bunlar kentin değerleri. Dünya organik gıdanın önemini kavradıkça, tarım ürünlerinde önde olan kentimizin de bundan faydalanacağını düşünüyorum. Halkın alım gücü ne iyi ne kötü. Bunun yanında burası emekli ve öğrenci kenti. O yüzden Türkiye’nin ekonomisinden pek fazla etkilenmiyor. Ülkedeki kriz en son bu kente yansır en son da bu kentten çıkar. Sanayi bölgelerinde bu krizler daha çok hissedilir. Ülke genelinde piyasaların durgun olduğunu söylemek mümkündür. Dünyanın gergin gidişatı, dövizi etkiliyor, faizleri etkiliyor. Bu da paranın yönünü değiştiriyor. Hükümetin getirdiği güven ve istikrar ile birtakım politikalar var. Gerek bölgemizdeki siyasi krizler, gereksel küresel güçlerin kavgası ülkemizi etkiliyor. Türkiye zor bir durumda ancak piyasada bir güven. İşini bilen iyi bir hükümet ve ekonomiyi iyi bilen bir ekip var. O yüzden avantajlıyız. Bu durgunluğun Mart ayına kadar devam edeceğini düşünüyorum. Bazı vatandaşlar geçinemiyoruz diyor ama yaşam tarzı çok değişti. Telefonsuz, arabasız insan kalmadı. Gelir gider dengesi kurulamıyor. Biraz kanaatkar olmak lazım. Hükümet bir taraftan işsizlik oranlarından bahsediyor, orta ölçekli işletmelere bakıyorsunuz, eleman bulamıyorlar. İŞKUR’a gidin bir yığın insan var. Ülkede işsizlik yok, işbeğenmemezlik var.”

KÖYLER BOŞALDI ÜRETİM AZALDI

Elif Çeyiz – Fikret Esen: “Ekonomi biraz zorda. Çanakkale özelinde konuşuyorum müşteri potansiyelinden çok esnaf var. Dolayısıyla pasta bölünüyor. Avrupa’nın ekonomisine bakıyoruz bizden daha berbat. Biz yine iyiyiz. Tarım ürünlerimiz ile kendimize yetebiliyoruz. Her zaman dediğim gibi 15 Temmuz’dan sonra ekonomi sarsıldı ancak Cumhurbaşkanımızın dik duruşu bunu çabuk atlatmamızı sağladı. Yoksa dağılıp, giderdik. Kirası ve borcu olan esnaf zor durumda evet ama bu bir süreçtir. Piyasalarda bir durgunluk söz konusu. Eskiden herkes alışverişlerini pazardan yapardı çünkü ucuz olurdu. Şimdi mağazalar daha ucuz. Çünkü çok dükkan açıldı, rekabet başladı. Ülke ekonomisine gelince, dünyada ortam gerildikçe istikrar sarsılır ve herkes güçlü paraya doğru kayar. Ortadoğu’da şu an da yaşananlar başka hükümetler zamanında yaşansa idi, herşey bitmişti. Biz tüm olumsuzluklara rağmen iyi durumdayız. Muhalefet partileri sürekli eleştirilerini, saray üzerinden makam araçları üzerinden yapar. Bunlar dıştan gelen elçilere karşı ihtişamı sergiler. Hiçbir şeyi bulamayınca eleştirecek, öneri de yok bunlara sarıyorlar. Madem ekonomik tedbirler yanlış, onlar yeni önerilerde bulunsun. Dış güçler muhalefet üzerinden hükümeti zayıf gösterme ve zaafiyete uğratma derdinde. Cumhurbaşkanımız dünya çapında bir lider. Ancak yaşam tarzlarımız değişti, insanların gider kalemleri lükse kaçtı, geçim zorlaştı. Zaman içerisinde köyler boşaldı, üretim azaldı. İktidarı eleştirme noktasında gelince memur kadrolarının şişirilmesini eleştirebiliriz. Işsizliği önlemek için daha sağlam yatırım ve politikalara ihtiyacımız var.”

KENT PARASINI ALTINA YATIRIYOR

Türkerler Kuyumculuk – Necip Türker: “24 yıldır kuyumculuk işiyle uğraşıyorum. Bu yörede insanların genelde yatırım aracı olarak ilgisi altın odaklı. Ellerine geçen parayı altınla değerlendiriyorlar. Bence de en güvenli yatırım aracı altındır. Kuyumcular zaten dövizden ziyade altını daha çok sever. 2001 yılında altının ONS fiyatı 1920 liraları gördü. Şu an için 1305’te altın. Daha çok düşük yani pahalı değil. Ben altın fiyatlarının Türkiye şartları ile çok ilgili olduğunu düşünmüyorum. Dünyadaki seyir altın için daha önemli. Çanakkaleli arttırabildiği paranın büyük bir dilimini altına yatırmayı tercih ediyor. Yani bu kentte altına olan ilgi oldukça fazla. Çanakkale’de gayrimenkul de çok değerli. İnsanlar zaten biriktirdiği bu altın ile de daha çok gayrimenkul yatırımı yapıyor. Kentliler biriktirdikleri altınların bir daire parasına yakın olması durumunda altınlarını bozdurarak ev sahibi olmayı gözetiyorlar. Ekonomide bir durağanlık görmüyorum. Bakıldığında gayet birikim ve yatırım yapılabilir bir piyasa seyri mevcut.”

