Para, Para, Para!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

PARA, PARA, PARA!

Napolyon bu sözü boşuna söylememiş. Hani ne demişler? “Ölüye de, diriye de Para lazım.” İnsanların gözünü para hırsı bürümüş. Başka bir şey görmüyorlar. Sanki kefenin cebi varmış gibi. “Mal Sahibi, mülk sahibi. Hani bunun ilk sahibi. Mal da yalan, mülk de yalan. Gel biraz da sen oyalan” Kapitalizm bu olsa gerek? Ekonomimiz çok iyi ya! Millet kendini şans oyunlarına vermiş. Ya çıkarsa? Umut fakirin ekmeği… Arkadaşımızın Sayısal Loto Dükkânında bazen oturuyoruz. Görüyoruz ki, Şans oyunlarını oynayanların yüzde doksanı yaşlı teyzeler, amcalar. İki büklüm, bastonla bile yürümekte zorlananlar, “Şuradan 1 liralık bir kupon yap bakalım” diyorlar. Yani cepteki son bir lira. Hele yaşlı nineler. Yahu nineciğim. 70-80 yaşından sonra çıkan para senin ne işine yarar? Yiyemezsin, içemezsin. Eee… Öteki tarafa da götürme şansın yok. Gider Kızılay’a. Bunların anlatmamızın sebebi, piyasanın toz duman, vatandaşın büyük bir geçim sıkıntısı içinde olduğunu anlatmak içindir. Tuzu kuru olanları saymıyoruz. Zaten onların sayısı az. Her devirde gemilerini yürütüyorlar. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında.

 PİYASA ATEŞ GİBİ

Yakıp, kavuruyor. Vatandaş Et’e hasret kaldı. 5 liralık kıyma alıyor. Sırf yemekte et kokusu gelsin diye… Abarttığımızı zannetmeyiniz. Bir kasap dükkânına gidip, beş on dakika oturunuz. Gerçeklerle yüz yüze kalacaksınız. Yol yapmakla, köprü temeli atmakla iş bitmiyor. İktidar partisinin etkili ve yetkililerini ve onların yandaşlarını anlamakta zorluk çekiyoruz. Sanki vatandaş bolluk içinde yüzüyor. Sanki yüz yıllardır, yolumuz, köprümüz yok. Bunlar icat etmişler. Yolu, köprüyü, viyadükü bunların zamanında gördük. Bugüne kadar hükümet edenler yan gelip yatmışlar. Size göre, yatmışlar ama Cumhuriyet’in 100 yılda yapıp ortaya koyduğu eserleri, fabrikaları, malları mülkleri de satmamışlar. Rahmetli Atatürk, Sümerbank, Beykoz Deri, Vagon, MKE gibi daha birçok kuruluşu, o günün şartlarında kurdurmuş, ekonomik savaş başlatmıştı. Rahmetli Özal’dan başlayarak bu değerli milli kuruluşlar, tek, tek yandaşlara satıldı.

BU SAATTEN SONRA!

Şans oyunları ile başladık. Bari bununla ilgili bir hikâye anlatalım. Adam 80 yaşında. Çok büyük bir ikramiye çıkmış. O da gidip, şehrin tam göbeğine Tuvalet inşa ettirmiş. Demişler ki, “Yahu, para çıktı kafayı üşüttün herhalde. Tuvalet yaptırmakla ne kazancın olacak. Ye iç, gez, hayır hasenat işleri yap” Bizimki gülümsemiş. “Bu yaştan sonra çıkan parayı ne yapayım? Ben de çıkan bu faydasız paranın içine, millet mıçsın diye yaptırdım bu tuvaleti”**** Kadının biri çırılçıplak taksiye binmiş. Taksi şoförü, iki de bir dikiz aynasından kadına bakıyormuş. Bu durumdan rahatsız olan kadın öfkeyle sormuş: – Ne bakıyorsun sen? Hayatında hiç çıplak kadın görmedin mi? Taksi şoförü ezile büzüle cevap vermiş: – Kötü bir niyetim yok hanımefendi! Parayı nerenizden çıkaracaksınız diye bakıyorum! Sağlıcakla kalınız.


Çanakkale köşe yazısı para yusuf eroğlu Bu haber 27/02/2017, Pazartesi günü yayınlandı, 6 defa görüntülendi
*