SKOOTER

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

             Türkçe okunuşu Sıkutur. Dünyada da aynı isimle anılıyor. Ancak, bizim uydurukça severler, Türkçeyi yozlaştırmak için Çaba gösteriyorlar. Kimisi, Bin git. Bir diğeri Bin gel, ismini vermek istiyor. Her nedense bütün dünyanın söylediği şekilde söylemek işlerine gelmiyor. Zaten yıllardır, bu Türk Dil Kurumu denilen kuruluş, Türkçemizi yozlaştırmak, nesiller arasındaki irtibatı koparmak için çaba sarf ediyor. İşte bazıları. Uydur, uydur söyle. Ahlaksal, Ahlaki. Akağın-İyi niyet. Alabık-İkiyüzlü. Aldatı-Hile. Algılamak-İdrak etmek. Alışkı-Adet, gelenek. Anlatı-Uslup. Anlıksal-Aniden. Anık-Hazır. Anıklamak-Hazır etmek. Artı-Müspet. Araç-Vasıta. Asıcıl-menfaatçi. Avuntu-Teselli. Ayraç-Parantez. Azış-Şiddet. Ağlatı-Dram. Böyle sürüp gidiyor. Uydurukça kelimeler maalesef hilkat garibesi bir dilin, Necip Fazıl’ın ifadesi ile ‘kurbağa lisanının’ teşekkülüne sebep olmuştur. Bu dil bizi edebî zevkten, ifade zenginliğinden mahrum bırakmıştır. Yozlaşma, dilimiz üzerinde çok ciddi boyutlarda kendini göstermektedir. İnternet kültürü, değerlerimizi bir sel gibi önüne katan televizyon programları, şuursuz özentiler içindeki gençliğimizin uyduruk bir dilin oluşmasına sebep olmaktadır. Günümüzde; çok kısır ve argodan müteşekkil bir kelime kadrosu ve günlük ortalama 200-300 kelime ile konuşan bir toplum haline geldiğimizi görüyoruz. Dilimizde bir yozlaşmanın, yıpranmanın olduğunu kimse inkâr edemez. Bunun en büyük sebeplerinden birisi, uydurukça kelimelerin dilimizi istila etmesidir. Arapça ve Farsçadan dilimize geçip Türkçeleşmiş olan ve yüzlerce yıldır kullanılan kelimelerimize karşı, kasıtlı bir yok etme faaliyeti yürütülmektedir

                                  DİL DARBESİ

Milleti vuran darbelerden en sinsi olanı, “Dil Darbesi”dir.
Bu darbe, kafamıza “fizikî” değil “kimyevî” usullerle vurulduğu için beynimizi uyuşturdu. Şimdi daha çok konuşuyor-yazıyoruz; fakat döne döne aynı maymuncuk kelimeleri kullanıyoruz. Yani, birbirinden farklı birçok manayı tek bir kelimeyle anlatmaya çalışıyoruz.
Meselâ TDK tarafından yok edilmek istenen “teklif” kelimesinin yerine uydurulan “öneri” yalnızca “teklif”in değil “tavsiye”nin de yerine geçti. Böyle olunca bir belirsizlik doğdu: “Sana… Öneriyorum
.”diyen kişi bana bir şeyi teklif mi ediyor, tavsiye mi? Her ikisi gibi veya ikisi de değil gibi… Belki işin içinde biraz da “telkin” var… Uydurma kelimeler, hep başka kelimelerin sırtından geçinir.
 Dilin “kepçe kuyruk”ça.
Salla dur uydurukça…

 Yeni Türkçe “guguk”ça.
Salla dur uydurukça..

Konuş ve yaz “tutuk”ça
Salla dur uydurukça..

Üslûbun dalkavukça.
Salla dur uydurukça… Yarın, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97.yıldönümü. Milletin, kendi kendini yönetmesi olan Cumhuriyetimizi kuranları, başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, minnet şükran ve rahmetle anıyoruz. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.Sağlıcakla kalınız.

 


Bu haber 27/10/2020, Salı günü yayınlandı, 519 defa görüntülendi
*