Huyu Mavi Suyu Çanakkale

Huyu Mavi Suyu Çanakkale

Ülkemizin milli bir değeri, Çanakkale’nin gururu olan bir kadın sporcu Birgül Erken… Milli forma ile ülkesine dünya çapında iki bronz madalya kazandıran, üç kez de Türkiye şampiyonu olan Erken ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

24-26 Mart 2017 tarihleri arasında Çanakkale Anafartalar Olimpik Yüzme Havuzu’nda düzenlenen Serbest Dalış Havuz Branşları Türkiye Şampiyonası’nda İTÜ-SAS adına yarışan Çanakkaleli Milli Sporcu Birgül Erken Çift Palet Branşında Türkiye rekoru kırdı. Üç altın madalya kazanmak sureti ile üç kez Türkiye Şampiyonu oldu. TSSF’nin planlı faaliyetleri arasında yapılan Serbest Dalış branşlarındaki yarışmalarda Birgül Erken tüm sporcular arasında bireysel olarak en çok madalyayı kazanan kişi oldu. Erken’in hedefi bu yılki Avrupa Şampiyonası’nda yarışarak ülkesine yeni bir rekor hediye etmek.

Sizi tanımakla başlayalım isterseniz…                                                                                              

“1972 yılında Çanakkale’de doğdum. Edebiyat Öğretmeniyim. Evli ve bir erkek çocuk annesiyim. Çocukluk, ilk gençlik yıllarından bu yana spor benim yaşam biçimim. Su sporlarının ise hayatımdaki önemi büyük. Ayrıca fotoğrafa olan tutkum hiç harareti düşmeden devam ediyor. 2010’da sualtı fotoğrafçılığına başladım. Çanakkaleliyim. Deniz çocuğuyum. Küçük yaşlardan beri sporun içindeyim. Sabah kalkar kalkmaz ip atlıyorum. Yüzme, voleybol ve atıcılık branşlarında lisanslı sporcu olarak büyük başarılar elde ettim hiç ara vermeden  çalışmalarımı yüksek tempoda sürdürüyorum. Eşim tıp doktoru ve antrenörüm olarak bana büyük kolaylıklar sağlıyor. Oğlum profesyonel olarak basketbol oynuyor. Sporcu bir aileyiz. Spor benim yaşam biçimim ve hayatımın odağında bir değer.”

Güne sporla başlayıp sporla bitirmek nasıl bir duygu? Çoğu insan sabahları işe gitmekte bile zorlanıyor…

Spor bir bağımlılık aslında. Benim de çok zorlandığım yerler var.  Bazen su soğuk oluyor, girmek istemiyorsun ama şunu biliyorum, canım istemeyerek bile uyanmış olsam spor beni mutlu edecek. Seratonin hormonları sporla birlikte harekete geçecek.

Ailecek sporla iç içe yaşıyorsunuz.  Sık seyahat ediyorsunuz… Annelere ne tavsiye edersiniz?

Kendi dünyasında yaşayan bir çocukken sporla kendimi ifade etmeyi ve hak aramayı öğrendim. Spor çocuğun özgüvenini yerine getirir. Herkes sporla iç içe olmalıdır.  Biz oğlumun bebeklik döneminden beri çok gezeriz ve onu gittiğim her yere yanımda götürdüm. Bu onun ufkunu geliştirdi. Sürekli evime yeni eşyalar almakta değil yaşamda gözüm vardı benim… Çocuğum için de en iyisini yaptım.

En çok madalya alan sporcu olduğunuzu duydum. Bu kentte yaşayan bir kadın olarak benim için de bir gurur kaynağısınız. Önümüzde yeni bir rekor var mı?

100’ü geçmiştir madalyalarımın sayısı… Artık madalya almaya alıştım tabii… Zaman içerisinde hazlarınız ve beklentileriniz değişiyor… Bisikletle sualtında en uzun mesafe gitmek rekorunu deneyeceğim ve kıracağım. Söz konusu rekoru daha önce bir İtalyan sporcu 67 metreyle kırmış ama erkekler klasmanında. Dolayısıyla kadınlarda bu rekoru kıran yok. Ben 68 metreyle bu rekoru kırmış olacağım. Bisiklet ile de sağlıklı yaşama dikkat çekeceğiz. Eylül ayında TÜYAP’ta sağlıklı yaşam, Fitness ve bisiklet fuarlarında bu denemeyi yapacağım. TÜYAP bunu destekliyor ancak ben ana sponsoru henüz bulamadım. Milli sporcu olarak bile kırdığımız rekorlarda ödül yönetmeliğimiz yok. Bunu değiştirmek ve serbest dalış branşının olimpik olması için çalışıyoruz.

Çanakkaleli genç sporlar için hedeflediğiniz neler var?

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’na bağlı olarak çalışıyoruz. Federasyon da CMAS adlı federasyona bağlı. Bu federasyonun başında Rus bir kadın yönetici var. CMAS Kaş’ta bir serbest dalış antrenman merkezi açtı. Kaş’ı bir cazibe merkezi haline getirecek. Çanakkale’ye hizmet etmek ve gençlere el vermek anlamında böyle bir merkezi burada açmak istiyorum. Bunun için de desteğe ihtiyacım var. Çanakkale’de olup da denizi görmeyen çocuklar var. Üç tarafımız denizlerle çevrili. Rekorlarımı kırdıktan sonra yapmak istediğim Çanakkaleli çocukların yeteneklerini su yüzüne çıkarmak.

Ülkemizde kadına verilen değer noktasından baktığımız zaman kadın sporcu olarak ne düşünüyorsunuz?

“Hak ettiğim değeri görmüyorum. Bunun için kendimi ifade etmenin yollarını arıyorum. Dünyanın en iyi işini de yapsanız reklama ihtiyacınız oluyor.  Şampiyon oluyorsunuz, dünya çapında madalya alıyorsunuz ama işin sonunda küçük bir haberde hızlıca isminiz geçiyor. Siz kendi kendinizi anlatmadığınızda hak ettiğinizin karşılığını almıyorsunuz. Bir ödül yönetmeliği bile yok…  Spor benim hayat tarzım ve bunun için karşılıklı beklemiyorum ancak motive edici etmenlerin olması gerekiyor. Hazırlık sürecinde ciddi bir harcama yapıyoruz. Haziran Ayı ilk haftalarında dünya şampiyonası için İtalya’da olacağım. Şampiyonada kendi bayrağımı görmek, İstiklal Marşı’nın okunması beni çok mutlu ediyor ve gurur veriyor…” Dilek Akşen



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.