Anasayfa / Yazarlar (sayfa 30)

Yazarlar

Napolyon Her Zaman Haklıdır-2

-Hayır hayır konuştu bekleyin isterseniz. Yaşlı adam atıyla konuşmaya başladı. Konuştu konuştu konuştu. Aradan epey zaman geçmesine rağmen at konuşmuyordu. “Bayım geç kalmak istemiyorum” deyip gitti adam. İyice uzaklaştıktan sonra yabancı, at tekrar konuştu “Napolyon her zaman haklıdır!” O gün evine gitti yaşlı adam. Ertesi gün süt dağıtmaya çıkmadı. Önce …

Devamını Oku »

ADAM OLMAK!

Ama adam olmak, her insanın olacağı bir zanaat değildir. Yürek ister, mertlik ister, mütevazılık ister, bilgi ister, görgü ister… Ve bir de gönül ister! 1989 yılında İstanbul’a ilk kez gelen Carlos Santana, alanda karşılanıp, konaklayacağı otele getiriliyor. İlk gün serbest, akşama basın toplantısı yapılacak. Dinlenmek yerine, “Çıkalım İstanbul’u dolaşalım” diyor. …

Devamını Oku »

Napolyon Her Zaman Haklıdır

Zengin olacağı günün yaklaştığı ümidiyle derin bir nefes aldı yaşlı adam. -Süüüüüüüüüüüüüt! Süüüğüüüt-cüüüüüüüü! Vaktiyle; bu ses işitildiğinde çocuklar balkonlara çıkar, sevinç çığlıkları atarlardı. Sonra, birer birer kapıları açılırdı hanelerin. Annesiyle kapı arasında boşluk bulan çocuklar kaşla göz arasında sokağa atarlardı kendilerini. Kap-kaçak sesleri; “buraya dön bacaksız!”, “Bak ben sana ne …

Devamını Oku »

Faytonsuz Çanakkale ne güzel!

Cuma gününe güzel bir haberle başlayalım. Geçen günkü yazımda keşke Çanakkale Belediyesi de faytonlara geçit vermese demiştim. Dün Zabıta Müdürü Mustafa Ada Bey, Çanakkale Belediyesi’nin geçen yıldan bu yana atlı fayton kullanımını sonlandırdığını, bu uygulamanın bu yıl da devam edeceğini söyledi. Yani Çanakkale’de atlı fayton zulmü olmayacak. Nasıl güzel bir …

Devamını Oku »

12:00 – Bölüm II

Hikayenin ilk bölümünü okumak için buraya tıklayabiliriniz. Uşak Yok yok tam zamanında geldin. Hadi gel Rauf Bey’ yukarda. Salona girdiklerinde bir süre fark edilmeyi beklediler. Gazetelere dalan Rauf Bey’in fark etmesinin epey zor olduğunu anlayınca lafa girişti uşak. Uşak Rauf Bey, yeni bahçıvan geldi. Sabah gelsin konuşalım demiştiniz. Rauf Bey …

Devamını Oku »

12:00

Konağın sahibi Rauf Bey ağır ağır indi merdivenlerden. Acı dolu birkaç gün yaşlı adamı iyice yıpratmış, daha ölmeden ölü gibi görünmesine sebep olmuştu. Kahvaltı masasına oturduğunda hafifçe öksürdü. Konağın uşağı elinde çaydanlıkla belirdi kapıda. Rauf Bey’in fincanına çay doldurup bir adım geri çekildi. Rauf Bey yavaş hareketlerle hazırladı tabağını, biraz …

Devamını Oku »

ÇOCUKLUK TRAVMALARI

Travma deyince aklımıza hep büyük olaylar gelir. Deprem, istismar, şiddet, ölüm vb. Bütün bunlar tabi ki kişinin hayatını büyük ölçüde etkileyen, izler bırakan olaylardır. Ama küçük yaşta, bebeklikten itibaren önemsemediğimiz küçük travmalar da zihnimizde büyük izler bırakır. Farkına varmadan psikolojimizi etkiler, dengemizi bozar. İleride yaşadığımız sorunların altında bu küçük yaşata …

Devamını Oku »

Neden bizde de olmasın?

Dünkü haberlerde görmüşsünüzdür, Kuşadası Belediyesi fayton faaliyetlerinin son bulduğunu duyurdu. Bence hiç de azımsanmayacak önemde bir haber bu. Malum yaz geliyorken bence Çanakkale Belediyesi de bir an önce elektrikli fayton uygulamasını hayata geçirip, atlı fayton denilen bu işkence türüne son vermeli. Şehirlerin medeni olma ölçüsünün sakinlerinin aldıkları hizmetle doğru orantılı …

Devamını Oku »

ÜRETMİYORUZ!

Ne yazık ki üretmiyoruz ama tüketiyoruz. Millet, bir tembel oldu ki sormayın gitsin. Köylerde sebze-meyve pazarları kuruluyor. Köylü tarımı bırakmış, hayvancılığı terk etmiş. Bir demet maydanozu bile pazardan alıyor. Eskiden ekmeği evlerde yapardık, şimdi köylerdeki fırınlardan alıyoruz. Oysaki evinin önünde bile iki evlek ekse, ihtiyacını giderecek ama ekmiyor. Peki, üretim …

Devamını Oku »

Temel Sorun Üzerine

İnsanın düşünen bir canlı olması, bu yönüyle diğer canlılardan ayrılması falan inanılmaz güzel muhabbet. Tuhaf tuhaf zamanlarda içimizde hissettiğimiz -yersiz- coşkunun ve yaşama enerjisinin sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Var olduğunun farkında olma durumu, çoğu zaman, suratımıza anlamsız tebessümler konduruyor. Sonra. O tebessüm geçiyor. O tebessümün uzaydaki karşıtı olduğunu düşündüğüm husursuzlukla …

Devamını Oku »