Kapımdaki Yabancı II

Kendime doğru bir karışlık mesafede araladığım kapı, sadece saniyeler içinde içeriye doğru hızlı bir manevrayla açıldı. Ve kapımın dışına tüm ağırlığını vererek yaslanmış, üstü başı kan içinde bir adam holümün girişine boylu boyunca serildi.

Şaşkınlık ve korku iç içe geçmişti bende. Yarı çığlık, yarı inlemeye benzer cılız bir ses çıktı ağzımdan. He-men ardından ise sebebini o an anlayamadığım bir refleksle elim birden ağzıma gitti. Olası çığlığımı bastırmak istemiştim. Ama belki de tam tersini yapmalıydım. Çığlığımla tüm apartmanı ayağa kaldırmalı, polisi çağırmalı, karakolluk olmalıydım. Bu şekilde Görgülü Apartmanının değerli sakinlerinden, en çok da Saadet Hanım ve eşi Fahrettin Bey’in zürriyetinden intikam almış olurdum. Tutanaklar, ifadeler, yersiz bir tedirginlik, günlerce sürecek bir huzursuzluk. Etrafında kötü adamların cirit attığı tescillenmiş olan apartmanımız, böylelikle topyekun korkuya sürüklenecekti. Korkunun o erdemli sessizliği ise apartmanı, kısa bir süre için de olsa yaşanabilir bir yer yapardı.

Fakat olaylar hiç de öyle gelişmedi. Beynim bir an tutukluk yaptı ve meselenin daha sakince çözülmesine hükmetti.