NASIL ETSEK!

Temel’in Babası ölmüş. Temel Yurtdışındaymış. En yakın arkadaşı Dursun’a haber ver diye görev vermişler. Ve ayrıca, alıştıra, alıştıra söyle, diyerek de, sıkı sıkıya tembihlemişler. Dursun Temeli aramış. Babasının öldüğünü haber verecek. “Ula Temel. Emicen var midur?” Temel, “Vardür”. Ula dayın var midür? “Vardür”. Ula diyezen var midür? “Vardür”. Anan var midür? “Vardür da”. Peki baban var midür?” “Vardür”. ”Dursun hemen yapıştırmış” “Nah vardür”. Son günlerde, Ersin isimli bir sanatçının, nasıl bir sanatçı ise, köpeği ölmüş. Kendisi de yurt dışınaymış. Köpeğin öldüğünü nasıl söylesek diye, bazı kesimler formül aramayı başlamışlar. Sosyal medyayı sallamışlar. Doğrudur. Köpeğini çok sevebilir. Bizim de köpeğimiz vardı. Kaza geçirdi. Öldü. Ailece çok üzüldük. Üzülmemek elde değil. İnsanın köpeğinin ölmesine üzülmesi kadar doğal bir şey yok. Ancak, bunu gündem yapıp, bütün dünyaya duyurmak da neyin nesi? Eğer candan arkadaşları iseniz, oturup konuşun, nasıl davranacağınıza karar verin. Bütün Türkiye’nin duyması gerekmez. Hiç düşündünüz mü? Evlatlarının Şehit olduğu haberini alan ailelerin durumlarını? Onların bu hallerini hiç dert etmediniz? Dünyaya duyurmadınız. Yazıklar olsun. Demekten başka bir şey elimizden gelmiyor.

KEDİ ÖLDÜ

Veteriner fakültesinde okurken, İstanbul Kadıköy’de, Hayvan Hastanesinde staj yapıyorduk. Malum, Kadıköy sosyete semti. Sosyetik bayanlar, ellerinde sepetlerde, Kedi ve Köpeklerini tedavi aşı, kontrole getiriyorlar. Aynı hastane gibi bekleme yeri var. Bir de Kliniğin içi. Laboratuar gibi. Biz, gelen hastaların sahiplerinden, anamnez alıyoruz. Bizim hastalarımız, konuşmadığı için, şikayetlerini sahiplerinden dinliyoruz. Neyse. Bir ana kız Kedilerini getirmiş. Kayıt kuyut işlerin yaptık. İçeri aldık. Anestezi uygulayacak hoca. Biz de yardımcı olacağız. Fazla kaçırmış olacak ki, kedi öldü. Hoca bize dönerek, “Bu Kedi kiminse, gidip haber verin”. O zaman yirmili yaşlardayız. Aklımıza, alıştıra, alıştıra söylemek gelmiyor. Salona girdik, “Filan hastanın sahibi kim?” diye seslendik. Ana kız ayağa kalktı. Biz de, “Sizin Kedi Öldü” dedik. Vay anam. Demez olsaydık. Ortalık savaş yalınına döndü. Tabi ki,  o zamanlar, onların bu hareketini  yadırgamıştık. Aradın yıllar geçti. Tomy adlı bir köpeğimiz vardı. Trafik kazasında öldü. Ailece bir hafta inanın yas tuttuk. Ve yıllar önce,ana kızın feryatları aklımıza geldi. Ve dedik ki, haklılarmış ya hu!.

Sağlıcakla kalınız.