SAMANDAN SONRA!

                         SAMANDAN SONRA!

Buğday da ithal ettik. Hani, gıda konusunda kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik? AKP iktidarı yol yaptı. Köprü yaptı. Başka? Tarım ne oldu? Çiftçi ne alemde? Samanı ithal ettik, kimse işin farkına varmadı. Varamadı. Zira cambaza baktırıldığımız için, arada kaynadı gitti. Tabii ki, samandan sonra sıranın Buğdaya geleceği kesindi. Tarım politikamız iflas etmiştir. Koalisyon hükümeti döneminde, Tarım İl Müdürlüğü, önceleri de TİGEM Müdürlüğü yapmış birisi olarak: izlenilen tarım politikalarının yanlış olduğunu söylemek, kehanet olmayacaktır. 15 yıl önce, Görevde olduğumuz yıllarda, Türkiye’nin 20 Milyon ton hububat üretimi vardı. Bunun 10 Milyon tonu, ihtiyat olarak saklanır, geri kalanı ise ülkemize bol bol yeterdi. Ne oldu da iş bu hale geldi? 15 yılda Tarımı, Çiftçiyi, köylüyü yok ettiler. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Rusya’dan buğday ithalatının hafta başında tekrar başladığını ve Rusya ile ticari ilişkiler önündeki engellerin “çok kısa sürede” tamamen kalkmış olacağını söylemiş. Hayırlı bir haber verir gibi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyi Forumu kapanış oturumunda konuşan Zeybekçi, Rusya ile hizmetler ve yatırımları kapsayan bir serbest ticaret anlaşması için de görüşmelerin sürdüğünü ifade ederek, “Engellerin kaldırılması ile ilgili önemli bir süreç yaşıyoruz, bunlar çok kısa sürede tamamen kalkmış olacak. Diğer taraftan Rusya ile de hizmetler ve yatırımları kapsayan bir serbest ticaret anlaşmasının görüşmeleri de hızla devam ediyor” dedi. Zeybekçi toplantının ardından “Rusya’dan buğday ithalatı Pazartesi günü başladı diye gazetecilere açıklama yapmış. Rusya’nın ikinci büyük buğday, en büyük ise ayçiçeği yağı ihraç pazarı olan Türkiye, Mart ayı ortasında yapılan düzenleme değişiklikleriyle bu ülkeden ithalatın maliyetini yükseltmiş ve Rusya’dan buğday ithalatı durma noktasına gelmişti. Rusya’dan buğday ithalatının durmasına yol açan anlaşmazlık, 3 Mayıs’ta yapılan Rusya-Türkiye zirvesinde çözülmüştü. Ne diyelim ki? Ama yol yapıyorlar! Köprü yapıyorlar! Öyle mi? Yapsınlar bakalım.

                                     GÜLELİM

Öyleyse gelin, ağlanacak halimize gülelim. Bektaşi’nin bir uyuz eşeği ile besili bir ineği varmış. İnekten süt sağıp satan Bektaşi, kazandığı paranın yarısıyla uyuz eşeğine arpa alıyormuş. Eşeğin bir işe yaramadığını gören Bektaşi, bir gün dayanamayıp dua etmiş:
– Ey yüce Allah’ım, beni şu eşekten kurtar!.. Ertesi sabah ahırın kapısını açan Bektaşi, bakmış ki; ne görsün? İnek ölmüş, eşek kalmış. O hırsla sokağa fırlayan Bektaşi, milleti ahıra toplamış ve sormuş: – Ey ahali!.. Şu yerde yatan nedir? Kalabalık hep bir ağızdan cevap vermiş: – İnektir!.. – Ya şu ayakta duran uyuz nedir? – Eşektir!.. Bektaşi açmış ellerini, bakmış yukarıya; başlamış sitem etmeye: – Ey yüce Allah’ım, sana kırk yılda bir ricada bulundum; eşekle, ineği birbirine karıştırdın! Sağlıcakla kalınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.