ŞEHİR EFSANELERİ

Önüne gelen, İşkembeyi, Kübradan sallıyor. Neymiş, Çanakkale’de Hastaneler doluymuş. Yer kalmamışmış. Salgın kırıp geçiriyormuş. Devlet saklıyormuş. Bir hemşire duyurmuş. Zaten hep gizemli bir hemşire duyurmuş. Yahu amaç nedir? Neyi duyuruyor? İnsanları paniğe sevk etmek için mi? Çok hasta olsa sizin menfaatiniz ne? Bu uydurmalara, ne yazık ki, aklı başında insanlar da inanıyor. Ve dilden dile büyüyerek dolaşıyor.”         Hu komşu. Azcık başını uzat. Bizim kızın apartmanında oturan bir Hemşire, ölümlerin çok olduğunu, ama saklandığını söylemiş. Hep de Hemşire olur zaten. Doktor olmuyor nedense.Aslında bu müzevirci hemşireyi bulup,duvarlarda asılan Sus işaretini göstermek lazım.Efsaneler bununla bitmiyor.Yok efendim,sarımsak Covid-19 a çok iyi geliyormuş.Kelle Paça gibi!.İki diş sarımsak,iki metre minare gölgesi,yüz gramda davul tozu.Karıştır.Yut.Covidin anasını bile ağlatır.Ancak bir soru ortaya çıkıyor.Bu sarımsağı Yoğurtlasak mı??Yoğurtlamasak mı?Allah iyiliğinize versin.Dünya ışı bulmaya çalışıyor.Biz Sarımsakla eğleniyoruz.Ağam eğlenir!bu gibileri,en iyi cevabı,Enfeksiyon hastalıkları uzmanı,Prof.Dr.Mehmet Ceyhan hocamız vermiş.Ne demiş?”Şimdi desem ki,Sumak covid bulaş riskini % 50 azaltıyor.Aktarlarda Sumak kalmaz.Desem ki,Limon bulaş riskini % 40 azaltıyor.manavlarda limon kalmaz.Desem ki,sarımsak bulaş riskini % 60 azaltıyor,ortalık kokudan geçilmez.Herkes maske taksa,bulaş % 95 azalacak.Buna neden inanmıyorsunuz?Bu inat neden?”Buyurun işe.halimiz bu.

AZICIK UCUNDAN
Acemi erlerden biri levazım başçavuşuna dert yanmış:
– Komutanım, yemekte bize ördek böreği verdiler, ama içinde bir gram bile ördek eti yoktu. Bunun üzerine başçavuş askere sormuş:
– Asker!.. Sen hiç asker bisküvisi yedin mi? – Şey, evet komutanım!..
– Asker bisküvisinden hiç asker çıktı mı ulan?**** Yahudi Mişon’nun karısı ölmüş, iki küçük çocukla kalakalmış. Erkek adam küçük çocuklara nasıl bakacak? Evlenmeye karar veren Mişon, iki çocuklu dul bir bayanla hayatını birleştirmiş. İki çocuk Mişon’un, iki çocuk da hanımın; etti mi dört çocuk. Aradan seneler geçmiş, iki çocukları daha olmuş. Bir gün Mişon’la hanımı televizyonda akşam haberlerini izliyorlarmış, çocukların odasından bağırışlar ve gürültüler gelmeye başlamış, karısı seslenmiş: – Mişon git bak, ne oluyor?
Mişon da gidip bakmış ve bir karış suratla geri dönmüş, karısı sormuş: – Ne oldu Mişon? Ağlayacak hale gelen Mişon, dert yanmış:
– Senin çocuklarla, benim çocuklar bir olmuşlar!.. – Eee? – Bizim çocukları dövmüşler!..Sağlıcakla kalınız.