Esra Çanlı



İki çitlemelik akıl

“Terfi aldın Denizciğim. Özellikle son yaptığın haber, inanılmaz yaratıcı ve farklı bir bakış açısıyla kaleme alınmış. Ayrıca metnine de bayıldım. Maaşına iyi bir zam geldi. Hafta içi öğle bültenlerini sen sunacaksın artık. Sana güveniyorum ve […]

Okumaya Devam et

“Terfiiniz, bir çıt uzağınızda!”

“Film izlerken, televizyon seyrederken, sohbet ederken kısacası günün her saatinde, özellikle çay ile birlikte tüketmeyi en sevdiğimiz kuruyemiştir çekirdek. Ülke olarak bu kadar müptelası olduğumuz çekirdeği çitlemek güzel ama uzmanlara göre çekirdek yemeyi fazla abartmamak […]

Okumaya Devam et

İyilik yap, denize atma

Adamın gidişinin ardından, uzunca bir müddet boş gözlerle duvarı izledim. Hazırlanıp işe gitmem gerektiği halde kımıldayamıyordum. Deniz’e itelenen iyilikler çevre kirliliğinin de ötesinde zihinsel bir kirlilik yarat-mıştı sanırım bende. Sersemliğimi üzerimden atamı-yordum. Yaşadığım son iki […]

Okumaya Devam et

“Bir daha Tanrı’nın işine karışma!” 

O ise benim hayal kırıklıklarımı silahından ayırdığı şarjörün sesiyle yarıda kesti. Şarjörde bir tane bile mermi yoktu. Boş silahı elinde sallayarak “Bazen ben de…” dedi. Şarjörü tekrar yerleştirip silahı beline ta-karken, “Merhametli davranıyorum.” Ne eski […]

Okumaya Devam et

Av ve avcı

Beynim, ölümüm ve sonrasıyla ilgili senaryolarla uğuldarken bir kahkaha sesi yükseldi adamdan. Ama bu bir şeyi komik bulmanın kahkahası değildi. Daha çok içinde bulunduğu durumu kabullenemiyor gibiydi. Salonda birkaç kez ileri geri gittikten sonra pencerenin […]

Okumaya Devam et

Bu halıyı kim dokudu 

“Sebebi cüzdanımda” dedim, “Seni niye evime aldığımın sebebi…” Kafasını bana doğru çevirdi. Bense titreyen parmağımı ikinci kez kaldırıp duvar dibindeki koltuğun kenarına iliştirdiğim çantamı işaret ettim. “Onun içinde…” Adam, gayet rahat hareketlerle yerde duran çanta-mı […]

Okumaya Devam et

“Kimsin sen?”

Soruma bir cevap vermeden ani bir hareketle beni kolumdan çekerek mutfak kapısının arkasındaki fayans işlemeli soğuk duvara savurdu. Sol elinde tuttuğu silah, hala kafamdaydı. Beni tepeden tırnağa mide bulandırıcı bir böcekmişim gibi küçümseyici bir ifadeyle […]

Okumaya Devam et
*