Kronik kalp hastaları daha dikkatli olmalı!

COVID-19’a yakalanma riski açısından herkesin aynı riske sahip olduğunu ancak kalp hastalarının bu salgına yakalandığında hastalığın çok daha ağır seyrettiğini, yoğun bakım ihtiyacının daha fazla olduğunu belirten Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol önemli bilgiler paylaştı.

Ülkemizde sık görülen kronik kalp-damar hastalıklarının en başında hipertansiyon ve koroner arter hastalıkları geliyor. Kronik kalp damar hastalığı, hipertansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıkları olan kişilerin Covid-19 hastalığına yakalanmamak için çok daha dikkatli olmaları gerekiyor.

“KALP-DAMAR HASTALARINDA ÇOK DAHA AĞIR SEYREDİYOR”

Kronik kalp damar rahatsızlıklarının; koroner kalp hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, hipertansiyon, periferik arter hastalığı, kalp yetersizliği, romatizmal kalp hastalıkları, doğuştan kalp hastalıkları ve kalp kası hastalıklarından oluştuğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol şunları söyledi: “Erişkin nüfusumuzun %31’i hipertansiyon hastasıdır, yaş ilerlemesi ile birlikte hipertansiyon görülme oranı daha da artmaktadır. 60 yaş üzerinde her üç kişiden ikisinin tansiyon yüksekliği mevcuttur. Koroner arter hastalıkları da 40’lı yaşlardan sonra artmaya başlamaktadır, kalbi besleyen atar damarlarda daralma ve tıkanma olmasına bağlı meydana gelmektedir. Kronik kalp hastaları her dönem olduğu gibi COVID-19 salgını döneminde de düzenli olarak ilaç almak ve diyet uygulanmak zorundadır. Kronik kalp hastalarının tedavilerini aksatmamaları gerektir, ilaçları aksatmak mevcut hastalığın daha kötüleşmesine neden olabilir.

Korunmaya mutlaka dikkat etmeliyiz, maske takılması, sosyal mesafenin korunması, kişisel hijyene dikkat herkes için geçerli. Kalp hastalarını farklı kılan bu hastalığa yakalanıldığında kalp-damar hastalarında hastalık çok daha ağır seyrediyor, yoğun bakım ihtiyacı daha fazla oluyor, maalesef ölüm oranları da zeminde kronik kalp hastalığı olanlarda normal kişilere göre oldukça daha yüksek, o nedenle kronik kalp damar hastalığı, hipertansiyon, şeker hastalığı gibi hastalıkları olan kişilerin hastalığa yakalanmamak için çok daha dikkatli olmaları gerekir. Tabi sadece hastanın dikkati yetmez tüm aile bireylerinin, yakınlarının, bu hasta ile ilişkisi olan tüm bireylerin dikkatli olması gerekiyor.”

“EVLERİNDE MEVCUT İLAÇLARINI DÜZENLİ ALMAYA DEVAM ETMELİ”

Kronik kalp hastalarının düzenli olarak ilaç almak ve diyet uygulanmak zorunda olduğunu önemle vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol sözlerine şöyle devam etti: “Kronik kalp hastalarının tedavilerini aksatmaları onların kliniğini bozabilir, hastalık tekrar alevlenip, şiddetlenebilir, tekrar hastaneye yatışlar gerekebilir. O nedenle kronik kalp hastalığı olan hastalar evlerinde mevcut ilaçlarını düzenli almaya devam etmeli, verilen diyetlerini de asla aksatmamalıdırlar. Mümkün olduğunca ev içinde egzersizler yapılmalı, kilo alınmamasına da dikkat edilmelidir.”

Haber Merkezi