Anasayfa / Yazarlar / Yusuf Eroğlu (sayfa 4)

Yusuf Eroğlu

LİYÂKAT

Ne güzel bir kelime. Tam anlamı şöyle; Lâyık olma, yaraşma, yaraşırlık, uygunluk. Özel sektör eleman alırken buna çok ama çok dikkat eder. Çeşitli testlerden geçirir. İnce eler, sık dokur. Sonunda kararını verir. Yani,”Yahu kardeşim, bizim oğlana ya da kıza bir iş yaratsan” meselesi, burada yoktur. Bakanın da bakmayanın da etkisi …

Devamını Oku »

REFARANDUM HA!

Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. Bakınız, 20 seçim kaybeden ana muhalefet partisi lideri, referandum istiyor. “Bayram değil, seyran değil; eniştem beni niye öptü?” Memleketin birçok meselesi varken, gündem yaratmak iyilik midir? Referandum yapılmış. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi yürürlüğe girmiştir. Halkın oyları ile takdiklenen bu durumun, elbette eksikleri vardır. Zaman içinde tamamlanacaktır. Ancak, …

Devamını Oku »

RAFLAR DOMUZ DOLU

Maalesef bunların hepsini yedik. Artık ‘Neyin içinde var, neyin içinde yok’ net olarak bilmek neredeyse imkânsız. Haliyle bunları kullanan adamlara “Kullanıyor musunuz?” diye sorup, doğru yanıt vereceklerine güvenmek de mümkün değil. Tadı bozuk, kendi bozuk olmasına rağmen; uzun süre hiç ekşimeyen, çürümeyen, küflenmeyen, kıvamından dahi bir şey kaybetmeyen yiyeceklerimiz var …

Devamını Oku »

MHP VE TERÖR

Yedi dakikada, bilmem kaç kilogram domuzu tüketenler; MHP ile terörü, teröristi, bölücü başını bir araya getirme gayreti içindeler. Onlar da biliyorlar ki, iki dünya bir araya gelse böyle bir şey olamayacaktır. Bunlara cevabı MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli vermiştir. Bakınız. Son grup toplantısında neler söylemiştir: “Bir kümeste yemlenip, diğer kümeste …

Devamını Oku »

KAYNANA SOPASI!

Bir yaşımıza daha girdik. Bu deyimi ilk defa duyduk. Kaynana Dili, Kaynana Zırıltısı, bunları biliyorduk ama Kaynana Sopasını yeni öğrendik. Sizler duymuştunuz mu? Zannetmiyoruz. Geçen gün çarşıda oturuyoruz. Dükkânın önünden bir satıcı geçiyor ve bağırıyor, “Kaynana Sopası. Taze çıktı.” Hoppala. Ne menem bir şey ola ki? Dışarı çıkıp baktık. Simitçiymiş. …

Devamını Oku »

KİM KAZANDI?

İmamın oğlu mu? Değil. Kim tanır İmamın oğlunu? Küçük bir ilçede belediye başkanlığı yapmış. Adı, sanı düne kadar duyulmamış. Peki, CHP mi kazandı? O da değil. Olsaydı şimdiye kadar elli kere kazanırdı, zaten, İmamın oğlu CHP profilinde bir değil ki. Tam tersi. Zannedersiniz ki, İslamcı, Milliyetçi. Yahu, o kazanmadı, bu …

Devamını Oku »

MEHTER MARŞI

Ülkeyi yönetmeye aday olan muhalefetin, Mehter Marşı ile ne sıkıntısı var, anlamak mümkün değil. Domuz eti yemenin, övünülecek bir şey olduğunu övüne övüne anlatanlar, bundan rahatsız olup, İzmir Marşı ile karşılık veriyorlar. Bizler, Ülkücüler, Türk Milliyetçileri, İzmir Marşından da, Gençlik Marşından da, Mehter Marşından da, İstiklal Marşından da guru duyarız. …

Devamını Oku »

ÇAĞIN HASTALIĞI

Yolda kendi kendine konuşan insanlar görüyoruz. Sanki bize bir şeyler söylüyorlarmış gibi. Çoğu zaman yanılıyoruz. Meğer kulaklıkla konuşuyorlarmış! Hem yürüyüp hem de konuşuyorlar. Hep merak ederiz. Ne konuşurlar? Bir konuşma en fazla kaç dakika ya da saniye sürer. Bir saat telefon konuşması olur mu? Holding sahibi misiniz? Memleketi mi yönetiyorsunuz? …

Devamını Oku »

ARPALIK!

Eskiden; Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK), Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) ve Devlet Bankalarının yönetimine, genelde eski siyasiler atanırdı. Buna da “Arpalık” denirdi. Zira onların orada yapacakları bir şey yoktu. Yalnızca yüklü miktarda maaş alırlardı. AK Parti iktidara gelince, bu arpalıklara feci şekilde taktı “Bu ne kepazelik, milletin parasını çarçur etmişler” diyerek, …

Devamını Oku »

MUTLULUK

500 kişinin katıldığı bir seminer yapılır. Konuşmacı aniden susar ve bir grup terapisi yapmaya karar verir. Herkese bir balon vererek başlar terapiye… Katılımcılardan gazlı kalemle balonlarına kendi isimlerini yazmalarını ister… Sonra bütün balonlar toplanır ve bir odaya kapatılır… Katılımcılar odaya alınır ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları …

Devamını Oku »