KİMİ SAVUNUYORUZ?

Kendi arkadaşlarımız da dâhil, ısrarla, AK Partiyi savunduğumuzu söyleyen çok insan var. Hatta olumsuz bir durum olduğunda da, suçu bize yükleyen bir gurup da, cabası. Sizin ortağınız diyenler mi? Parti vasfını kaybedip, AK Parti içinde kaybolduğumuzu bile söyleyenler var. Hep söylüyoruz. Yazıyoruz, çiziyoruz. Bizim derdimiz vatan. Memleket. Parti meselesi değil. Biz, iktidarı hükümet olarak görmeyiz. Devlet olarak görürüz. Hükümeti eleştirip, hükümete yıpratayım derken, devleti küçük düşürücü davranışlara karşıyız. MHP diye bir parti kaldı mı ki? Diye absürt bir soru soranlara da, şunu söylüyoruz. Siz MHP ye oy verdiniz mi? MHP yerli yerinde, sapasağlam duruyor ve bu memleketin sigortası. Teminatı. Şunu da unutmadan söylemeliyiz. Bu yazdıklarımız bizim şahsi düşüncelerimizdir. Partiyi bağlamaz. Ortada bir ittifak vardır. İç ve dış düşmanlara karşı, vatanın, milletin geleceği için kurulmuş bu savunmaya destek vermek, bizlerin borcudur. Ortaklık mı? Değil elbette. Ortaklık bir şeyler pay etmek, bir şeyler almaktır. Mesele Vatan olunca, pay da, bir şeyler de, makam, mevki de istemiyoruz. Bazı kafalar, bu birlikteliği bir türlü anlamıyorlar. Ne aldınız? Niye almadınız? Bakınız. Bir şey alıp verirseniz, desteklediğiniz siyasi hareketin yanlışlarını eleştiremezsiniz. Ortaya koyamazsınız. Ne yazık ki, olumsuz bir durum olduğunda, Devlet yıpranmasın diye itiraz ettiğimizde,”Vay. Siz de AK partili olmuşsunuz” diyenlere diyoruz ki,”Bir tane Türkiye var. O olmazsa, ne siyaset yapabilirsiniz, ne de hür yaşayabilirsiniz”.

GÜLELİM

Bizim o tarafların bir köyünden, İstanbul’a gelen bir vatandaşımız, iş arıyormuş. Gazetede “Kral FM’de spikerlik yapacak diksiyonu düzgün biri aranıyor.” diye bir ilan gören hemşerimiz, hemen verilen adrese gitmiş, bir bakmış ki; bir kişilik iş için, bin kişi kuyrukta bekliyor. Bizimki de, kuyruğa girmiş, kuyrukta beklerken, “Bunlar benim doğudan geldiğimi anlarlarsa, bana iş de vermezler.” diye düşünmüş ve bir İstanbullu gibi konuşmak için kendi kendine alıştırmalar yapmaya başlamış. Dört saat kuyrukta bekledikten sonra sıra kardeşimize gelince, Kral FM’in yöneticisi sormuş: – Nerelisin? – İstanbulluyam! Görüştüğü kişinin İstanbullu olmadığını anlayan Kral FM’in yöneticisi, dostumuzu şöyle bir süzdükten sonra demiş ki: – Hadi bakalım o zaman, benim söylediklerimi tekrar et: Yaprak de bakayım!.. – Yarpah!.. – Toprak de bakayım!..
– Torpah!.. – Köprü de bakayım!.. – Körpü!.. Kral FM yöneticisi, arkadaşımıza geldiği için teşekkür etmiş ve işe alamayacaklarını söylemiş. İş görüşmesinden üzgün ayrılan hemşomuz, yolda dalgın, dalgın yürürken “Acaba nerede hata yaptım.” diye kendini sorgulamaya başlamış: – “Yarpah de” dedi; dedih, “Torpah de” dedi; dedih, körpüde ayvayı yedih!..Sağlıcakla kalınız.