And Dağları’ndan Kaz Dağları’na: Kinoa

And Dağları’ndan Kaz Dağları’na: Kinoa

And Dağları ve çevresinde binlerce yıldır tüketilen kinoa bitkisi, besin değerinin öğrenilmesiyle günümüzde popüler bitkiler arasında yerini almış hatta 2013 yılı “Kinoa Yılı” ilan edildi. Kinoanın Çanakkale’deki iki üreticisinden biri olan İsmail Tezcan, kinoa üretimine nasıl başladığını gazetemizle paylaştı.

Keçuva dilindeki kinua sözcüğünün İspanyolca söylenişinden adını alan kinoanın tarımı Bolivya, Peru, Ekvador ve Kolombiya’nın And Dağları üzerindeki yörelerinde 3000 ila 4000 yıl önce başlamıştır. Görünümüyle tahıl ailesine benzeyen kinoanın, buğdaygillerden daha çok ıspanak ve pancar gibi bitkilere yakın olduğu bilinmektedir.
Arkeolojik verilerden anlaşıldığı üzere günümüzden 5200 ila 7000 yıl öncesine kadar insanlar tarafından tüketilmekteydi. Yine And Dağları’nda yaşamını sürdüren İnka Medeniyeti tarafından da tarımı yapıldığı bilinen kinoa, İnka kültüründe manevi bir yere sahipti.

“İLK YIL HİÇ VERİM ALAMADIK”

Bayramiç-Çırpılar Köyü’nde 2014 yılından beri kinoa üretmeye çalışan çiftçi İsmail Tezcan kinoa bitkisi ve üretimi hakkında başlarda az bilgi sahibi olduğu için verim alamasa da şu anda edindiği tecrübeyle kinoayı üretmeye devam ediyor. Tezcan kinoa ile tanışmasını ve üretime başlamasını şöyle anlatıyor; “Kinoa’nın Türkiye’ye ilk gelişi 2009 yılında Erzurum Üniversitesi tarafından sağlanmış. Türkiye’nin değişik illerinde üretimi de böylece denenmiş. Ben de 2013 Kinoa Yılı ilan edilmesiyle kinoayı duydum. İstanbul’da yaşayan bir arkadaşımla araştırmaya başladık. Sonra ilk yıl 20 dönüm ektik.
Tohumu ilk önce Adana’dan kilosu 1000 liradan almıştık. Bize 1 kilo tohum 10 dönüm yere ekilir dediler. 20 dönüm için iki kilo aldık. Sonradan öğrendik ki dönümüne 1 kg tohum atılması gerekiyor. Ayrıca 1 cm’lik bir toprağa yüzeyden ekilmesi gerekiyor, 2,5 cm olduğunda çıkmıyor. İlk yıl bu şekilde ekim hatalarımızdan dolayı hiç verim alamadık. Ertesi yıl 200 dönüm ektik. 100 dönümünde yine ürün hiç bitmedi. Kalan 100 dönümden 2-3 ton civarı aldık. 500-600 kg civarında tohumluk ayırdık.”

“KİNOAYI BİLENLER FİYATINI SORMUYOR”

Hasattan sonra tohumların saponin içerdiği için tadı acı olan kabuklarından ayrılması gerektiğini o zaman için bilmediklerini söyleyen Tezcan; “Şu anda ise ürünün işlenmesi Biga’da gerçekleştiriliyor. Bu iş için kullanılan makinelerde kinoanın kabuğu zar gibi ayrılarak acımsı tattan arındırılıyor. Başlangıçta üretim için yeterli ekipmanımız yoktu.  Dışarıdan temin etmek de daha fazla maliyete sebep olunca mibzer ve büyük boyutlu pulluk gibi ekipmanları edindik. Yıllar içinde tecrübe edindiğimiz kinoa üretimini şu anda sorunsuz biçimde gerçekleştiriyoruz. Ancak Türkiye’de henüz piyasası yok. Kinoa hakkında bilgi sahibi olan insanlar fiyatını dahi sormadan birkaç kilo istiyorlar. Bilmeyenler de çok. Genellikle sporcular talep ediyor.” şeklinde konuştu.

Mart sonu nisan başında ekilen kinoanın, ekimden 130 gün sonra renk değiştirip kuruduğunda biçerdöver ile hasadı yapılıyor. Azotu seven bitki, azot ve yağış olduğu sürece yetişiyor.Düz ve yüksek bir arazide yetiştirilebilen kinoanın faydaları ise şöyle:

KİNOA’NIN FAYDALARI

Kinoanın besin değerinin tahıllarla karşılaştırıldığında oldukça iyi olduğu bilinmektedir.Kinoanın aynı zamanda lizin gibi temel amino asitler ve miktarda kalsiyum, demir ve fosfor içeriği vardır. 100 gram kinoa; 372 kalori, 5,8 gram yağ, 69 gram karbonhidrat, 6 gram lif içermektedir.
Kanser oluşumunu engellediği de bilinen kinoanın faydaları arasında; kalp-damar sağlığını koruması, kemik-diş güçlendirmesi, yüksek tansiyonu önlemesi, diyabete iyi gelmesi, ameliyat sonrası yaraların iyileştirilmesi, yaşlanmayı geciktirmesi, kansızlık ve kabızlığa iyi gelmesi vardır. Antioksidan özelliği de bulunan kinoa aynı zamanda anne sütünü de arttırmaktadır.

Yıldız Sağlam



, , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com