Turizm Öğrencileri ‘Alaylı’lardan Muzdarip

Turizm Öğrencileri ‘Alaylı’lardan Muzdarip

Son yıllarda düşüşe geçen turist sayısı ile birlikte turizm sektörü de sıkıntılı bir sürece girdi. Duruma bağlı umutsuzluk yaşayan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencileri kendileriyle yaptığımız söyleşide hem çalışma şartlarının zorluğunu hem de sektörde alaylı ve eğitimli farkının olmayışının etkilerini dile getirdiler.

Turizm, özellikle Çanakkale gibi sanayisi gelişmemiş ya da gelişmekte olan iller için önemli bir gelir kapısı. Türkiye’ye gelen turist sayısında yaşanan düşüşle birlikte sektörde yaşanan sıkıntıların artması, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde okuyan öğrencileri de olumsuz yönde etkiliyor.

Öğrencilerle yaptığımız röportajlarda ortak nokta uzun çalışma saatleri, yetersiz ücret ve çalışanlar arasında alaylı-eğitimli farkının olmayışı nedeniyle gelecek kaygısı taşımaları…


Merve Çelik (23)
“Turizmin ülkemizdeki durumunu değerlendirmek gerekirse son zamanlarda yaşanan olayların etkisiyle destinasyon bölgelerine olan talebin ciddi anlamda düştüğünü söyleyebiliriz. Yine de her zaman aktif bir sektör olduğunu düşünüyorum. Nitekim istihdam oranı en yüksek sektörlerden biri turizmdir. Birçok kişiye çalışma olanağı sağlamakta fakat fazla uzun çalışma saatleri ve istenilen düzeyde ücret alınamaması tatminsizlik yaratıyor. Özellikle staj yapan öğrencilerin genelinin hevesinin kırıldığını söylemek mümkün. Kendini geliştiren bir bireyin başarılı olmaması düşünülemez. Sürekli gelişerek sektörde ayakta kalmak ve yeni iş sahaları yaratmak ise artık daha çok bize bağlı. Şartlar uygun olur ve beklentilerimin karşılığını alabilirsem ben de tabii ki eğitimini aldığım bir sektörde çalışmak isterim.”

Gülşen Vurmaz (22) “Bu sektörde çalışmayı düşünmüyorum. Bir kadın için turizm sektöründe çalışmak çok zor. Çalışanların emeğinin karşılığını alamadığını yaptığımız stajlarda görüyoruz. Üst-alt ilişkisi bu sektörde çok fazla hissediliyor. Bu meslekle ilgili eğitimi olmayan ve üst düzeylerde yer alan yöneticiler altında bizler eğitimli olmamıza rağmen eziliyoruz. Bu şartlar da sektörden uzaklaşmamıza neden oluyor.”

Hamdi Kılıç (22) “Benim lise eğitimim de turizm üzerine. Liseye başlarken turizmin daha iyi duruma gelmesine yönelik vaatlerden dolayı bu bölümü tercih etmiştim. İş imkânının fazla olduğu o zaman da söyleniyordu. Ancak üniversiteye başladığım yıldan itibaren ülkenin durumunun sürekli değişmesiyle turizm sektörü de eski parlaklığını yaşamamaya başladı. Geçen sezon Rus turistlerin gelmemesi nedeniyle Akdeniz Bölgesi’nde bulunan otellerin birçoğu tam sezonunda elemanlarını çıkarmak zorunda kaldı. Ülkemizde bu ve benzeri durumların yaşanması bizi iş konusunda umutsuzlaştırırken diğer yandan işletmecilerin çoğunlukla okullu yerine alaylı çalışanı tercih etmeleri de bu sektörden uzaklaşmamıza neden oluyor.”

Vacip Aslantatar (24) “Turizm mezunları genellikle bu işi yapmıyorlar. Staj dönemlerinde karşılaştıkları bedensel gücün fazla kullanılması ve yoğun çalışma saatleri etkenlerden bazıları. Üniversite mezunu olup da bu kadar yoğun bedensel gücün kullanıldığı nadir işlerden biri turizmdir. Bölüm diğer yandan;  puanlarının düşük olması sebebiyle genellikle öğrencilerin son tercihi pozisyonunda. Öğrenciler bölüme yerleştikten sonra da geleceklerinin çok parlak olmadığını fark ediyorlar. Mezuniyet sonrası ise çoğu komi, garson olarak işe başlatıldığında tepki ‘Bunun için mi okudum?’ oluyor. Bu bağlamda beklentisi yüksek olan öğrencinin yapması gereken ise daha donanımlı olmak. Farkı yaratmak biz öğrencilere düşüyor. Sektörün ve ülkenin durumuna bakarak daha donanımlı bir şekilde mezun olmak için elimizden geleni yapmalıyız.”

Ertay Köksal (23) “Gelecek kuşkusuna kapılmamız bizi farklı sektörlere itiyor. Birçok arkadaşım memur olmak istiyor. Geçtiğimiz sezon çok kötüydü. Normalde kazanılması gerekenin çok altında para kazanıldı. Bu durum insanın motivasyonunu etkiliyor. Türkiye’de turizmi etkileyen çok fazla faktör var. En büyük etkenlerden biri güvenlik problemi, siyasi krizler, doların yükselişi. Türkiye’nin gündemi çok hızlı değiştiği için gelecek olan insanlar da bunu göz önünde bulunduruyor. Eğitimli olanların ayrılması için ise önce öğrencinin donanımlı olması sonra da firmaların kriterlerini yüksek tutması gerekiyor. Örneğin artık bir dil bilmek yetersiz sayılıyor. Şirketler eleman kalitesinden çok ucuz iş gücüne bakıyor. Üniversite mezunu olmak ilk kriter değil.”

Yıldız Sağlam



, , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.