Top Mermisi!

TOP MERMİSİ!

Geçen gün haberlerde dinledik, Çanakkale’de patlamamış Top Mermisi bulunmuş. Büyük bir yaygara ile lanse edilince, aklımıza yıllar önce yaşadığımız bir olay geldi. TİGEM’de çalışırken, bir gün Ziraat Kâhyası telsizle çağrı yaptı. “Tarlada sürüm yapan Traktörün Pulluğuna Top Mermisi rast geldi. Ne yapalım?” Bekleyin dedik. Bindik jipe doğru tarlaya. Bir de ne görelim. Kocaman bir Uçak Mermisi. Üstelik patlamamış. Ne yapmamız gerekiyor? Tabi ki hemen güvenlik görevlilerine haber vermemiz gerektiğini düşündük. Jandarmayı aradık. “Bizim konumuz değil. Siz Edremit’i arayınız” dediler. Edremit’i aradık. Ortada bir şey yok. Ne gelen var ne giden… Sonunda aklımıza o zaman MİT Başkanı olan dostumuz geldi. Hemen aradık. Bir saat geçmeden iki asker geldi. Bu arada biz mermiyi, atölyeye getirmiştik. Askerler gidip merminin başında nöbet tutmaya başladılar. Tam iki gün. “Yahu, gelin yatın. Bir şey olmaz. Bir haftadır burada duruyor” dedikse de, nöbet yerini terk etmediler. Neyse… İki günün sonunda ekip geldi. Uzak bir tarlada çukur açtık. Mermiyi patlattılar. Yer gök inledi. Allah korusun. Eğer pulluğa ters bir şekilde saplansaydı, Traktör sürücümüz hayatını kaybedecekti. TİGEM, 2.Dünya savaşında, bir Türk Alayı’nın konuşlandığı bir mekânmış. Uzun yıllar tatbikatlar yapılmış. 1954 yılında Tarım Bakanlığına devrolmuş. Keza, çoğu zaman tüfek mermileri, şarapnel parçalarına da rastlıyorduk.

GÜLMECE

Bir iktisat seminerinde kahve ve ihtiyaç molası verilmiş. Konferans sırasında arkadaş olan üç uzman birlikte tuvalete girerek, ihtiyaç gidermişler. İşini ilk bitiren ellerini yıkadıktan sonra makineden peş peşe kurulama kâğıtları alıp ellerini kurulamış. Tam 16 tane kâğıt havlu harcayan uzman, arkadaşlarına demiş ki: – Ben Boğaziçi mezunuyum, bizim okulda önce temizlik öğretilir. Tuvaletten çıkan ikinci uzman, ellerini yıkamış, tek bir kâğıt havluyla kuruladıktan sonra, şöyle demiş: – Ben ODTÜ mezunuyum, bize okulda çevreciliği öğrettiler. Çok kâğıt harcamak çevreye zararlıdır. Üçüncü uzman ise ne elini yıkamış, ne de kâğıt havlu kullanmış. Kendisine şaşkın, şaşkın bakan arkadaşlarına gülerek açıklama yapmış: – Ben Bilkent mezunuyum. Bize, okulda elimize çiş yapmadan tuvalet yapmayı öğrettiler.

Bugün 14 Mart Tıp Bayramı… Bütün Tıp Çalışanlarının bayramını kutluyor, insanlığa verdikleri hizmetlerden dolayı, önlerinde saygı ile eğiliyoruz. Sağlıcakla kalınız.



, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.