“Ya suyu paylaşacağız, ya da kuraklığı…”

2 ay önce Güncel Manşet
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

 Çanakkaleli çiftçi, bu sene Bayramiç Barajı’nın yeterli doluluk oranına ulaşamaması sebebiyle zor günlerden geçti. Çok sayıda köyün sulama ihtiyacı yeterli düzeyde karşılanamazken, özellikle çeltikte normalin iki katı dikime izin verilmesi su sorununu daha da arttırdı.

Bizler de GÜNDEM Gazetesi olarak Çanakkale İl Genel Meclis Başkanı Sadık Göğüsgeren’le, sorunun kaynağında, Bayramiç Barajı’nda özel bir röportaj gerçekleştirdik. Göğüsgeren, gazetemize verdiği demeçte barajdaki kuraklık sorunun çözümü için “ortak akılı” işaret ederek “Artık devlet suyun idaresini sadece İl Tarım Müdürlükleri’ne, Su İşleri’ne bırakmamalı. Ziraat odalarını, İl Genel Meclis Üyelerini ve muhtarları da planlamaya alarak bu duruma birlikte karar vermek lazım. Ya suyu paylaşacağız ya da kuraklığı…” dedi.

Çanakkale İl Genel Meclis Başkanı Sadık Göğüsgeren, Bayramiç Barajı’nda azalan suyla birlikte çiftçinin içine düştüğü sıkıntıyı GÜNDEM’e anlattı. Bayramiç Barajı’nın önünde gazetemizin sorularını yanıtlayan Sadık Göğüsgeren, çözümün ise “ortak akılda” bulunacağını söyledi.

Sözlerine suyun kullanımı, paylaşımı ve idaresi noktasında yapılan hatalara değinerek başlayan Göğüsgeren, şöyle dedi:

“Sezon başlandığında barajın doluluk oranı normalde yüzde yüz olur. Bu sene bu oran yüzde 74 seviyesindeydi, yani sezona yüzde 26 eksik başladık. Barajda suyun azalmasıyla da çok sayıda üreticimiz sıkıntı çıktı. İkinci dikimler mümkün olmadığı gibi, meyve bahçelerinde de sıkıntılar hat safhada yaşandı. Çünkü su yetmedi, yettirilemedi. Çünkü bazı şeyler yanlış yapıldı.”

“SU SIKINTISI OLMASINA RAĞMEN NORMALİN İKİ KATI ÇELTİK DİKİMİ İZNİ VERİLDİ”

“Bu konuda İl Genel gündeminde de gerekli çalışmaları yapmıştık ama yetkililerden, şöyle doğru veya böyle yanlış diye herhangi net bir açıklama duyamadık. Ama iddia şu; bir önceki yıllarda 8 bin dönüm çeltik ekimine izin verilirken, bu yıl 17 bin dönüme izin verildiği, barajdaki bu doluluk oranına rağmen sıkıntısına rağmen normalin iki katı çeltik dikimine izin verildiği iddiası var. Şu zamanda kadar da herhangi bir yetkililerden konuyla ilgili bir açıklama gelmedi. Ama biz bunun doğru olduğunu biliyoruz.”

“SU, BAYRAMİÇ’E DE YETMEDİ, EZİNE’YE DE YETMEDİ, KUMKALE’YE DE YETMEDİ…”

Sadık Göğüsgeren, suyun yönetiminin yanlışlığı kadar mevsimsel faktörlere de dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önceki yıllarda Kumkale’yi giden çayı, Akçin deresi Kurşak deresi gibi dereler de besliyordu. Bu sene mevsimsel nedenlerden dolayı bunlar da besleyemedi. Yaşanan sıkıntının sebeplerinden biri de bu. Yine de ne olursa olsun, bu su hepimizin suyu, ancak bu doğru yönetilirse suyumuz herkese yeter. Yani bizim çektiğimiz sıkıntıyı Kumkale’deki çiftçi de çekti, Ezine’deki çiftimiz en mağdur olandı. Bizim artık ‘bu sorunu nasıl çözebilirizin’ üzerinde durmamız lazım. 6 günde bir su veriliyor çiftimiz mağdur edilmiyor dense de, biz de çiftçiyiz, biliyoruz ki su bitmiş durumda, bu su yetmedi. Bayramiç’e de yetmedi, Ezine’ye de yetmedi, Kumkale’ye de yetmedi.”

GÖRĞÜSGEREN’DEN ORTAK AKIL ÇAĞRISI

Göğüsgeren sorunun çözümü noktasında ise “birlikte karar karar almanın” önemini vurgulayarak şu sözleri kullandı: “O zaman ne yapacağız? Önümüzdeki yıl yetkililer dikim programına sınırlama getirecek, gerekirse de durduracak. Bana göre birinci hata, eskiden suyumuzu sulama birlikleri yönetiyordu ama bu birliklerimiz hükümet tarafında kapatıldı. Şimdi devlet kendi idaresiyle suyu yönetmeye çalışıyor ama buna başka çözüm bulmak lazım. Ortak akıl üretmek lazım. Özellikle önümüzdeki yıl, devlet suyun idaresini sadece İl Tarım Müdürlükleri’ne, Su İşleri’ne bırakmamalı. Ziraat odalarını, İl Genel Meclis Üyelerini ve muhtarları da planlamaya alarak bu duruma birlikte karar vermek lazım. Ya suyu paylaşacağız ya da kuraklığı… Çünkü önümüzdeki sene çok büyük kar yağışları olmadığı sürece su sıkıntısı devam edecek. Yine yüzde 65-70-80’lerde sezona başlarsak geç olacak. Şimdiden yetkilere sesleniyorum, planlamayı birlikte yapalım bu mağduriyetler yaşanmasın.”

“HİDROELEKTRİK SANTRALİNİN BARAJA OLUMSUZ BİR ETKİSİ YOK”

Sözlerini Bayramiç Barajı’nın çıkışındaki hidroelektrik santralle ilgili de bilgi vererek noktalayan Sadık Göğüsgeren, şöyle dedi: “İnsan barajın çıkışındaki santrale çok su gittiği bu yüzden böyle bir sorun yaşandığını düşünüyor ama öyle değil. Ben bu konuyu araştırdım, bu etken değil. Bizim salınan suyun yönetimiyle ilgili karar almamız lazım. Baştan yapılmış yanlışların suçunun küçük personele yıkılması da doğru değil. Hep söylerim, ‘4 bardak su var 5 bardak su vermeye çalışıyorlar.’ Yani illa bir noktada hukuksuzluk olacak. Bunu baştan planlarken kararlar toplumun katılımıyla alınırsa doğru bilgiler oluşur.”

Tunahan Ünsal


Bu haber 11/10/2020, Pazar günü yayınlandı, 20 defa görüntülendi
*