Emekli kenti mi, turizm kenti mi?

Emekli kenti mi, turizm kenti mi?

Turizm kenti olarak adlandırılan Çanakkale, Merkez İlçesinde varlık içinde yokluk çekiyor. Yerli yabancı turistler için Merkez’de bir hareket alanı bulunamıyor. Truva Atı, Çimenlik Kalesi ve Aynalı Çarşı etrafında dönen turizm hareketi gelir elde etme noktasında kısır kalıyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Binası, Çanakkale Gümrük Hizmet Binası, Çanakkale Mekor Hayyim Musevi Sinagogu, Piri Reis Müzesi, Eski Ermeni Kilisesi, Madam Kety Evi, Eski Hastane Kalıntıları gibi konumu gereği çok kıymetli yerde bulunan binalar turizm açısından büyük önem taşıyor.

Gelibolu Yarımadası ve Truva Antik Kenti gibi evrensel değerleri bünyesinde toplayan Çanakkale’de hızla planlı ve doğru yol haritalı adımların atılması gerekiyor. Merkez’e gelen yerli ve yabancı turistler kısa süre içerisinde burayı terk ediyor. Vatandaşlara ve şehrin turizmcilerine şehrin turizm açısından hareketlenebilecek noktaları hakkında görüşlerini sorduk. Şu anda kurumlar aracılığıyla vatandaşın hizmetine sunulan, kapısına kilit vurulan ya da atıl halde kaderine terk edilen binaların bir an önce turizme kazandırılması bekleniyor.

2018 Troia Yılı’na hazırlanan Çanakkale’de turizme hizmet eden kararlı adımların bir an önce atılması gerektiğini düşünen turizmciler ve vatandaşlar görüşlerini şu şekilde aktardı:

Abidos Travel – İsmet Balkan: Turistlerin Çanakkale içindeki aktivitelerini nitelikli hale getirmek gerekir. Bu müzeler ve etkinlik alanları ile olur. Şu anda yapılan Mecidiye Tabyaları bu anlamda güzel bir etkinlik alanı örneği olacaktır. Milyonlarca para harcanarak yapılan Piri Reis Müzesi, Hastane Bayırı ve hatta ileri dönemde Fevzi Paşa Mahallesinin turizme kazandırılması gerekir. Elimizde Gelibolu Yarımadası ve Truva gibi değerler var. Bir de bunu kent merkezinde bulunan tarihsel değerler ile zenginleştirirsek,  Çanakkale önümüzdeki on yıllık turizm yatırımını doğru adımlar ile başlatmış olur.  Bölgeden ne bekliyoruz? Emekli kenti mi olsun turizm kenti mi? Bizim en temiz gelir elde edebileceğimiz sektör turizmdir.

Fikriye Sezer: Çanakkale birçok tarihi anı ile dolu bir kent.

Bu anılar bir daha geri gelmez.  Kent içindeki tarihi yapılar bizim gurur kaynağımız. O yüzden her biri halka açılmalı, turizme kazandırılmalı. Mesela kentimiz içinde savaştan kalma toplar sergileniyor. Ama tanıtımı eksik olduğu için herkes önünden geçip gidiyor.

Binnur Acar: Halkımız tarihimiz konusunda bilinçlendirilmelidir. Ben birçok tarihsel değerimizin tanıtımının da eksik olduğunu düşünüyorum. El birliği ile hareket ederek kentte var olan değerleri canlandırmalı ve turizme kazandırmalıyız.

Nur Sevim Azap:  Tarihi yapılarımızın halka ve turizme açılmasını canı gönülden isterim. Aslında bu adımların bir an önce atılması gerekir.  Çocuklarımızın da tarihimizi öğrenmesi açısından da bu çok iyi bir adım olur. Gelibolu Yarımadası bizim için çok önemli bir tarihsel değerdir. Ama turizmin canlanması açısından yeterli olamaz.

ÇATOD Genel Sekreteri Armağan Aydeğer: Bölgemizde kültürel ve tarihi değer taşıyan mekânlarımızın belli bir süreç içerisinde bölge ekonomisine ve turizme kazandırılması oldukça önemlidir. Bu yapıların içinde bulunduğu durumu şu anda kestirmek mümkün değil. Bu niyetle bir çalışmanın başlaması önemlidir. Ama zaman içerisinde atılması gereken bir adımdır. Bir Nisan başından itibaren 2018 Troia Yılı kapsamında çalışmalar bir resmiyet kazanacak. Etkinliklerin doğru bir planlama ile başlaması gerekir. Kurum ve STK’lar ile Çanakkale halkının üreteceği projeler bu anlamda çok önemlidir.

Zafer Güneş: Piri Reis Müzesi, Madam Kety Evi gibi birçok unsurumuzun cazibe merkezi haline gelmesi bütün seyahat acentelerinin ortak özelliğidir.  Eğer kente turist çekmek istiyorsak; Çanakkale değerlerinin artık gün yüzüne çıkarılması gerekir. Yurtdışındaki insanlar Türkiye’yi bilmese bile Truva’yı bilir. İşte bu değeri canlandırmak ve turizm açısından gelir elde etmek için kararlı adımlar atmak gerekir.

Akol Otel Müdürü Serhat Koçarslan: Özellikle kordon boyunda birçok otel bulunuyor ancak yerli ve yabancı turistler için bir destinasyon söz konusu değil. Kültürel turların yapılabileceği, merkezde turistlerin gezebileceği bir yerimiz yok. Bereket bir Truva Atı var.  Bizim kentimizde tarihi değer taşıyan çok unsur var ancak kıymeti bilinmiyor.  Örneğin yurtdışında tarihi bir yere alelade bir kafeterya açamazsınız. İlle de bir işletme açılacaksa tarihi doku ve atmosfer asla bozulmuyor.  Tarihi bir yapının atıl bırakılmasına da çok karşıyım.  Otelimize gelen yerli turistlerimiz bize zaman zaman merkezde gezebileceğimiz neresi var diye soruyor?  Turizm kentiyiz diyoruz ama karşılığını bulmak oldukça zor. Dilek Akşen



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.