Çanakkale’nin rafa kaldırılmış sorunları

Her plajı ayrı keyifli olan, üniversitesi tercih edilen, sokaklarında yürümenin keyifli olduğu, en azından hava alabileceğimiz yeşil alanlarının bulunduğu Çanakkale’de, bazı sorunlar var ki çözülemedi… Çözülememekle kalmadı, rafa kaldırıldı.

Her şehirde, vatandaşların az çok yönetimlerden beklentileri olur. Ulaşım, yeşil alan, kültür merkezi, kreş, düğün salonu, spor salonu, park, bahçe, düzenli trafik, yeterli park alanları, planlı kentleşme gibi gibi… Liste uzar fakat kısalmaz. Vergilerle, halkın bütçesiyle yapılan hizmetlerde, azı ile yetinilmezken, beklenti daha kaliteli şartlarda yaşamak olur. Normal olanda budur zaten…

Söze girdiğim ilk andan beri objektif bir şekilde yapacağım değerlendirmelerde, sokakta konuşulan konuları buradan aktaracağım… Çanakkale’de gençlerin özellikle öncelikli problemlerinden birisi olmayan düğün salonu. Evlenmek üzere, hayatta adım atan gençlerin önlerinde bulunan düğün maliyetleri zaman zaman öyle tartışmalara neden oluyor ki, düğün hazırlığında evlilik bana göre değil diyen çiftlerimiz malumunuz. Neden Çanakkale Belediyesi 2020 yılında hala daha bir düğün salonu inşa edememiştir?

Düğün Salonu konusunu geçtik, gelelim kültür merkezine… Çok yazdık, çok söyledik, dillendirdik. Hala daha bir gelişme yaşayamadık. Çanakkale’nin en büyük eksikliklerinden birisi Kültür Merkezi diyen vatandaşlar Biga’da var, Merkez’de yok. 100 küsür bin kişinin yaşadığı ve kültürel faaliyetlere ilgili olduğu Çanakkale’de neden bir opera, bale, tiyatro salonu yok? Anlaşılır bir mesele değil…

Park alanları ne derece yeterli? Çanakkale’de yaşayan yediden yetmişe herkesin ortak problemi park alanlarının yetersiz oluşu. Zaman zaman bir haneye 3 arabanın düştüğü Çanakkale’de, kentsel dönüşüm zafiyetinden dolayı park alanı bulunamıyor. Dar olan kentte, eski kent olarak adlandırılan Çanakkale Merkez bölgesinde ne hikmetse sorun çözülebilmiş değil… Vatandaşlar buldukları kaldırımlara, kapı önlerine, birbirlerinin arabasına sürtmeden, usta manevralarla, rallicilik oynamaya devam ediyorlar.

Ulaşım… Pandemi sürecinde, koltuk mesafeleri bırakılarak, sosyal mesafe kurallarına uygun biçimde yapılan seyahatler geride kaldı. Özellikle mesai çıkışlarında yaşanan yoğunluklar haberlere konu oldu. Dolu olan otobüsler vatandaşların virüs kapma ihtimallerini arttırken, üniversiteler açıldığında, Türkiye’nin dört bir yanından öğrencilerde gelince, nasıl olacak bu iş merak konusu oldu. 1 saatte ÇT3, Esenler Mahallesi’nden, İskele’den, Troya Caddesi’nden, Üniversite’den, TOKİ sitelerlerinden, geçe geçe hastaneye ulaşmaya devam ediyor. Fenalaşıp, cebinde 50 TL taksi parası olmayan bir kentli Esenler Mahallesi’nden ÇT3’e binse, 1 saatte hastaneye gidene kadar Allah muhafaza daha kötü olur. Bunun vebali ödenmez…

Trafik… İl Trafik Komisyonu tarafından belirlenen kurallarca, Çanakkale trafik bir şekilde yönetilmeye çalışılıyor. Uzun uzun trafik ışıkları, sürekli dolu olan Kayserili Ahmet Paşa Caddesi, Zabıta çalışmalarında, bir anda kapalı olduğunu gördüğümüz yollar kanıksadığımız sorunların başında gelirken, çözüm bekliyoruz. Kayserili Ahmet Paşa Caddesi tek yön olamaz mı? Park etmemesi gereken yerlere park eden araçlar için bir düzenleme yapılamaz mı? Trafik akışları ve yollar tekrar ele alınıp, planlamaları yapılamaz mı? Trafik ışıkları bu kadar sık ve fazla iken sürelerinin 80-70 saniyeden daha az olmaları sağlanamaz mı?

Sağlanır… Yaya geçidinde artık zınk diye durduğumuz bir ilde yaşıyoruz. Her türlü soruna her türlü çözüm bulunur. Yeter ki, sahada inceleme ve çözüm odaklı bir bakış açısı olsun.

Çanakkaleliler sorun, kurumlar arası çatışma, gerginlik istemiyor. Kordonunda rahatça yürüdüğü, bakkalına, kasabına, manavına selam verdiği bu şehirde, sorunsuz yaşamak istiyor.