EKONOMİ İYİYE GİDİYOR

Murat Optik – Murat Tek: “Şu an ülkenin gündeminde haliyle bir ekonomik kriz var söylentisi mevcut. Ancak kriz çözülebilecek bir kriz gibi görünüyor. Herkes cebindeki parayı saklama eğiliminde. Piyasaya çıkarmadıkları için büyük ihtimal Çanakkale’deki inşaat satışlarından başlayarak, kuyumcusuna, gözlükçüsüne, giyimcisine, ayakkabıcısına kadar hepsine yansıyacak. Önümüzdeki aydan itibaren satışların daha da artacağına inanıyorum. Bizim sektördeki alışveriş oranından şu an çok memnunum. 1999 yılındanberi bu sektörde hizmet veriyorum. Bu iş yerimizi yeni açtık. Daha 2 ay oldu. Çanakkale’de belli başlı sektörlerde bir pasta var. Bu pastayı belli bir şekilde paylaşılıyor. Ancak bir sektörde gereğinden daha fazla şirket ve iş yerinin olması pastanın daha çok bölünmesine yol açıyor. Bu saatten sonra ben kendi sektörüm için söylecek olursam daha fazla iş yerinin açılacağını düşünmüyorum. Yerelde ve ülke bütününde ekonominin olumlu seyrettiği kanaatindeyim.”

GAYRIMENKULDE SIKINTI VAR

Başer Gayrimenkul – Fikri Başer: “Çanakkale’de gayrimenkul faal bir durumda ancak son 6 aydır hem arazide hem konutlarda bir durgunluk var. Sebebi bu işi yapanların ‘Para yok’ demesi. Eskisi gibi çok talep de yok. Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsü projesi kentte gayrimenkul açısından fiyatların artmasına neden oldu. Ancak 6 aydan beri yüksek fiyatlar revaş görmüyor. Geleceğe bağlı olarak yapılan yatırımlar doyuma ulaştı zaten. Dönümü örneğin 100 bin TL’ye satılan yerler, şimdi 60-70 Bin TL’den dahi talep görmüyor. Kentte çok fazla sayıda 1999 yılının milat olduğu eski binalar var. Bu binalar kentsel dönüşüme girecek. Kentsel dönüşüm vesilesiyle çoğu vatandaş eski binalarını yenilemek istiyor. Ancak mal sahipleri hem evlerinin yenilenmesini hem de yeni daireler sahibi olmak istiyorlar. Müteahhitler bu duruma sıcak bakmıyor.

KENTİN EKONOMİSİ SINIRLI

Günay Yıldız – Çanak Döner: “Aslında ekonomik değerlendirme yapmak çok kolay değildir. Biraz ülkeyi tahlil etmek gerekir. İşletmeleri ayakta tutabilmek çok da kolay değil. Fiyatlardaki zamlanmaları hissediyoruz. İşlerimiz zaman zaman iyi zaman zaman da kötü oluyor. Çanakkale’de yaşamak bir ayrıcalıktır. Ekonomisi çok iyi olan bir kent olduğumuzu söyleyemeyiz. Ekonomileri sınırlı olan kesimlerin yaşadığı bir kent. Öğrenciler, memurlar ve emekliler. Bu insanlar bizim insanımız. Ülke ekonomisi çok iyiye gitmiyor. Büyük resme bakmak isterseniz bunu görürsünüz. Ben eski kuyumcuyum. Altın ve döviz inanılmaz yükseldi. İnsanların çok mutlu olduğunu söylemek zor. Ekonominin iyiye gittiğini düşünmek dar düşünmektir. Bu geçiçi mutluluktur. Halının artına pislik süpürmek temizlik demek değildir. 1 milyon 350 Bin ton et ihtiyacımız var. Bunun 450 binini karşılayabiliyoruz. Sırbistan’dan 5 bin ton et gelecek. Bilmediğimiz bir et yiyeceğiz. Bu işlerin çözümleri basittir. Bence içteki problemleri çözmek daha doğru. Ben de gidip etimi Ayvacık’tan alıyorum, içine de sevgimi katıp öyle satıyorum.”

Süleyman Uzunoğlu – Çay Ocağı İşletmecisi: “12 yıldır Biga’da tekstil üzerine bir dükkan işletiyordum. Şimdi Merkez’e geldim ve çay ocağı açtım. Ülke olarak allak bullak bir dönemdeyiz. İnsanlar geçinebiliyor evet ama kredi ile borç ile. Bir yandan da kazandıklarından fazlasını harcıyorlar. Hem lükse yönelik hem de ihtiyaçlar anlamında söylüyorum bunu. Biga’da aslında önceleri ekonomi, Merkez İlçe’den daha canlı idi ama ilçenin ortasına açılan AVM küçük esnafın işini bozdu. Artık herkesin arabası da var. Biga’da ya da Çanakkale’de olan bir ürünü bir ihtiyacı vatandaş gidiyor Gönen’den Bursa’dan alıyor. İşverenlerin durumu daha fena. Yüzde 60’dan oranında işverenin sigortaya borçlu olduğunu düşünüyorum. Büyük işletmeler, vergi indirimi, sigortada kolaylık derken işin içinden çıkıyor ama küçük ve orta ölçekli işletmeler için durum fena.”

Engin Ören – Dilek Akşen



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.