Marmara Depremi geliyor mu?

Marmara Denizindeki depremlerin sayısının azalmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Doğan Perinçek, dün sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Doğan Perinçek sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak, Marmara Denizindeki depremlerde bir azalma olduğuna dikkat çekti. Perinçek; “Önceki aylarda her gün ortalama 2-3 depremin yaşandığı Marmara ve dolayları neden bu kadar sessiz?” diye sordu.

Prof. Dr. Perinçek açıklamasına şu ifadelerle devam etti:

 MARMARA DENİZİ ve DOLAYINDA NELER OLUYOR?

“Bugün Marmara Denizinde son 30 günün en büyük depremi oldu. Üsteki harita bu gün saat 11.39 da 3,3 büyüklükte 3,8 km derinlikte olan depremi göstermektedir. Son 30 günde Marmara Denizi dolayında toplam sadece 13 deprem yaşamışız. İkinci ve üçüncü harita ise 16 Ağustos 2017 ve 8 Ağustos 2017 tarihleri itibarıyla verilen tarihten bir hafta öncesinde olan deprem sayısını göstermektedir.  16 Ağustos 2017 tarihinden önceki 7 gün içinde Marmara Denizi ve dolayında sadece 4 adet deprem yaşadık 8 Ağustos 2017 tarihinden önceki 7 gün içinde Marmara Denizi ve dolayında sadece 5 adet deprem yaşadık. Önceki aylarda her gün ortalama 2-3 depremin yaşandığı Marmara ve dolayı neden bu kadar sessiz?”

Prof. Dr. Perinçek defalarca kez dile getirilen büyük Marmara Depremi için enerji birikimi bulunabileceğini, bu sessizliğin 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümüne gelirken bir uyarının öncüsü olabileceğini dile getirdi.


NEDEN SON 16 GÜNDE SADECE TOPLAM 9 DEPREM OLDU?

“Bu gün olan 3,3 büyüklükte deprem beklediğimiz depremin öncüsü olabilir mi? Bu deprem öncü olmasa bile, öncü gibi düşünüp geciktirdiğimiz tedbirleri almak için, bizim bu son depremi bir uyarı olarak almamız gerekmez mi? Bir jeolog olarak tek dileğim, her an gelebilecek büyük Marmara depreminin bize ihtiyacımız olan zamanı bırakması.  Beklenen deprem Marmara Denizi veya Marmara Denizi dolayında olabilir. İstanbul dışında Kuzey Anadolu Fayının geçtiği herhangi bir yerde büyük depremi yaşayabiliriz. Yetkililerin yada bilim insanlarını bu konuda gayretleri uyarıları yeterli değil. Halkımıza da büyük görev düşüyor. Depremin zararını azalmak için değil de rant için gayret gösteren kişileri denetlemek hem yerel yönetimlerin hem de halkımızın görevi.  Deprem korkusunu ranta çevirmek isteyenlere ve bunu siyasi amaçları için kullananlara fırsat vermeyelim. Her geçen gün daha da kirlenen ticaret hayatının denetlenmesi ancak halkımız tarafından sağlıklı bir şekilde yapılacağı inancındayım. Bunu söylediğim için üzgünüm; itiraf ediyorum benim bizi yönetenlere güveninin azaldı! Bunun için delil mi istiyorsunuz. Özellikle İstanbul’da yeniden yapılaşmayı yapan kuruluşlardan bazılarının içler acısı tutumuna yakından bakın.”dedi.

 

Dilek Akşen

 



, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.