DOSTLAR ÇOĞALIYOR!

Ana muhalefet lideri, son kongrelerinde,”Dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” demişti. Herkes de bu dostların kimler olduğunu merak etmişti. Bilinenleri söylemiyoruz. Kimmiş bilineler? İP partisi, HDP, SP. Aslında, bunlar elma ile. Armudun toplanması gibi. İP,kendisini milliyetçi diye lanse eden bir parti.Saadet de dinci, Milli görüşçü bir oluşum.HDP ise PKK ile kol kola.Nasıl oluyor da oluyor?Bu beş benzemez bir araya geliyor?Hesap kitap nasıl yapılıyor.Ana muhalefetin oyu.Bayrakçı hocanın dediği gibi,”Alttan topla 25.Üsten al 25.Kenardan hesapla 25 .% 50 artı biri nasıl bulacak ki?”.Dostlarına güveniyor.Yukarıda bilinenleri saymıştık.Bunlara ilave olarak,Gamzedeyim Deva bulmam partisi ile,Gelecek de bir gün gelecek partisini katınca,toplamda % 40 civarında bir oy toplamış oluyor.Bundan dolayı başka dostlar bulmak gerekiyor.Yoksa,Cumhur ittifakı silip süpürecek.Öyle görünüyor.Kendileri de işin farkında.Millet bunları düşünürken,taa uzaklardan,Amerika’dan   bir dost daha ortaklığa katıldı.kim mi?Buyurun

DOST, DOST DİYE!

Âşık Veysel rahmetli ne güzel söylemiş. Dost dost diye nicesine sarıldım. Şimdi ana muhalefet de, denize düşmüş yılana sarılıyor. Sakın yanlış anlamayın. Biz söylemiyoruz. Okyanus ötesinden bir ses yükseliyor.”Merak etmeyin. Biz de sizinleyiz. Erdoğan’ı birlikte yıkacağız”.Kim mi söylüyor. Biden. ABD Başkan adayı. Ne mi diyor? Okuyalım “Bence yapmamız gereken ona (Erdoğan’a) karşı farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyler hakkında sesimizi çıkarmalıyız. Yaptıklarının bedelini ödemeli. Bazı silahları ona satıp satmayacağımızla ilgili, bir bedel ödemeli. Özellikle de üzerinde F-15 uçurarak çözmeye çalıştıkları bir hava savunma sistemleri olduğunu düşündüğümüzde. Bunlar hakkında çok endişeliyim.””Ama hâlâ, geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, darbe ile değil, seçimle.””(Erdoğan ve partisi) Dağıldı, İstanbul’da dağıldı, peki biz ne yapıyoruz? Oturup teslim mi olacağız? Yapacağım son şey ona Kürtler konusunda boyun eğmek olurdu. Onunla Kürtler konusunda birkaç kez görüşmüştüm. O dönemde henüz üzerlerine gitmiyorlardı.”

“Her neyse, şunu açıkça belirtmeliyiz… Günün sonunda Türkiye de Rusya’ya bağımlı olmak istemez.””Çok endişeliyim, çok endişeliyim. Hava sahalarımız ve onlara erişimimiz konusunda da çok endişeliyim. Bölgedeki müttefiklerimizle bir araya gelerek onun bölgedeki faaliyetlerini tecrit etmek bizim için çok çaba gerektiren bir iş. Özellikle de Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri gibi uğraşması çok uzun süren birçok diğer konu… Ama cevabım şu; evet endişeliyim.”Evet aynen böyle söylüyor hadsiz. Bakalım. Türkiye’deki muhalif partiler ne diyecek. Düşmanımın, düşmanı, Dostumdur mu diyecek? Anlayacağınız, dostlar çoğalıyor. Haydi hayırlısı. Sağlıcakla kalınız.