Anasayfa / Yazarlar / Esra Çanlı

Esra Çanlı

Yeryüzü / Gökyüzü

Küçüklüğümden beri yağmur denen doğa olayını her zaman gizemli bulurum. Yeryüzü ve gökyüzü arasında asırlardır süregelen ve temeli karşılıksız bir aşk hikayesine dayanan bir mücadelenin satır aralarını okur gibi bakarım yağmura. Sanki zamanın birinde her ne olmuşsa olmuş ve bu ayrılmaz ikili bir anlaşmazlığın içine düşmüş. Belki de yaradılışın daha …

Devamını Oku »

BÜYÜKLERE MASALLAR – KURŞUN ASKER

“Bir zamanlar her biri kurşundan dökülmüş yirmi beş tane asker vardı. Kırmızı ve mavi üniformaları içinde dimdik durur, tüfeklerini her daim omuzlarında tutarak doğruca ileri bakarlardı. Tıpatıp birbirine benzeyen bu askerler içinde yalnızca biri diğerlerinden farklıydı. Kurşun, en son o askerin kalıbına dökülmüştü. Fakat yirmi dört askeri meydana getiren kurşun, …

Devamını Oku »

ACI

Acı, ispatla mükelleftir. Eğer yaşadığınız acının fiziki varlığı gözlemlenemiyorsa, şiddeti teknik olarak ölçülemeyeceğinden, yüzünüze inen bir yumruğun, maruz kaldığınız ihanetten çok daha sarsıcı olduğu söylenebilir. Çünkü çoğunlukla insanlar, size baktıklarında acınızla değil onun bıraktığı hasarla ilgilenirler. Ve hasar, tespitle mükelleftir. Gözünüzün altındaki bir çürük, yumruk yediğinizin fiziki hasarı olarak tespit …

Devamını Oku »

Aşkın İcadı

İnsanlık tarihinin dönüm noktalarını oluşturan birtakım icatlar vardır. Bu icatlardan en kritik olanları ise sırasıyla; ateşin, tekerleğin ve aşkın icadı. Kronoloji aynen şöyle işledi: İlkel insanların ileri gelenleri, çetin doğa koşullarıyla savaşırken önce ateşi icat etti. Taşları birbirine sürterek ateşi bulan ilkel insan, o gün toplumsal anlamda da kademe atlamıştı. …

Devamını Oku »

MUTLULUK

Sıcak yaz gecelerinde, yıldızlarla örtülü gökyüzüne bakarak hayaller kurmaya ilk ne zaman başladık? Masmavi denizlerin ufuk çizgisine düşen güneşi, kumsala vuran dalga köpüklerini, ağaçların toprağı kucaklayan dallarını neden bu kadar sevdik? Soğuk kış gecelerinde karlı tepelerin ardından yükselen parlak bir dolunay mesela, ilk ne zaman kalbimizi titretti? Uzun yolculuklarda cam …

Devamını Oku »

ŞÜPHE KALKANLARI

“Bir insanı kandırmak istiyorsanız, ona hakikati söyleyin.” Otto Von Bismarck, insanoğlunun içinde, kaldırılmaya hazır halde bekleyen ‘şüphe kalkanı’nı, asırlar evvel böyle özetlemiş… Çünkü şüphe, yalanların insanlık tarihi kadar eski, o dirençli anatomisine karşı, insanın kendiliğinden geliştirdiği bir tür ortak refleks olmalı; Zira ‘Düşünüyorsun, öyleyse varsın’ dehlizinde varoluşunu irdeleyen insan sonra …

Devamını Oku »

Benim adım Türkiye!

Merhaba! Benim adım Türkiye. Üç tarafım denizlerle, iç tarafım kerizlerle çevrili. Yazlarım sıcak ve kurak geçer, kışlarımsa pek geçmez. Dört mevsimin bile belirgin olarak yaşandığı üzerimde, insan gibi teferruatlar pek belirgin yaşayamaz. Topraklarımda en çok yaşayan şey ise vatandır. Vatan, benim kürsü konuşmalarındaki en geçerli adımdır. O, her zaman yaşar …

Devamını Oku »

Gördüğümüz şey, baktığımız yer

Bazen, anlamakta güçlük çektiğimiz olaylar karşısında içimizden bir ses, kendini tüm gücüyle ortaya çıkarır ve bir kahraman edasıyla şöyle der: “Hiçbir şey göründüğü gibi değildir!” Bizlerse o vakit, ilhamını içimizdeki sesten aldığımız kuşkulu bir seziyle, göründüğü gibi olmadığı iddia edilen o ‘şey’e daha dikkatli bakmaya başlarız. Olduğumuz yerden, tüm dikkatimizle …

Devamını Oku »

Büyüklere masallar

Saksının içine bastırdığı kırışık ellerindeki çatlaklar, toprağa değer değmez çamurla dolmuştu. Bense saksıdaki tohumu işaret ederek merakla atıldım o an. “Ne çıkacak buradan dede?” Derin bir iç çekerek cevapladı sorumu. “Nilüfer.” Ve ekledi: “Anlamı da çok güzeldir bu çiçeğin…” Meraksızca yüzümü buruşturdum. “Neymiş?” “Saf demek, kötülüğün hiç değmemiş olduğu demek.” …

Devamını Oku »
WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com