Anasayfa / Yazarlar / İskender Kardaşlar

İskender Kardaşlar

Penaltı mı, değil mi…

Penaltı mı, değil mi...

Televizyondaki ‘kaşar’ spor programlarında bir cümle dönüyordu geçmişte: ‘Penaltı, penaltı gibi olacak ‘arkıdeş!’ Matah bir şey söylemiş gibi birbirlerine bakıp gevrek gevrek gülüyorlardı sonra. Bu penaltı pozisyonu inandırıcı değil dese ya… Veya kendini attı falan. Penaltı verilmesi için hangi hareketler yapılmamalı üzerinden tartışsalar ya da… Büyük takımsa penaltı penaltı gibi …

Devamını Oku »

Çanakkale’de bir Macar: Gyula Germanus

Çanakkale’de bir Macar: Gyula Germanus

Osmanlı İmparatorluğunun I. Dünya Savaşı’nda müttefik olarak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yanında yer alması dostluk bağlarını güçlendirmiş, siyasetten kültüre, kültürden ekonomiye kadar bütün alanlarda ilişkiler canlanmıştı. Gyula Germanus (1884-1979), -takma adı Şeyh Hacı Abdülkerim Germanus-, oryantal araştırmalarıyla bilinen bir yazar ve öğretim üyesiydi. Ayrıca, İstanbul’da hukuk öğrenimi de görmüştü. Doğu medeniyetine olan …

Devamını Oku »

“…Anam beni bu çadırda ölsün diye doğurmadı.”

“...Anam beni bu çadırda ölsün diye doğurmadı.”

Türk milletinin değişmeyen hasleti, aceleciliği/ataklığı, coşkulu milli duyguları ve illede vatan sevgisi… Vatanın tırnağına halel geldiğini görsün, çıkmayın karşısına! Gözünü kırpmadan canını vermeye hazırdır. Dün de öyleydi bugün de… Başlıktaki cümle 102 yıl önce yazılmış bir asker mektubundan. Çanakkale Savaşları sırasında Kastamonulu İsmail, anne ve babasına yazmış. Ancak bu cümle …

Devamını Oku »

“Eski sevgiliye ayıp ettiğini düşünmek, deprem anında merdivenlerden inerken de yakalayabilir insanı.”

“Eski sevgiliye ayıp ettiğini düşünmek, deprem anında merdivenlerden inerken de yakalayabilir insanı.”

Bazen hayatta rol yaparak geçinir gidersiniz. Kimi zaman sırıtmaz. Özellikle siyaset yapıyorsanız. Ya öyle sanıyorsanız? Mesela Bülent Öz’e yapılanı bu halk, gönül kırgınlığıyla karşılıyorsa eğer… Profesyonel oyuncu Haluk Bilginer, hem sevdiği işi yaptığını hem de bundan para kazandığını her fırsatta söyler. Bilginer’in tonlarca lira dökerek, atıl durumdaki bir depodan bir …

Devamını Oku »

Savaşla başlayan dostluk… -2-

Savaşla başlayan dostluk...  -2-

Bir önceki yazıda, 19 Mayıs 1915, Arıburnu cephesindeki taarruzumuzdan ve devamında da 24 Mayıs ateşkesinden söz etmiştim. İşte o gün, savaşla başlayan dostluk hikayeleri arasında en ilginç olanı çıkıyor karşımıza.   Plevne Ryan (Rayn)   Ateşkes günü, doktor olduğu anlaşılan yaşlı Avustralyalı bir subay da alanda dolaşmaktadır ve bir yandan …

Devamını Oku »

Savaşla başlayan dostluk… -1-

Savaşla başlayan dostluk... -1-

19 Mayıs katliamı Tarihimizde 4 yıl arayla iki 19 Mayıs yaşadık. Samsun 19 Mayıs 1919’u, Milli Mücadele’nin başlangıcını nemli gözlerle ve coşkuyla anıyoruz. Diğeri ise Çanakkale 19 Mayıs 1915… Bu sefer gözlerimiz nemlenmiyor, koyveriyoruz gözyaşlarımızı…   •• 19 Mayıs 1915’te Arıburnu cephesinde, sabaha karşı 4 Tümen kuvvetinde (Yaklaşık 42.000) askerimiz …

Devamını Oku »

Kiloyla mı veriyorlardı, Yoksa seçiyorlar mıydı, Yoksa…  

Kiloyla mı veriyorlardı,  Yoksa seçiyorlar mıydı,  Yoksa...   

  1) Kiloyla verilen… İzmir Atatürk Lisesi ile uğraş uğraş bitmedi. Mezunu olmaktan gurur duyduğum okulumun 2018 mezuniyet töreninde bir skandal yaşandı. Efendim bi ‘tane’ müdürcük çıkıyor, okulumda siyasi içerikli marş söyletmem diyor. Dediği marş, İzmir Marşı. Ve nerden senin okulun oluyor, Eyyy müdürcük? müdür olunca okul da senin mi …

Devamını Oku »

Vurun ha vurun, Vurun alan kılavuzuna!

Vurun ha vurun, Vurun alan kılavuzuna!

Hatta direkt kalbi hedef alın, kolay ölmüyorlarmış… Meğerse her bir şeyin sorumlusu bu arkadaşlar imiş… Rehberler Odası vurdu vurdu, durdu… Şimdi sütre gerisinde bekliyorlar. Ama keçi belli. Günahları ona yüklüyoruz: ALAN KILAVUZLARI. Misal, bir ziyaretçi altına kaçırdı. Ahanda işte bunlardan. Ziyaretçi aç kalır, yemeğin yağı, tuzu falan. Ahanda işte bu …

Devamını Oku »

Zorlu düşmana, yaratıcı çözüm

Zorlu düşmana, yaratıcı çözüm

Çanakkale Savaşları sırasında en önemli sorunlardan biri de yaygın olarak görülen bitlenmeydi. “Bit ve benzeri haşerelerin büyük bir salgın hastalığa neden olmasından korkuluyordu. Hem Türk hem de İtilaf Cephesinde askerlerin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri yeterli biçimde yıkanamamaktı. Askerler aylarca yıkanmıyordu ve çamaşırlarını değiştirme imkanları yoktu. Bit her yerdeydi. Karşınızdaki düşman …

Devamını Oku »

N’olur Abi Seçim?

N’olur Abi Seçim?

Her ne kadar balıklı televizyon tarafından ‘ünlü’ bulunmasam da, o kadar boş değiliz hani. Düşüncelerimizi önemseyen insanlar var. Bazen onlar sordu, bazen de ben sordum onlar cevapladı… Necla Teyze sordu mesela ilk: N’olur bu seçim evladım? Kaç poşet doldurdun pazardan diye soruya soruyla cevap verdim. Ne bileyim evladım, dedi; bu …

Devamını Oku »